Dr. Tijen Acarkan

Dr. Tijen Acarkan Bu sayfada kendi muayenehanemde uygulamakta olduğum nöralterapi, ozon tedavisi, C vitamini ve seru

29/05/2026

Boyun; otonom sinir sistemi, postür, çene eklemi, göz hareketleri, diyafram, omuz kuşağı ve fasya sistemiyle sürekli iletişim halinde çalışan önemli bir nörovejetatif geçiş alanıdır.
Anatomik olarak servikal omurga 7 vertebradan oluşur (C1–C7).�Ancak servikal sinirler 8 çifttir (C1–C8). Bu nedenle klinikte C1–C8 ifadesi çoğu zaman sinir seviyelerini anlatmak için kullanılır.�Yani boyun yalnızca kemiklerden oluşan bir yapı değil; sinir sistemiyle yoğun bağlantı içinde çalışan fonksiyonel bir merkezdir.
Uzun süre masa başında çalışmak, telefon kullanımı, stres, çene sıkma, uyku düzensizliği ve postür bozuklukları zamanla servikal bölgede yük artışına neden olabilir.�Bu durumda boyun yalnızca lokal ağrı oluşturmaz; vücut farklı alanlardan sinyal vermeye başlar.

C1: Baş-boyun dengesi ve üst servikal hareketlerle ilişkilidir. Bazı kişilerde baş ağrısı, sersemlik hissi ve odaklanma güçlüğü görülebilir.
C2: Göz çevresi ve sinüs bölgesiyle ilişkili yapılarla bağlantılıdır. Göz yorgunluğu, yüz çevresinde basınç hissi veya ışığa hassasiyet oluşabilir.
C3: Çene, yüz ve kulak çevresindeki kas-fasya ilişkileriyle bağlantılıdır. Çene sıkma, yüz kaslarında gerginlik veya kulak çevresinde rahatsızlık hissi görülebilir.
C4: Diyafram ve nefes mekanikleriyle ilişkilidir. Boğaz hassasiyeti, boyun ön kısmında gerginlik ve yüzeysel nefes paterni görülebilir.
C5: Boyun–omuz geçiş bölgesindeki kas zincirleriyle yakın çalışır. Omuz kuşağında yük hissi ve boyun ön kaslarında hassasiyet oluşabilir.
C6: Omuz ve üst sırt bölgesindeki nöromüsküler yapılarla ilişkilidir. Omuz sertliği, kürek kemiği çevresinde ağrı ve hareket kısıtlılığı görülebilir.
C7: Kol hattına uzanan sinir yollarıyla bağlantılıdır. Kollarda uyuşma, karıncalanma veya yayılan ağrı hissi oluşabilir.
C8: El ve parmak hareketlerini etkileyen sinir yapılarıyla ilişkilidir. Kavrama gücünde azalma, elde hassasiyet veya parmaklarda uyuşma görülebilir.

Nöralterapi bakış açısında yalnızca ağrının olduğu noktaya değil; segmental ilişkiler, otonom sinir sistemi yükü, fasya zincirleri, dolaşım ve kronik irritasyon alanlarına birlikte bakılır.
DEVAMI YORUMLARDA 👇

27/05/2026

Kurban Bayramı’nın; sağlık, huzur, bereket ve gönül birliği getirmesini dilerim.
Sevdiklerinizle birlikte nice güzel anılar biriktireceğiniz, mutluluk ve paylaşım dolu bir bayram geçirmeniz dileğiyle…
İyi Bayramlar

25/05/2026

Endometriozis yalnızca “adet ağrısı” ile açıklanabilecek bir durum değildir.
Birçok kişide kronik inflamasyon, otonom sinir sistemi yükü, pelvik dolaşım değişiklikleri ve bağ dokusu hassasiyeti ile birlikte ilerleyen çok katmanlı bir süreç olarak karşımıza çıkabilir.
Bu nedenle bazı kişilerde yalnızca regl döneminde değil; ay boyunca devam eden:
▫️ Karın ve kasık bölgesinde şişkinlik
▫️ Pelviste baskı ve dolgunluk hissi
▫️ Bel, kasık ve bacaklara yayılan ağrı
▫️ Bağırsak hassasiyeti
▫️ Yorgunluk ve yaygın gerginlik hissi görülebilir.
Pelvik bölgede uzun süre devam eden inflamatuvar süreç, zamanla otonom sinir sisteminde aşırı uyarılmaya neden olabilir.
Bu durum; damar tonusu, mikrodolaşım, kas-fasya yapıları ve ağrı algısı üzerinde etkiler oluşturabilir. Özellikle kronik pelvik ağrıda yalnızca dokusal değil, nörovejetatif regülasyonun da önemli olduğu düşünülmektedir.
Nöralterapi yaklaşımı burada yalnızca “ağrıyı baskılamayı” değil;
otonom sinir sisteminin regülasyonunu, bozulan doku iletişimini ve dolaşım yanıtlarını desteklemeyi hedefleyen tamamlayıcı bir yaklaşım olarak değerlendirilir.
Çünkü kronik irritasyon alanları bazen sinir sistemi üzerinde sürekli bir stres yükü oluşturabilir.
Bu yük devam ettiğinde vücut gevşeme, onarım ve regülasyon kapasitesini korumakta zorlanabilir.
Bütüncül yaklaşımda ayrıca:
🔹 Anti-inflamatuvar beslenme
🔹 Kan şekeri dengesinin desteklenmesi
🔹 Düzenli hareket ve diyafram nefesi
🔹 Uyku kalitesinin düzenlenmesi
🔹 Lenfatik dolaşımı destekleyen manuel uygulamalar
🔹 Fasya ve bağ dokusu sağlığının desteklenmesi
genel iyi oluş hali açısından önem taşır.
Beden yalnızca hormonlardan ibaret değildir.
Sinir sistemi, bağışıklık sistemi, dolaşım ve bağ dokusu birbiriyle sürekli iletişim halindedir.
Endometriozise yalnızca lokal bir jinekolojik problem olarak değil; bedenin regülasyon sistemlerini etkileyen bütüncül bir süreç olarak bakmak, yaşam kalitesini desteklemede önemli bir adımdır.
📌 Paylaşı

23/05/2026

Kalçadan bacağa yayılan ağrı her zaman sadece “bel fıtığı” değildir.
Bazen sorun, sinirin geçtiği hattın farklı noktalarında oluşan gerilim ve irritasyondur.

Nöralterapi bakış açısına göre siyatik ağrı; yalnızca MR’da görülen bir disk problemi değil, sinir sistemi üzerindeki yüklenmenin ve bozulan regülasyonun da bir yansıması olabilir.

Bel omurgasında yer alan L1–S1 segmentleri; kalça, bacak, diz ve ayakla sürekli sinirsel iletişim halindedir. Bu segmentlerde oluşan irritasyon bazen:

🔹 Kalçada derin ağrı
🔹 Bacağa yayılan yanma
🔹 Baldırda çekilme hissi
🔹 Ayakta uyuşma
🔹 Uzun süreli oturunca artan ağrı
🔹 Sabah sertliği gibi farklı tablolar oluşturabilir.

Ancak her siyatik ağrı “tek bir sinir sıkışması” değildir.

Bazen:
▫️ Eski ameliyat izleri
▫️ Diş odağı
▫️ Barsak-irritasyon yükü
▫️ Kronik stres
▫️ Pelvis dengesizliği
▫️ Kas-fasya gerginliği
▫️ Uyku bozukluğu otonom sinir sistemini etkileyerek ağrının kronikleşmesine katkı sağlayabilir.

Nöralterapide amaç yalnızca ağrılı bölgeyi baskılamak değil; bozulan regülasyonu desteklemek ve sinir sisteminin yükünü azaltmaktır.

Bu yüzden değerlendirmede sadece bele değil:

✔️ Omurga–pelvis ilişkisine
✔️ Kas-fasya zincirlerine
✔️ Postüre
✔️ Nefes paternine
✔️ Otonom sinir sistemine
✔️ Eski travma ve skarlara birlikte bakılır.

Çünkü bazen vücut ağrıyı “sorun olan yerde” değil, yükün en fazla biriktiği yerde gösterir.
Siyatik ağrı çoğu zaman tek bir noktanın değil, tüm hareket ve regülasyon sisteminin verdiği bir sinyaldir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

20/05/2026

Yorgunluk, kas gerginliği, şişkinlik, sindirim problemleri, uyku düzensizliği ya da sürekli tekrar eden ağrılar…
Çoğu zaman bunlar birbirinden bağımsız sorunlar değil, vücudun farklı sistemlerinden gelen ortak sinyaller olabilir.
Çünkü beden bir bütündür.�Sinir sistemi, dolaşım sistemi, lenfatik yapı, bağ dokusu ve organlar birbiriyle sürekli iletişim halindedir.

* Dolaşım sistemi: Kan dolaşımı; oksijenin, besinlerin ve enerjinin hücrelere taşınmasında rol oynar.
* Lenfatik sistem: Lenf sistemi, vücudun doğal akış mekanizmalarından biridir ve hareketle birlikte çalışır.
* Sinir sistemi: Uyku düzeni, sakinleşmeye zaman ayırmak ve sürekli uyarana maruz kalmamak sinir sistemi üzerinde olumlu etki sağlayabilir.
* Kas ve fasya sistemi: Nazik esneme hareketleri, duruş farkındalığı, manuel uygulamalar ve düzenli hareket kas-fasya yapısını desteklemeye yardımcı olabilir.

Nöralterapi bakış açısında da amaç yalnızca ağrılı bölgeye odaklanmak değil; vücudun bozulan düzenleyici mekanizmalarını değerlendirmektir. Bazen eski bir ameliyat izi, kronik stres, uzun süren kas gerginliği ya da hareket kısıtlılığı sinir sistemi üzerinde yük oluşturabilir. Bu durum zamanla dolaşımı, lenf akışını ve kas-fasya sistemini etkileyebilir.
Vücut sürekli “alarm halinde” kaldığında ise kendini onarma ve dengeleme kapasitesi zorlanabilir.
Bu nedenle bütüncül yaklaşımda; düzenli hareket, kaliteli uyku, doğru nefes, stres yönetimi, yeterli hidrasyon ve dokuların desteklenmesi önemli görülür.
Yürüyüş yapmak, esneme egzersizleri uygulamak, derin nefes çalışmaları yapmak ve bedenin ritmine alan açmak; dolaşım ve sinir sistemi üzerinde olumlu etkiler sağlayabilir.
Çünkü bazen sorun yalnızca ağrının olduğu yerde değildir.�Vücut birbiriyle bağlantılı sistemler üzerinden çalışır.�Belirtileri tek tek susturmaya çalışmak yerine, bedenin bütünsel dengesini desteklemek uzun vadede daha anlamlı bir yaklaşım olabilir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

19/05/2026

19 Mayıs; bağımsızlığa atılan ilk adımın, umutla yeniden ayağa kalkmanın ve gençliğe duyulan güvenin simgesidir.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, emeği geçen herkesi saygı ve minnetle anıyor;
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum.

18/05/2026

Başınızın arka alt kısmında yer alan küçük kas grupları, yani “suboksipital kaslar”, uzun süreli stres, kötü duruş, ekran kullanımı ve kas gerginliği nedeniyle zamanla sertleşebilir.

Bu bölgedeki gerginlik yalnızca boyun ağrısı ya da baş ağrısıyla sınırlı kalmayabilir; vücudun gevşeme ve denge mekanizmalarında rol alan vagus siniriyle de dolaylı olarak ilişkili olabilir.

Vagus siniri; nefes, kalp ritmi, sindirim sistemi ve stres yanıtı gibi birçok fonksiyonun düzenlenmesinde görev alır. Boyun ve kafa tabanı çevresindeki yoğun kas gerginliği ise bazı kişilerde;
• stres hissinin artması�• baş ve boyun hassasiyeti�• çene sıkma eğilimi�• yüzeysel nefes alma�• odaklanma güçlüğü gibi durumlarla birlikte görülebilir.

Tamamlayıcı tıp yaklaşımında amaç yalnızca ağrıyı baskılamak değil; vücudun genel denge mekanizmalarını desteklemektir.
Bu nedenle;�
✔️ yavaş ve kontrollü nefes egzersizleri�
✔️ nazik boyun gevşetme çalışmaları�
✔️ duruşun desteklenmesi�
✔️ kaliteli uyku�
✔️ stres yönetimi gibi uygulamalar, vagus sinirinin desteklenmesine ve sinir sisteminin sakinleşmesine katkı sağlayabilir.
�Vücut bazen “ağrı” ile değil, “gerginlik” ile konuşur. Özellikle kafa tabanı ve boyun bölgesindeki kronik sıkışma, yalnızca kas sistemiyle değil; stres ve sinir sistemi dengesiyle de ilişkili olabilir. Vücudun verdiği sinyalleri bütüncül değerlendirmek önemlidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi yerine geçmez.
Süregelen şikayetlerde sağlık profesyoneline başvurulmalıdır.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

15/05/2026

Baş ağrısı çoğu zaman “geçer gider” diye düşündüğümüz bir durumdur. Ama aslında vücudumuz bazen sandığımızdan daha fazla şey anlatır. Özellikle de ağrının nerede olduğu, sadece bir rahatsızlık değil; altında yatan nedenlere dair küçük ama önemli ipuçları taşıyabilir.

Peki senin başın en çok nerede ağrıyor? Çünkü o nokta, düşündüğünden daha fazla şey söylüyor olabilir…
🔹 Alın (frontal bölge)�Genellikle stres, yorgunluk veya uzun süre ekran kullanımıyla ilişkilidir. Sinüzit de bu bölgede baskı hissi oluşturabilir.
🔹 Şakaklar�Gerilim tipi baş ağrılarında sık görülür. Diş sıkma (bruksizm) ve stres tetikleyici olabilir.
🔹 Başın arkası (ense)�Boyun kaslarında gerginlik, duruş bozuklukları ve uzun süre aynı pozisyonda kalmak bu bölgede ağrıya yol açabilir.
🔹 Tek taraflı (sağ veya sol)�Zonklayıcı ve ataklar halinde geliyorsa migren düşündürebilir. Işık ve sese hassasiyet eşlik edebilir.
🔹 Göz çevresi�Sinüs problemleri veya küme tipi baş ağrıları ile ilişkili olabilir. Şiddetli ve delici tarzda olabilir.
🔹 Tüm başı saran ağrı�“Bant sıkıyor” hissi varsa genellikle gerilim tipi baş ağrısını düşündürür.
�Baş ağrısının yeri bize ipucu verir ama kesin neden için yeterli değildir.�Sık tekrarlayan, şiddetli ya da günlük yaşamı etkileyen baş ağrılarında mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurulmalıdır.

⚠️ Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi amacı taşımaz. Kişisel sağlık durumunuz için hekiminize danışınız.

XXI. GELENEKSEL HERGET NÖRALTERAPİ VE REGÜLASYON TIBBI SEMPOZYUMUTarihi: 19-20 Eylül 2026Yer: Sheraton İstanbul City Cen...
13/05/2026

XXI. GELENEKSEL HERGET NÖRALTERAPİ VE REGÜLASYON TIBBI SEMPOZYUMU

Tarihi: 19-20 Eylül 2026

Yer: Sheraton İstanbul City Center
Hacıahmet Mah. Kurtuluş Deresi Cad. No:23 Piyalepaşa-Beyoğlu/İstanbul

KAYIT & SPONSORLUK
Bilimsel Nöralterapi ve Regülasyon Derneği (BNR)
Elvan Ataç
0543 938 26 00
[email protected]

KONAKLAMA & TRANSFER
Meta Turizm
Burçin Çakmaklıoğlu
0533 660 43 51
[email protected]

13/05/2026

Vücudunuz sizinle sürekli konuşur… Ama çoğu zaman bu sinyalleri fark etmeyiz ya da önemsemeyiz. Oysa basit görünen bazı belirtiler, altta yatan durumlara dair ipuçları verebilir.

Peki bu belirtiler neyin habercisi olabilir?

🔹 Sık esneme: Düşük oksijen seviyeleriyle ilişkili olabilir
🔹 Ağız kokusu: Sindirim sistemiyle bağlantılı olabilir
🔹 Kulak çınlaması: Yüksek tansiyonla ilişkili görülebilir
🔹 Saç dökülmesi: Demir eksikliği akla gelebilir
🔹 Bacaklarda şişlik: Kalp veya böbrek kaynaklı olabilir
🔹 Parmaklarda uyuşma: B12 vitamini eksikliğiyle ilişkili olabilir
🔹 Gece krampları: Magnezyum düşüklüğü düşünülebilir
🔹 Baş ağrısı: Yetersiz sıvı tüketimi etkili olabilir
🔹 Tatlı isteği: Mineral dengesizlikleriyle bağlantılı olabilir
🔹 Soğuk el/ayaklar: Dolaşım problemleriyle ilişkili olabilir

Küçük belirtileri görmezden gelmek yerine vücudunuzu dinleyin. Erken farkındalık, sağlığınızı korumanın en güçlü adımlarından biridir.Vücudunuz bazen küçük sinyallerle büyük şeyler anlatır…

⚠️ Unutmayın: Bu belirtiler tek başına tanı koydurmaz. Her belirti farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Şikayetleriniz devam ediyorsa bir sağlık profesyoneline başvurmanız en doğru adımdır.

⚠️ Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve kullanılan görseller temsilidir.

Address

Optimist Residence, Fikirtepe, Yıldırım Sk. No:10 Suite 34
Istanbul
34720

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 17:00

Telephone

+902163612030

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Dr. Tijen Acarkan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Dr. Tijen Acarkan:

Featured

Share

Category