Klinik Psikolog Beril Aksoy

Klinik Psikolog Beril Aksoy ▫️Online Terapi
▫️Bireysel Terapi
▫️Çocuk & Ergen Terapisi
▫️Aile Danışmanlığı
📞0533 146 28 28

İlişkilerde manipülasyon her zaman bağırmak, hakaret etmek ya da açıkça kontrol etmeye çalışmak şeklinde ortaya çıkmaz.B...
01/08/2026

İlişkilerde manipülasyon her zaman bağırmak, hakaret etmek ya da açıkça kontrol etmeye çalışmak şeklinde ortaya çıkmaz.

Bazen çok daha sessiz ilerler.

Kişi kendi davranışının sorumluluğunu almak yerine, yaşadığınız duyguyu problem hâline getirir. Zamanla siz, “Bunu gerçekten ben mi abartıyorum?”, “Sorun bende mi?” diye düşünmeye başlarsınız.

Psikolojide buna sıkça rastlarız. Kişinin yaşattığı incinme konuşulmaz; dikkatiniz verdiğiniz tepkiye çevrilir. Güveni zedeleyen davranışlar sorgulanmaz; neden güvenmediğiniz sorgulanır. Böylece sorun çözülmez, sadece yön değiştirir.

Elbette bu listedeki davranışlardan birini tek sefer yaşamak, bir ilişkiyi tanımlamaz. Ancak bu davranışlar tekrar eden bir örüntü hâline geliyor, duygularınız sürekli geçersiz kılınıyor ve kendinizi sürekli açıklamak zorunda hissediyorsanız, yaşadığınız ilişki dinamiğine daha yakından bakmak önemlidir.

Sağlıklı bir ilişkide amaç, kimin haklı olduğunu kanıtlamak değildir. Amaç, iki insanın birbirini anlayabilmesi ve birbirinin duygusal güvenliğini koruyabilmesidir.

🔹Bazen yaşadığımız zor deneyimler, o an yalnızca acı gibi görünür. Oysa zamanla, bu deneyimlerin bize sınır koymayı, ken...
23/07/2026

🔹Bazen yaşadığımız zor deneyimler, o an yalnızca acı gibi görünür. Oysa zamanla, bu deneyimlerin bize sınır koymayı, kendimize güvenmeyi, ilişkilerimizi gözden geçirmeyi ve kendi değerimizi dışarıdaki onaydan bağımsız inşa etmeyi öğrettiğini fark edebiliriz.
Bu, yaşanan her acının mutlaka bir nedeni olduğu ya da her şeyin “olması gerektiği gibi” olduğu anlamına gelmez.

🔹Zorlayıcı deneyimlerden anlam çıkarmak ve onları yaşam öykümüzün güçlendiren bir parçasına dönüştürmek mümkündür.

🔹Kendinize şu soruları sormayı deneyebilirsiniz:
• Bu deneyim bana ne öğretti?
• Bugün aynı durumda olsam neyi farklı yapardım?
• Kendi değerimi hangi ölçütlerle belirliyorum?

Unutmayın; öz değer, başkalarının sizi nasıl gördüğünden değil, sizin kendinize nasıl yaklaştığınızdan beslenir.

18/07/2026

🔹Bir çocuk yaşadığı zor bir olayı anlatmıyorsa, bu her zaman konuşmak istemediği anlamına gelmez. Bazen sessizliğinin nedeni, anlaşılmayacağını, suçlanacağını ya da yeniden incineceğini düşünmesidir.

🔹Çocuklar, kendilerini güvende hissettikleri ilişkilerde duygularını paylaşmaya eğilimlidir. Ancak korku, utanç, zorbalık ya da hayal kırıklığı yaşadıklarında; karşılarında yargılanmadan dinleyecek birini göremiyorlarsa içlerine çekilebilirler.

🔹Bu nedenle önemli olan, çocuğu konuşmaya zorlamak değil; konuşabileceği güvenli bir ilişki kurabilmektir.

🔹Ebeveynin sakin kalabilmesi, duygularını küçümsemeden dinlemesi, çözüm üretmek için acele etmek yerine önce onu anlamaya çalışması, çocuğa güçlü bir mesaj verir: “Burada olduğun hâlinle kabul ediliyorsun.”

🔹Çocuk, duygularının görüldüğünü ve anlaşıldığını deneyimledikçe, kendini korumak için ördüğü sessizlik yavaş yavaş yerini güvene bırakır. Çünkü güven, öğütlerle değil; tutarlı, anlayışlı ve kabul edici bir ilişki içinde zamanla gelişir.

🔹Bununla birlikte, ebeveynlerin kendi yaşam öyküleri de bu süreçte önemli bir rol oynar. Çocukluğunda duygularına alan açılmamış, sık sık eleştirilmiş ya da ihmal edilmiş bir yetişkin; farkında olmadan benzer ilişki örüntülerini kendi çocuğuyla da sürdürebilir. Bu durum, nesiller arası aktarılan ilişki kalıplarının bir parçası olabilir.

🔹Ancak bu döngü değiştirilebilir. Kendi çocukluk deneyimlerinin bugünkü ebeveynliğini nasıl etkilediğini fark etmek ve gerektiğinde psikolojik destek almak, hem ebeveyn hem de çocuk için daha güvenli bir bağ kurulmasına katkı sağlar.

🔹Ergenlik, yalnızca fiziksel değişimlerin yaşandığı bir dönem değildir. Aynı zamanda bireyin kimlik geliştirdiği, bağıms...
14/07/2026

🔹Ergenlik, yalnızca fiziksel değişimlerin yaşandığı bir dönem değildir. Aynı zamanda bireyin kimlik geliştirdiği, bağımsızlaşmaya çalıştığı ve ailesiyle olan ilişkisini yeniden şekillendirdiği önemli bir gelişim sürecidir.

🔹Bu dönemde ebeveynler sıklıkla çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını düşünebilir. Oysa çoğu zaman ihtiyaç duyulan şey daha fazla kontrol değil, daha fazla anlaşılabilmektir. Ergen, hem bireyselleşmek hem de ihtiyaç duyduğunda güvenle dönebileceği bir ilişkiyi korumak ister. Bu iki ihtiyaç birbiriyle çelişmez.

🔹İletişimde kullanılan dil, kurulan bağın niteliğini doğrudan etkiler. Sürekli eleştirilmek, kıyaslanmak ya da yalnızca hatalar üzerinden geri bildirim almak; ergenin zamanla kendini ifade etmekten kaçınmasına neden olabilir. Buna karşılık duyulduğunu, anlaşıldığını ve duygularının önemsendiğini hisseden ergenler, yaşadıkları güçlükleri aileleriyle paylaşmaya daha yatkın olurlar.

🔹Sağlıklı ebeveynlik; sınır koymamak değil, sınırları güvenli bir ilişki içinde sürdürebilmektir. Çünkü ergenlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey, her davranışlarının onaylanması değil; hata yaptıklarında bile konuşabilecekleri, yargılanmadan dinlenecekleri güvenli bir bağın var olduğunu bilmektir.

🌿 Unutmayın; ergenlikte kurulan iletişimin kalitesi, yalnızca bugünkü ilişkinizi değil, yetişkinlikte çocuğunuzun sizinle kuracağı bağı da etkileyebilir.

🔹Çocukluk döneminde bakım verenlerden gelen mesajlar, zamanla kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin temelini oluşturur. S...
13/07/2026

🔹Çocukluk döneminde bakım verenlerden gelen mesajlar, zamanla kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin temelini oluşturur. Sürekli eleştirilen, yaptığı hatalar sıkça vurgulanan ya da ancak başarılı olduğunda takdir gören çocuklar, zamanla bu sesleri içselleştirebilir.

🔹Bu nedenle yetişkinlikte yaşanan yoğun öz eleştiri çoğu zaman “Ben yetersizim.” gerçeğinden değil, yıllar önce öğrenilmiş bir inançtan beslenir. En küçük hata günlerce zihni meşgul edebilir, başarılar yeterince değerli hissedilmez ve kişi kendini sürekli daha fazlasını yapmak zorunda hisseder. Mükemmeliyetçilik de çoğu zaman mükemmel olma isteğinden değil; eleştirilmekten, reddedilmekten ya da yetersiz görülmekten kaçınma çabasından doğar.

🔹İyi haber şu ki, iç sesimiz değişmez değildir. Geçmişte öğrendiğimiz eleştirel dili fark etmek, onun yerine daha gerçekçi ve şefkatli bir iç konuşma geliştirmek mümkündür. Çünkü iyileşme, kendini hiç eleştirmemek değil; kendinle aynı hatayı yapan sevdiğin birine göstereceğin anlayışı zamanla kendine de gösterebilmektir.

🔹Davranışlar çoğu zaman tek başına ortaya çıkmaz.Geri çekilmek, fazla konuşmak, hisleri bastırmak ya da “önemli değil” d...
08/07/2026

🔹Davranışlar çoğu zaman tek başına ortaya çıkmaz.
Geri çekilmek, fazla konuşmak, hisleri bastırmak ya da “önemli değil” demek…
Bunların her biri, bireyin geçmiş deneyimleriyle kurduğu bir uyumun parçası olabilir.

🔹Terapi sürecinde sıkça gördüğümüz şeylerden biri şudur:
Bugünün davranışları, geçmişin izlerini taşır.
Bir zamanlar koruyan, düzenleyen ve baş etmeyi sağlayan bu örüntüler,
bugün ilişkileri zorlayan kalıplara dönüşebilir.

🔹İnsanlar çoğu zaman oldukları gibi değil, öğrendikleri gibi davranırlar.
Bu yüzden bazen en önemli soru “Bu neden böyle?” değil,
“Bu nereden geliyor?” sorusudur.

🔹Fark etmek, anlamak ve yargılamadan bakabilmek…
Değişimin başladığı yer tam olarak burasıdır.

07/07/2026

🔹Bazen en çok acı veren şey, yaşanan olay değil; ona yüklediğimiz anlamdır.

🔹Bir reddediliş, “yetersizim” demek değildir.
Kaçırılan bir fırsat, “her şey bitti” anlamına gelmez.
Birinin gitmesi ise “bir daha kimse beni sevmeyecek” demek değildir.

🔹Zihnimiz belirsizliği çoğu zaman en kötü senaryoyla doldurur. Oysa geriye dönüp baktığımızda, birçok olayın ilk düşündüğümüz anlamı taşımadığını fark ederiz.

🔹Belki de iyileşmek; her şeyin neden olduğunu bilmek değil, her yaşananın geleceğimizi belirlemek zorunda olmadığını fark edebilmektir.

🔹Çünkü bugün kayıp gibi görünen bir deneyim, yarın bambaşka bir hikâyenin başlangıcı olabilir.

06/07/2026

🔹Her bireyin ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle psikolojik destek süreci de kişiye özel planlanır.

🔹Sağlık Bakanlığı onaylı kliniğimizde çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik psikolojik danışmanlık hizmetleri ile psikolojik değerlendirme ve test uygulamaları gerçekleştirilmektedir.

🔹Çalışma alanlarımız hakkında detaylı bilgi almak veya randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

24/02/2026

🔹Hayatın doğası değişimdir.
Ancak zihin, yaşadığı duyguyu çoğu zaman kalıcıymış gibi yorumlar.

🔹 Zor bir dönemden geçerken “Hep böyle olacak” düşüncesi ortaya çıkabilir. İyi hissettiğimiz zamanlarda ise bu halin bozulacağına dair bir endişe eşlik edebilir. Her iki durumda da ortak olan şey, o anki duyguyu geleceğe yayma eğilimidir.

🔹 Bu nedenle iyi zamanlarda kendini frenlemek ya da zor zamanlarda kendini yargılamak gerekli değildir. Duygular bir zayıflık göstergesi değil, insan olmanın doğal bir parçasıdır. Bazen zorlanmak; durma, yeniden değerlendirme ve yönünü gözden geçirme ihtiyacının işaretidir.

🔹 Psikolojik denge, duyguları kalıcı gerçekler gibi görmeden yaşayabilmektir.

🔹Hayatın doğası değişimdir.
Ancak zihin, yaşadığı duyguyu çoğu zaman kalıcıymış gibi yorumlar.

🔹 Zor bir dönemden geçerken “Hep böyle olacak” düşüncesi ortaya çıkabilir. İyi hissettiğimiz zamanlarda ise bu halin bozulacağına dair bir endişe eşlik edebilir. Her iki durumda da ortak olan şey, o anki duyguyu geleceğe yayma eğilimidir.

🔹 Bu nedenle iyi zamanlarda kendini frenlemek ya da zor zamanlarda kendini yargılamak gerekli değildir. Duygular bir zayıflık göstergesi değil, insan olmanın doğal bir parçasıdır. Bazen zorlanmak; durma, yeniden değerlendirme ve yönünü gözden geçirme ihtiyacının işaretidir.

🔹 Psikolojik denge, duyguları kalıcı gerçekler gibi görmeden yaşayabilmektir.

🔹Ne iyiyi sonsuz sanmak ne de zoru değişmez kabul etmek.

psikolojikdayanıklılık

🔹Bazen başkalarının taleplerine “hayır” demek zorlayıcı olabilir.Suçluluk duyarız, yanlış anlaşıldığımızı düşünürüz ya d...
03/12/2025

🔹Bazen başkalarının taleplerine “hayır” demek zorlayıcı olabilir.
Suçluluk duyarız, yanlış anlaşıldığımızı düşünürüz ya da karşımızdakini kırmaktan çekiniriz.

🔹Ancak kendimizi ihmal ederek verdiğimiz her “evet”, içimizde küçük bir kırgınlık bırakır.
Bu kırgınlık zamanla birikerek, kişinin içsel dengesini ve öz-değer algısını zedeler.

🔹Suçluluk duygusu çoğunlukla geçicidir;
fakat kendi ihtiyaçlarımıza aykırı davranmaktan doğan kırgınlık, uzun vadede daha yıpratıcıdır.

🔹Bu nedenle kendimizi savunmak, ihtiyaçlarımızı fark etmek ve gerektiğinde sınır koymak;
yalnızca bir hak değil, psikolojik iyilik halinin temel bir parçasıdır.

Address

Bahçelievler Mah. İzzettin Çalışlar Caddesi İnci Apt. No:7 D:3
Istanbul
34180

Opening Hours

Monday 09:00 - 19:00
Tuesday 09:00 - 19:00
Wednesday 09:00 - 19:00
Thursday 09:00 - 19:00
Friday 09:00 - 19:00
Saturday 09:00 - 19:00

Telephone

+905331462828

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Klinik Psikolog Beril Aksoy posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Klinik Psikolog Beril Aksoy:

Shortcuts

Featured

Share

Category