20/03/2026
Bilhassa yazlık bölgeler hayvan terk etmek için ideal görünür nedense! Kışın sahil kenarına inerseniz sahipleri tarafından terk edilmiş cins kedi ve köpeklere her yerde rastlamanız mümkündür. Ve benim gibi, bu yazıyı okuyup içi sızlayan sizler gibi insanlar için bu dram korkunç bir ruhsal eziyete dönüşür. Her birine yetecek ne maddi ne manevi gücünüz vardır. Ancak her biri en az benim Pamuk’um, kedim kadar özel bakıma ihtiyaçlıdır ve hakkı vardır. İşte o an insan oluştan utanır hale gelirsiniz! Kendi türdeşlerinizin bu hayvanların türdeşlerine asla yapmayacağı şeyler yüzünden acı çekerken bulursunuz. Bakım verdiği bir canlıyı terk etmek, türü ne olursa olsun o varoluşun en büyük sınavının hezimetle sonuçlanmasıdır. Güç eşitsizliğinin maksimum düzeyde olduğu insan-evcil hayvan ilişkisinde bakım verdiğin bir canı terk etmek, hem de en çetin varoluş mücadelelerin olduğu sokağa fırlatmak, etiği, ahlakı, vicdanı sorgulatır, sorgulatmalıdır! Hiçbir sebep, hiçbir mazeret bakım verme tahaddüdü ile yola çıktığınız bir canlıyı yüz üstü bırakmayı, onu terk etmeyi haklı çıkartamaz! Kendinizi kandırmayı bırakın! O masum canlıya yaptığınız şey, sizin verdiğiniz sözle ilişkinizi gösteren bir aynadır sadece. Bakım tahaddüdü verdiğiniz bir canlıyı, örneğin çocuğunuzu nasıl ki sokağa terk edemiyorsanız evcil hayvanınız da aynı özeni fazlasıyla hak eder. Tabi sözüm çocuğunu terk edemeyeceğini düşünen insan türüne özgüdür. Hayvanını evladı gibi göremeyen ya da evladını dahi terk edebilen öteki türe söyleyecek söz benim lisanımda bulunmamaktadır. Hiçbir çocuk siz istemez ve izin vermezseniz hayatınıza giremeyeceği gibi, hiçbir hayvanda siz istemezseniz yaşamınızı varlığıyla anlamlı kılmaz, kılamaz.