Temas Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi

Temas Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi Profesyonel Psikolojik Danışmalık ve Kurumsal Danışmanlık Merkezi

Temas Psikolojik ve Kurumsal Danışmanlık Eğitim Merkezi,

çalışmalarına İstanbul Ataşehir de devam etmektedir. Kurum bünyesinde Çocuk-Ergen-Yetişkin Psikoterapisi, Çocuk ve Ergen Psikiyatri, Yetişkin Psikiyatri, Çocuk ve Ergen Testleri, Yetişkin Testleri, Özel Eğitim, Cinsel Terapi, Madde Bağımlılığı Terapisi, Kurumsal Danışmanlık hizmetleri verilmektedir. İstanbul un her ilçesinden ve şehir d

ışından gelen insanlara 2010 yılından beri hizmet sunuyoruz. Psikoloji alanında ihtiyacı olan insanlara en doğru şekilde yardımcı olabilmek için bilimsellikten ve etik değerlerden taviz vermeden çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Temas Danışmanlık olarak kurumumuzla irtibata geçen insanlara en doğru bilgiyi vererek problemleri doğrultusunda nasıl bir hizmet almaları gerektiğiyle ilgili olarak yönlendirmelerde bulunuyoruz. Bizden bilgi alan bir kişinin, kurumumuzdan hizmet alıp almamasına odaklanmadan , atması gereken adım konusunda aydınlanmasını sağlıyoruz. En önemli misyonumuzun insanları bilgilendirerek kendileri için doğru yöntemi belirlemelerine yardımcı olduğunu düşünüyoruz.

“Virane olmuş kalbime ne yaptın?Bak! Divane aşkıma ne yaptın?Alışkanlığın kozasında rahat uyuyordumKelebek gibi kanadıma...
04/05/2026

“Virane olmuş kalbime ne yaptın?
Bak! Divane aşkıma ne yaptın?
Alışkanlığın kozasında rahat uyuyordum
Kelebek gibi kanadıma ne yaptın?
Gözünün kadehinden daha içmeden sarhoş oldum
Virane olmuş kalbime ne yaptın?
Bak! Divane aşkım ne yaptın?
Alışkanlığın kozasında rahat uyuyordum
Kelebek gibi kanadıma ne yaptın?
Gözünün kadehinden daha içmeden sarhoş oldum
Baygınım, meyhanemi ne yaptın?
Yaslanılmaya layık değil miydim?
Sen omzumdaki hasrete ne yaptın?
Beni yordun, kendinde yorgun gittin
Ey yolcu! Evime ne yaptın?
Dünyam senin ağlama yağmuruna bulandı
Yuvamın çatısına ne yaptın?”

04/05/2026
Bu akşam instagram canlı yayınımızda çağımızın pandemilerinden birisi olan “iyi olma, iyi hissetme kaygısı” hakkında kon...
16/04/2026

Bu akşam instagram canlı yayınımızda çağımızın pandemilerinden birisi olan “iyi olma, iyi hissetme kaygısı” hakkında konuşacağız. hesabımızda görüşmek dileğiyle 🙏🏻

02/04/2026
Bu akşam instagram canlı yayınımızda çift ilişkilerini konuşacağız. Partnerlerarası ilişkilerde yaşanan durumlara daha y...
02/04/2026

Bu akşam instagram canlı yayınımızda çift ilişkilerini konuşacağız. Partnerlerarası ilişkilerde yaşanan durumlara daha yakından bakmak isteyen herkesi ve İnstagram hesaplarımıza bekleriz.

Bilhassa yazlık bölgeler hayvan terk etmek için ideal görünür nedense! Kışın sahil kenarına inerseniz sahipleri tarafınd...
20/03/2026

Bilhassa yazlık bölgeler hayvan terk etmek için ideal görünür nedense! Kışın sahil kenarına inerseniz sahipleri tarafından terk edilmiş cins kedi ve köpeklere her yerde rastlamanız mümkündür. Ve benim gibi, bu yazıyı okuyup içi sızlayan sizler gibi insanlar için bu dram korkunç bir ruhsal eziyete dönüşür. Her birine yetecek ne maddi ne manevi gücünüz vardır. Ancak her biri en az benim Pamuk’um, kedim kadar özel bakıma ihtiyaçlıdır ve hakkı vardır. İşte o an insan oluştan utanır hale gelirsiniz! Kendi türdeşlerinizin bu hayvanların türdeşlerine asla yapmayacağı şeyler yüzünden acı çekerken bulursunuz. Bakım verdiği bir canlıyı terk etmek, türü ne olursa olsun o varoluşun en büyük sınavının hezimetle sonuçlanmasıdır. Güç eşitsizliğinin maksimum düzeyde olduğu insan-evcil hayvan ilişkisinde bakım verdiğin bir canı terk etmek, hem de en çetin varoluş mücadelelerin olduğu sokağa fırlatmak, etiği, ahlakı, vicdanı sorgulatır, sorgulatmalıdır! Hiçbir sebep, hiçbir mazeret bakım verme tahaddüdü ile yola çıktığınız bir canlıyı yüz üstü bırakmayı, onu terk etmeyi haklı çıkartamaz! Kendinizi kandırmayı bırakın! O masum canlıya yaptığınız şey, sizin verdiğiniz sözle ilişkinizi gösteren bir aynadır sadece. Bakım tahaddüdü verdiğiniz bir canlıyı, örneğin çocuğunuzu nasıl ki sokağa terk edemiyorsanız evcil hayvanınız da aynı özeni fazlasıyla hak eder. Tabi sözüm çocuğunu terk edemeyeceğini düşünen insan türüne özgüdür. Hayvanını evladı gibi göremeyen ya da evladını dahi terk edebilen öteki türe söyleyecek söz benim lisanımda bulunmamaktadır. Hiçbir çocuk siz istemez ve izin vermezseniz hayatınıza giremeyeceği gibi, hiçbir hayvanda siz istemezseniz yaşamınızı varlığıyla anlamlı kılmaz, kılamaz.

Elbet bağ kuramayan insanın neler yapabileceğine dair teorik bilgiye sahibim. Bu iki tür insan canlısında görünür bir da...
20/03/2026

Elbet bağ kuramayan insanın neler yapabileceğine dair teorik bilgiye sahibim. Bu iki tür insan canlısında görünür bir davranıştır. Tamamen haz odaklı, sorumluluk almaktan azade olduğunu sanan, iyi gün yoldaşı, haz bekçisi, mutluluk taliplisi, son derece bencil ve duygusal açıdan olgunlaşmamış insanımsı canlı türü bunların ilkidir. Bu türü “ileri derecede narsist” olarak tanımlayabiliriz. Diğer canlı türü ise bırakın bağ kurma becerisini, herhangi bir bağı parçalayıp yok etmeye programlı ruhsal yapıya sahip psikopatik insan görünümüdür. İleri derecede bağ kurma özürlüsü bu iki ruhsal yapı masum bir hayvan canlısıyla karşılaştığında kendince tatminleri için bir hayvanı sahiplenebilir. Ancak heves geçtiğinde ve/veya o hayvan canlısı bir canlı olmanın tatsız taraflarını -mesela hasta olmak, huysuz olmak, aşı gerektiriyor olmak, düzenli temizlik yapmayı mecbur kılmak-vb. dayattığında bu iki insan türü maliyetin kardan yüksek olduğunu hesap eder ve hayvan canlısından kolaylıkla vazgeçer. O hayvan sahibinin ruhsal özürlülüğünden muaf bir şekilde sahibine yürekten bağlıdır. Ancak yürekten bağ kuracak kadar yüreği olmayan insan canlısının umrunda bile olmaz hayvanın ne hissettiği, ne hissedeceği.

Bende bir sokak kedisi annesiyim. Bana annelik deneyimini yaşatan ve her gün varlığına şükrettiğim güzel kızım Pamuk’umu...
20/03/2026

Bende bir sokak kedisi annesiyim. Bana annelik deneyimini yaşatan ve her gün varlığına şükrettiğim güzel kızım Pamuk’umun varlığına bin şükran ve minnetle, beni olduğumdan daha da merhametli bir insan haline dönüştüren varlığına şükran duyarak bu yazıyı onun ait olduğu “hayvan” denilen varlık cinsine ithafen kaleme alıyorum. Dünyada bir canlıya bakım verme şerefine ve statüsüne ulaşabilmiş herhangi bir insanın savunmasız bir canlıya merhamet gösteremeyişini anlamak, psikoloji bilmeyen bir zihin için çok zor olsa gerek. Ben ki psikoloji bilimiyle 21 yıldır haşır neşir olan bir insan-ı mahlukat olarak anlamakta güçlük çekiyorum. Pamuk’um benim bakımım altında 1.5 yıldır yaşıyor. Son 1.5 yılda bana bakım veren olmaya, anne olmaya dair inanılmaz bilgiler öğreten ve eşsiz bir bağ ve yakınlık sunan bu dört ayaklı canlı insan oluşa dair paha biçilmez öğretiler sunarken, varlığı sayesinde insan türünün en gelişmiş haline yaklaştığımı hissettirirken, sokaktaki herhangi bir canlıya ve dahi daha önce sahiplenilmiş ama kendince haklı (!) sebeplerle sokağa atılmış kedi, köpek diğer tüm canlılara bir zamanlar ev sahipliği yapmış kendi türümden canlılara empati yapmamı gittikçe zorlaştırıyor. “Bu nasıl olabilir?” sorusu kemiklerime kadar beni donduran bir dehşeti yaşatırken, o hayvancıkların açlıktan uluyan ve benden yardım bekleyen halleri kalbimi paramparça ediyor. Adı “insan” olan kendi türümden canlıların, bir zamanlar bakım verdikleri, iyi kötü tüm hallerini onlarla paylaştıkları canlıları sokağa nasıl fırlatabildiklerini anlamaya benim psikoloji bilgim ve insan tanıma becerim yetmiyor.

Bayram tatili vesilesiyle Gömeç’teki yazlığıma geldim. Geldim ve sahil kenarına indiğimde açlıktan inleyen ve bir lokma ...
20/03/2026

Bayram tatili vesilesiyle Gömeç’teki yazlığıma geldim. Geldim ve sahil kenarına indiğimde açlıktan inleyen ve bir lokma mama için birbirleriyle kıran kırana mücadele eden o masum canların, çoğu bir cins köpek olan o güzel varlıkların açlık nedeniyle gösterdikleri umutsuz inleyişlere tanık oldum. Çoğu sert kış ayları boyunca sahiplerine yoldaşlık etmiş, her duygularında yanlarında olmuş, varlıklarını sahiplerinin varlığına armağan etmiş o masum canlar… Şimdi hem terk edilmiş olmanın yürekleri delen acısı ve hem de açlığın insafsız acımasızlığı içinde hayatta kalmaya çalışıyorlar. Birçoğu çocuklara verilmek üzere karne hediyesi olmuş belki. Ve o “muhteşem karne”nin hevesi geçince bir çöp gibi sokağa fırlatılmış. Bazısı geçici bir hevesin kurbanı olmuş, heves bitince yine sokağa terk edilmiş. Sokaklarda yaşamaya donanımı olmayan bu masum canlar, canlarını çıkartırcasına havlıyor bir küçük paket mama için! Açlık her canlının en ağır imtihanıdır. Aç olan insan ya da hayvan hayatta kalma içgüdüsü ile normalde yapmayacağı şeyleri yapar. Çalar, ısırır, ulurcasına havlar ve hatta öldürür! Ama benim gördüğüm canlar herşeye rağmen ahlaklı olmayı seçenlerdi. Onları beslerken dahi birbirlerinin hakkına girmiyorlardı. Türdeşlerini çok iyi anlıyorlardı belki de. Çünkü hepsi açtı. Ama sıra beklemeyi biliyorlardı. Belki aşırı aç olmadıklarındandı ama bence gerçekten açtılar. Biz insanoğlunun anlayamayacağı bir empati ile birbirlerine müsaade ediyorlardı. Sırayla beslenmeyi kabul ediyorlardı. O dehşet verici açlığa rağmen bu empati becerisini nereye koyacağımı bilemedim aciz bir insanoğlu olarak. Bu yazıyı da onların karnını doyurduktan sonra insan oğlunun doymak bilmez bencilliğinin sonuçlarını bir nebze olsun gösterebilmek umuduyla yazmaya karar verdim.

Address

Ataşehir Bulvarı Sedef Caddesi 36. Ada Ata 2-4 D. 160
Istanbul
34752

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Temas Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Featured

Share