Prof.Dr.Ahmet Türkoğlu

Prof.Dr.Ahmet Türkoğlu Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Prof.Dr.Ahmet Türkoğlu, Surgeon, Istanbul.

Özel Pendik Yüzyıl Hastanesi’nde Genel Cerrahi uzmanı olarak hizmet vermektedir
Obezite ve Metabolik Cerrahi,
Onkolojik cerrahi (kanser ameliyatları) ve diğer Genel Cerrahi ameliyatlarında tecrübe sahibidir.

Obezite cerrahisi sadece tartıdaki rakamları küçülten bir kilo verme yöntemi değil, vücudun biyokimyasını ve hormonal de...
06/08/2026

Obezite cerrahisi sadece tartıdaki rakamları küçülten bir kilo verme yöntemi değil, vücudun biyokimyasını ve hormonal dengesini yeniden başlatan bir metabolik tedavidir. 🩺✨
Metabolik sendrom; yüksek kan şekeri, hipertansiyon, bel çevresinde yağlanma ve kolesterol bozukluklarının bir arada görüldüğü karmaşık bir tablodur. Ameliyat sonrası bu tablodaki hızlı gerileme şu şekildedir:
Tip 2 Diyabet ve İnsülin Direnci: Ameliyattan kısa süre sonra—henüz belirgin kilo kaybı gerçekleşmeden bile—sindirim sistemi hormonlarındaki (GLP-1, PYY vb.) değişim sayesinde insülin duyarlılığı artar ve kan şekeri dengelenir. Birçok hastada ilaç kullanımı azalır veya tamamen sonlanır.
Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon): Vücuttaki kronik iltihabın azalması, damar direncinin düşmesi ve böbrekler üzerindeki basıncın hafiflemesiyle tansiyon değerleri kontrol altına alınır.
Kolesterol ve Kan Yağları: Trigliserit seviyeleri hızla düşerken, damar dostu HDL kolesterol yükselir. Bu durum damar sertliği (ateroskleroz) riskini azaltır.
Karaciğer Yağlanması (NAFLD): Karaciğerdeki yağ birikimi ve iltihap geriler, karaciğer fonksiyon testleri normale döner.
Kardiyovasküler Sağlık: Metabolik yükün hafiflemesi, uzun dönemde kalp krizi ve felç (inme) riskini önemli ölçüde düşürür.
Obezite cerrahisinde temel hedef sadece görünümü değiştirmek değil; hücresel düzeyde sağlıklı, iltihapsız ve sürdürülebilir bir metabolizma inşa etmektir. 🌿

Tüp mide veya bypass ameliyatı sonrasında birçok hastamızın aklındaki en büyük soru: “Benim hedef kilom tam olarak ne ol...
05/08/2026

Tüp mide veya bypass ameliyatı sonrasında birçok hastamızın aklındaki en büyük soru: “Benim hedef kilom tam olarak ne olmalı ve oraya ulaştığımı nasıl anlayacağım?”
Unutmayın; ideal kilo kişiye özeldir. Tartıda gördüğünüz sayı kadar, vücudunuzun size verdiği sinyaller de bu süreci tanımlar. İşte ideal kilonuza ve sağlıklı denge noktanıza ulaştığınızın en net göstergeleri:
Vücut Kitle İndeksi (BKİ) ve Yüzde Kilo Kaybı: Genellikle ameliyat sonrası ilk 12-18 ay içerisinde fazla kilonuzun %60 ila %80’ini kaybetmeniz beklenir. BKİ değerinizin 20-25 (veya durumunuza göre 25-27) aralığına oturması önemli bir ölçüttür.
Kilo Kaybının Platoya Girmesi ve Sabitlenmesi: Beslenme ve egzersiz düzeninizi korumanıza rağmen kilonuzun birkaç ay boyunca aynı seviyede kalması, vücudunuzun yeni ve sağlıklı “ayar noktasına” (set-point) ulaştığını gösterir.
Vücut Kompozisyonu Analizi (Kas/Yağ Dengesi): Sadece tartı ağırlığı değil, vücut yağ oranınızın sağlıklı sınırlar içerisine gerilemesi ve kas kütlenizin korunması en gerçekçi göstergedir.
Tartı Dışı Kazanımlar (Non-Scale Victories):
Kan şekeri, kolesterol ve tansiyon değerlerinizin normale dönmesi,
Günlük enerjinizin artması ve rahat hareket edebilmeniz,
Kıyafetlerinizin oturuşu ve bedeninizin form kazanması.
İdeal kilo, başkalarının standartları değil; sizin kendinizi en sağlıklı, enerjik ve mutlu hissettiğiniz noktadır.

05/08/2026

Obezite cerrahisi geçiren hastalarımızda zaman zaman yetersiz kilo kaybı, yeniden kilo alımı veya giderilemeyen reflü/komplikasyonlar nedeniyle revizyon cerrahisi ihtiyacı doğabilmektedir. Bugün ameliyathanemizde, daha önce Tüp Mide (Sleeve Gastrektomi) yapılmış bir hastamızın operasyonunu başarıyla Mini Gastrik Bypass (MGB) prosedürüne revize ettik.
Peki, revizyon cerrahisi ne zaman gereklidir ve hangi yöntemler tercih edilir?
Revizyon Cerrahisi Hangi Durumlarda Gereklidir?
Yetersiz Kilo Kaybı veya Yeniden Kilo Alımı: İlk ameliyat sonrasında hedeflenen kilonun verilememesi veya zamanla verilen kilit kiloların geri alınması.
Şiddetli ve Tedaviye Dirençli Reflü: Özellikle tüp mide sonrası gelişen, ilaç tedavisine yanıt vermeyen yüksek asit reflüsü.
Metabolik Sorunların Nüks Etmesi: Tip 2 diyabet veya hipertansiyon gibi yandaş hastalıkların kontrolünün tekrar bozulması.
Anatomik / Teknik Komplikasyonlar: Mide tüpünde darlık (stenoz), bükülme (kinking) veya kaçak sonrası gelişen anatomik problemler.
Revizyon Cerrahisinde Hangi Ameliyat Tipleri Yapılır?
İlk ameliyatın anatomik durumuna ve hastanın ihtiyacına göre doğru yöntemi belirlemek kritik önem taşır. Klinik pratiğimizde revizyon vakalarında çoğunlukla şu prosedürleri uyguluyoruz:
Mini Gastrik Bypass (MGB): Hem kısıtlayıcı hem de emilim azaltıcı etkisiyle tüp mide sonrası kilo alımı veya stenoz/darlık durumlarında en sık tercih ettiğimiz, teknik olarak etkili ve güvenli yöntemlerden biridir.
Roux-en-Y (RNY) Gastrik Bypass: Özellikle şiddetli asit reflüsü olan veya kompleks anatomik revizyon gereken hastalarda altın standart çözümlerimizdendir.
SASI Bypass (Single Anastomosis Stomach-Ileal Bypass): Tüp mide anatomisini koruyarak bağırsak pasajını değiştiren, hem emilimi düzenleyen hem de metabolik kontrol sağlayan alternatif bir seçenektir.
Revizyon cerrahisi, ilk ameliyata göre daha yüksek tecrübe ve hassas bir planlama gerektirir. Doğru hasta seçimi ve doğru cerrahi teknikle, obezite ve metabolik hastalıklara karşı kalıcı başarıyı tekrar yakalamak mümkündür.
#

🏃‍♂️ Obezite Ameliyatı Sonrası: Tek Bir Uzun Yürüyüş mü, Güne Yayılan Adımlar mı?Bariatrik cerrahi geçiren birçok danışa...
01/08/2026

🏃‍♂️ Obezite Ameliyatı Sonrası: Tek Bir Uzun Yürüyüş mü, Güne Yayılan Adımlar mı?
Bariatrik cerrahi geçiren birçok danışanımızın aklındaki ilk soru: “Sabah mı yürümek daha faydalı, yoksa akşam mı?”
💡 Cevap: İkisi de değil! Literatür, adımları tüm güne yaymanın çok daha etkili olduğunu gösteriyor.
📚 Neden Güne Yayılan Yürüyüş? (Literatür Ne Diyor?)
1. Dolaşım Sağlığı ve Pıhtı Riskini Önleme (DVT)
Bariatrik cerrahi sonrası ilk haftalarda en önemli risklerden biri derin ven trombozudur (pıhtı oluşumu). Çalışmalar, saat başı yapılan 3-5 dakikalık kısa yürüyüşlerin, venöz dönüşü artırarak pıhtı riskini tek bir uzun yürüyüşe göre daha etkili bir şekilde azalttığını göstermektedir.
2. Bariatrik Cerrahiye Özel Durgun Zamanın (Sedentary Behavior) Azaltılması
Görsel veya metabolik araştırmalar, sabah 1 saat yürüyüp günün geri kalanını oturarak geçirmenin (“Aktif Sedanter” durum) metabolik faydaları kısıtladığını kanıtlıyor. Güne yayılan adımlar insülin duyarlılığını sürekli yüksek tutar.
3. Yorgunluk ve Eklem Yükünü Azaltma
Erken dönemde uzun süreli yürüyüşler diz ve bel eklemlerine binen yükü artırabilir. Adımları bölmek hem eklem sağlığını korur hem de cerrahi sonrası halsizlik hissetmeden günlük hareket kapasitesini artırır.
💡 Günlük Hayata Nasıl Uygulayabilirsiniz?
1. “Pomodoro” Yöntemini Deneyin: Masa başı çalışıyorsanız veya evdeyseniz, her 45-60 dakikada bir kalkıp 3-5 dakika evin/ofisin içinde turlayın.
2. Yemek Sonrası 10 Dakika: Ana öğünlerden 15-20 dakika sonra atılan hafif adımlar, sindirimi rahatlatır ve kan şekerini dengeler.
3. Küçük Fırsatları Değerlendirin: Telefonla konuşurken ayakta durun veya yürüyün, asansör yerine birkaç kat merdiven tercih edin.
📍 Unutmayın: Bariatrik cerrahi sonrası önemli olan “maraton koşmak” değil, hareketsizliği hayatınızdan tamamen çıkarmaktır. Küçük ve sürekliliği olan adımlar, büyük metabolik zaferler getirir!

31/07/2026

Obezite, Tip 2 Diyabet ve Şiddetli Reflü Bir Arada Olduğunda: RNY Gastrik Bypass
Obeziteyle mücadele ederken aynı zamanda şiddetli reflü ve kontrol altına alınmakta zorlanan şeker hastalığıyla (Tip 2 Diyabet) da karşı karşıya olabilirsiniz. Bu durum hayat kalitesini ciddi oranda düşürse de bariatrik ve metabolik cerrahide çok yönlü çözümler mevcuttur.
Roux-en-Y (RNY) Gastrik Bypass ameliyatı, cerrahi anatomisi sayesinde bu üç farklı sağlık sorununa aynı anda odaklanabilen en etkili yöntemlerden biridir:
Şiddetli Reflü Yönetimi: Mide tüpünün yapısı ve yeni bağırsak bağlantısı sayesinde mide asidinin yemek borusuna kaçışı engellenir. Şiddetli reflü şikayeti olan obezite hastalarında ilk tercih edilen cerrahi yöntemlerin başında gelir.
Tip 2 Diyabet Regülasyonu: Sindirim sisteminde yapılan değişiklik, bağırsak hormonlarının salgılanma düzenini etkileyerek insülin direncini kırar ve kan şekerinin kontrol altına alınmasına yardımcı olur.
Kalıcı Kilo Kontrolü: Hem mide hacmini küçülterek hem de gıda emilimini belirli oranda kısıtlayarak sağlıklı ve sürdürülebilir kilo kaybını destekler.
Sağlıklı bir gelecek ve size en uygun tedavi haritası için süreç mutlaka uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Doktorunuza danışarak sizin için en doğru ameliyat yöntemini belirleyebilirsiniz.

Karaciğer ve Safra Yolu Tümörlerinde Cerrahi Yaklaşım 🩺Karaciğer ve safra yollarında gelişen tümörlerin tedavisinde mult...
31/07/2026

Karaciğer ve Safra Yolu Tümörlerinde Cerrahi Yaklaşım 🩺
Karaciğer ve safra yollarında gelişen tümörlerin tedavisinde multidisipliner bir anlayış ve güncel cerrahi yöntemler önemli bir rol oynar.
Cerrahi tedavi süreci; tümörün yerleşimi, büyüklüğü ve hastanın genel sağlık durumu detaylı bir şekilde değerlendirilerek kişiye özel olarak planlanır.
🔹 Laparoskopik (Kapalı) Cerrahi Yöntemler: Uygun vakalarda tercih edilen kapalı cerrahi teknikler, ameliyat sonrası iyileşme sürecini ve konforu destekleyen güncel modern yaklaşımlar arasında yer alır.
🔹 Erişilebilir Bilgilendirme: Erken tanı ve doğru cerrahi planlama, karaciğer ve safra yolu rahatsızlıklarının yönetiminde temel adımdır.
Sağlığınızla ilgili her türlü soru ve durum için uzman hekim değerlendirmesi almayı ihmal etmeyin.
📍 Detaylı Bilgi ve Randevu İçin:
📞 WhatsApp / İletişim: +90 (551) 692 77 18
🏥 Prof. Dr. Ahmet Türkoğlu – Genel Cerrahi
📍 Özel Pendik Yüzyıl Hastanesi / İstanbul

Obezite Cerrahi Sonrası Kas Kütlesini Korumanın 4 Altın Kuralı 💪✨Obezite ameliyatı sonrası hızlı kilo verme döneminde he...
30/07/2026

Obezite Cerrahi Sonrası Kas Kütlesini Korumanın 4 Altın Kuralı 💪✨
Obezite ameliyatı sonrası hızlı kilo verme döneminde hedefimiz sadece tartıdaki sayının düşmesi değil; yağ dokusundan kilo verirken kas kütlesini maksimum düzeyde korumaktır.
Peki, cerrahi sonrası kas kaybını önlemek ve metabolizmayı güçlü tutmak için klinik literatür ne diyor? 👇
1️⃣ Yeterli ve Kaliteli Protein Alımı
Ameliyat sonrası erken dönemde günlük protein ihtiyacı belirgin şekilde artar. Literatür verilerine göre, hekiminiz ve diyetisyeninizin yönlendirmesiyle günlük ortalama 60–80 gram (veya kg başına 1.2–1.5 g) protein alımı, kas dokusunun rekor düzeyde korunmasını sağlar. Tıbbi protein takviyeleri ve protein yönünden zengin besinler bu sürecin temel taşıdır.
2️⃣ Direnç ve Kuvvet Egzersizleri
Yalnızca kardiyo (yürüyüş vb.) yapmak yeterli değildir. İyileşme sürecinizin durumuna göre (genellikle 4-6. haftadan itibaren) uzman onaylı hafif direnç ve ağırlık egzersizlerine başlamak, kas protein sentezini uyararak kas kaybının önüne geçer.
3️⃣ Yeterli Hidrasyon (Su Tüketimi)
Kas hücrelerinin %70’inden fazlası sudan oluşur. Dehidrasyon (vücudun susuz kalması), kas metabolizmasını olumsuz etkiler. Gün içerisinde yudum yudum, en az 1.5 – 2 litre su tüketimi kas fonksiyonları ve doku onarımı için hayati önem taşır.
4️⃣ Mikro Besin ve Mikrobiyota Desteği
D vitamini, B12, kalsiyum ve çinko gibi vitamin ve minerallerin eksikliği kas gücünü ve metabolizmayı doğrudan etkiler. Hekiminizin önerdiği rutin kan kontrollerini aksatmamak ve gerekli takviyeleri düzenli kullanmak kas sağlığınızı destekler.
✨ Unutmayın: Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı, doğru beslenme ve kişiselleştirilmiş takip ile mümkündür.
📲 Süreç ve ameliyat sonrası takip protokollerimiz hakkında detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

💧 Su Hakkında Her ŞeyTüp mide ameliyatı sonrası yeni yaşam tarzına uyum sağlarken en sık karşılaşılan konulardan biri de...
29/07/2026

💧 Su Hakkında Her Şey
Tüp mide ameliyatı sonrası yeni yaşam tarzına uyum sağlarken en sık karşılaşılan konulardan biri de düzenli ve doğru su tüketimidir. Vücudun iyileşme sürecini desteklemek ve genel sağlık dengesini korumak için su içmek vital bir role sahiptir.
1. Tüp Mide Sonrası Su Nasıl İçilmelidir?
Ameliyat sonrası küçülen mide hacmi ve oluşan ödem nedeniyle su birdenbire değil, küçük yudumlarla ve zamana yayılarak tüketilmelidir. Hızlı ve büyük yudumlar mideye baskı yaparak rahatsızlık hissettirebilir. Gün boyu yanınızda bir matara bulundurmak ve yudum yudum içmek en doğru yaklaşımdır.
2. Bazı Hastalar Neden Su İçmekte Zorlanır?
Midede ameliyat sonrası devam eden ödem, doku hassasiyeti, suyun tadının/kıvamının farklı hissettirmesi veya mide krampları ilk zamanlarda su içmeyi güçleştirebilir. Bu aşamada suyu oda sıcaklığında tüketmek, içerisine bir dilim limon/nane eklemek veya ıhlamur gibi berrak, kafeinsiz sıvılardan destek almak geçişi kolaylaştırabilir.
3. Su Tüketimi ve Kabızlık İlişkisi
Sindirimin düzenli çalışması ve bağırsak hareketlerinin devamlılığı doğrudan yeterli sıvı alımına bağlıdır. Ameliyat sonrası katı gıda alımının azaldığı dönemde yetersiz su tüketimi, sıklıkla kabızlık problemine yol açar. Düzenli su içmek bağırsak sağlığını korur ve bu süreci konforlu atlatmanıza yardımcı olur.
4. Ödem Atma ve Yeterli Sıvı Alımı
Vücut susuz kaldığında mevcut sıvıyı tutma eğilimine girer ve bu durum ödem oluşumunu artırır. Yeterli miktarda su içmek, dokularda biriken ödemin ve ameliyat sonrası anestezik maddelerin vücuttan hızla uzaklaştırılmasını sağlar.
5. Enerji, Yürüyüş ve Kendini İyi Hissertme
Dehidrasyon (susuzluk); halsizlik, baş dönmesi ve yorgunluk hissinin en temel sebebidir. Ameliyat sonrası erken dönemde yapılması gereken günlük yürüyüşleri rahatça sürdürebilmek ve gün içinde enerjik hissetmek için hücresel düzeyde suya ihtiyaç vardır. Yeterli su, metabolizmayı ve hareket kabiliyetini doğrudan destekler.
📲 Ayrıntılı Bilgi ve Danışma: +90 (551) 692 77 18
👨‍⚕️ Prof. Dr. Ahmet Türkoğlu | Bariatrik ve Genel Cerrahi Uzmanı

Safra kesesi ve safra yolları rahatsızlıkları; karın ağrısı, hazımsızlık, bulantı ve sarılık gibi belirtilerle kendini g...
29/07/2026

Safra kesesi ve safra yolları rahatsızlıkları; karın ağrısı, hazımsızlık, bulantı ve sarılık gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu organlarda oluşan sorunların zamanında tespiti ve uygun tedavi yönteminin planlanması, yaşam kalitesi açısından büyük önem taşır.
İlgi Alanlarımız ve Cerrahi Yaklaşımlar:
Safra Kesesi Taşları: Genellikle beslenme sonrası karın sağ üst bölgesinde ağrı ile belirti verir.
Safra Yolu Taşları: Safra akışını engelleyerek sarılık veya enfeksiyona yol açabilir.
Safra Kesesi Polipleri: Düzenli takip edilmesi gereken, boyutuna göre cerrahi değerlendirme yapılan oluşumlardır.
Safra Kesesi ve Yolu Tümörleri: Erken evrede tespit edilip multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirilmesi gereken durumdur.
Safra kesesi hastalıkları, laparoskopik (kapalı) cerrahi gibi güncel yöntemlerle konforlu bir şekilde tedavi edilebilmektedir.
Semptomlarınız ve tedavi süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi almak için uzman hekiminize danışabilirsiniz.
📲 Detaylı Bilgi ve İletişim: +90 (551) 692 77 18
👨‍⚕️ Prof. Dr. Ahmet Türkoğlu | Genel Cerrahi Uzmanı

Bazen hafiflemek, sadece tartıdaki rakamların düşmesi değil; zihnin, ruhun ve adımların üzerindeki yüklerden kurtulmasıd...
25/07/2026

Bazen hafiflemek, sadece tartıdaki rakamların düşmesi değil; zihnin, ruhun ve adımların üzerindeki yüklerden kurtulmasıdır. ✨
Zayıflama süreci, çoğunlukla bir “dış görünüş” yolculuğu gibi görünse de aslında zihinde başlar ve kalpte tamamlanır. İşte kilo verme sürecinin iç dünyamızda yarattığı o sessiz ama güçlü dönüşümler:
🌱 Yaşam Sevinci Yeniden Canlanır:
Bedenimiz hafifledikçe enerjimiz artar. Sabahları daha canlı uyanmak, aynaya baktığında gülüsemek, hareket ederken bedenine güvenmek... Bütün bunlar, günlük hayattan aldığımız hazzı ve içten gelen o yaşama sevincini doğrudan besler.
🧠 Öz Saygı ve Öz Güven Yükselir:
Kararlılıkla çıkılan bir yolda hedef koymak ve o hedefe adım adım ilerlemek, kendimize verdiğimiz en güzel sözdür. Başardıkça “Ben yapabilirim” duygusu pekişir. Bu güven, sadece aynadaki yansımamızı değil, hayattaki duruşumuzu da değiştirir.
💫 Zihinsel Yüklerden Kurtuluş:
Günün sonunda zayıflamak; sadece bedenimizi değil, kendimizle ilgili taşıdığımız olumsuz yargıları da geride bırakmaktır. Kendi bedenine şefkatle yaklaşmayı öğrenmek, psikolojik olarak en büyük hafiflemedir.
Unutmayın; bu yolculuk bir cezalandırma değil, bedeninizi ve ruhunuzu ödüllendirme sürecidir. Kendinize zaman tanıyın, adımlarınızı sevin. 🌿✨

Address

Istanbul

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00
Saturday 09:00 - 14:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof.Dr.Ahmet Türkoğlu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof.Dr.Ahmet Türkoğlu:

Shortcuts

Featured

Share

Category