21/01/2021
"Hayat paylaşmayı bilmediğimiz için savaşa dönmüştü halbuki paylaşmak için birlikteydik, savaşmak için değil."Akilah Azra Kohen
Anlık tüketim içindeyiz. Saniyeler içinde binlerce liralık alışveriş yapabilir hale geldik. Tek tuşla kapımızda… Paylaşmayı, yardımlaşmayı çocuklarımızdan beklediğimiz bu dönemde biz ne kadar elimizdekileri paylaşıyoruz ? Ya da elimizdekilerin kıymetini ne kadar biliyoruz ? Sadece kendimizi düşündüğümüz bu dönemde çocuklarımızdan başkalarını düşünmesini bekliyoruz. Evet bizde elimizdeki bisküviyi paylaşarak ona örnek olabiliriz, peki ya sonra ? Büyüdüğünde hala bisküvisini paylaşan koca bir birey olması yeterli bir durum mu ?
Neden bu kadar paylaşmaktan, yardımlaşmaktan uzaklaştık ? Sokaktaki insana güvenme diye büyüttüğümüz çocuklarımız, güvenmediği birinin elinden tutup nasıl yardım eder ? Ya da tüketime bu kadar fazla alıştırdığımız çocuk nasıl olur da elindekinin kıymetini anlar ? Kıymetini anlamadığı bir eşyanın, nasıl olurda karşısındakinin ihtiyacı olabileceğini düşünebilir ? Var sayalım ki bizim çocuğumuz montu olmayan bir çocuk gördü sokakta; muhtemel ki aklından ‘Niye gidip almıyor ki sorusu geçer.’ Çünkü m***a ulaşmanın emeğini bilmez. Onun gördüğü emek; tek tuşla kapında…
📚Paylaşmayı çocuklarınız öncelikle sizden öğrensin; arkadaşlarınızla konuşurken paylaşmak kelimesini kullanın, buna duyguları, düşünceleri paylaşmak da dahil olabilir.
📚Tüketime dikkat edin
📚Başkalarına çocuğunuz ile birlikte yardım edin. Haftalık, aylık rutin yardıma ihtiyacı olan insanlara, ihtiyaçlarına uygun desteklerde bulunun. Maddi olmak zorunda değil, yaşlı bir amcanın elindekilerini taşımaya yardım etmek de olabilir.
📚Çocuğunuz kendi eşyasını, duygusunu, düşüncesini paylaşmak istemiyorsa onu suçlamayın, tepki göstermeyin. Şu anda sen bu eşyayı/duyguyu/düşünceyi paylaşmak istemiyorsun diyerek, onu anladığınızı dile getirin.
olmak