Prof. Dr. Erhan Ayşan

Prof. Dr. Erhan Ayşan Prof . Dr. Erhan AYŞAN - Endokrin Cerrah Prof. Otorite olmak ve ameliyat yapmak apayrı konular!

Dr. Erhan Ayşan
İstanbul’da doğdum, tüm eğitimimi İstanbul’da tamamladım. İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra bir süre Boston Üniversitesinde bulundum. Bir konuda otorite olmak için o konuya ciddiyetle eğilmek, yıllarını vermek ve inovasyon yapmak gerektiğini herkes bilir. Bu bağlamda ben de 2006’dan beri sadece Endokrin Cerrahisi ve sadece üç organa ait hasta

lıklarla ilgileniyorum: Tiroid, Paratiroid ve Böbrek üstü bezi. Bu organlarla ilgili 100’den fazla uluslararası bilimsel makale yayınladım, 20’den fazla patent aldım, birkaç tane de kitap yazdım. Bilmek ve konuşmak için beyin ve dil yeterli ama ameliyat yapmak için ellerini bir insanın içine sokmak, onları dikkatle ve beceriyle kullanmak gerek, ki bu çok başka bir şey! Başarılı bir cerrahi için bilgi, deneyim, dikkat ve beceri şarttır fakat bunlar yetmez! Aslolan, ameliyatı bir iş değil sanat, ameliyat ettiğiniz kişiyi de bir müşteri değil, insan olarak görmektir. Günümüz cerrahi bilimlerinde en büyük sorunun bu olduğunu düşünüyorum.

07/08/2026

Atom Tedavisi Kalsiyumu Düşürür!
-Atom tedavisinin bilinen bazı yan etkileri vardır. Bunları şimdi burada saymayacağım. Ancak çok az bilinen ama tiroid kanseri ameliyatları sonrası görülebilen kritik bir yan etki var. Kalsiyum düşüklüğü.
-Bu yan etki neden kritik?
-Tiroid kanseri ameliyatları bazen zor geçer. Paratiroid bezleri tümörlü dokuya ya da lenf bezlerine yapışabilirler. Bu da, istemeden de olsa paratiroid bezlerinin çıkartılmasına ya da damarlarının koparak fonksiyonlarının bozulmasına neden olur.
-Bu durumda ne olur, kanda kalsiyum düşer ve bu hastanın hayat kalitesini düşürür, günlük yaşamını etkiler.
-Şimdi böyle bir hastada, yani ameliyatta paratiroidleri hasar görmüş bir hastada atom tedavisi uygulandığında, verilen atomun bir kısmı paratiroid bezlerine de zarar vereceği için hasar daha da artar ve paratiroid fonksiyonları bir miktar daha bozulur. Bu da kalsiyumun daha da düşmesine neden olur ve bu durum bazen kalıcı olur.
-Peki, ne yapmak gerek?
-Atom tedavisi kararı verirken kan parathormon ve kalsiyum değerleri göz önünde bulundurulmalı. Kritik düzeyde olan hastalarda atom tedavisinin gerekliliği ve dozu tekrar değerlendirilmelidir.
-Çünkü böyle hastalar, ömür boyu kalsiyum ilaçları kullanmak ya da paratiroid nakli olmak zorunda kalabilirler.

31/07/2026

Küçük Tiroid Nodüllerine Biyopsi Yaptırırken DİKKAT!

* Tiroid nodüllerinde iğne biyopsisi yapılmasının bildik riskleri vardır; kanama, ağrı, enfeksiyon, komşu organların ya da damarların yaralanması ya da yeterli hücre alınamaması gibi.

* Çok küçük nodüllerde bir risk daha vardır ki ondan pek söz edilmez: Buna yanlış negatiflik riski denir. Yani nodülü ıskalamak.

* Nodül, burada olduğu gibi çok küçük değilse, iğne ile bu nodüle girmek ve parça almak kolaydır, gelen rapor doğrudur.

* Ama nodül burada olduğu gibi çok küçük olduğunda, iğnenin nodüle denk getirilmesi güçleşir, istemeden de olsa alınan parça nodülden değil, nodülün yanındaki sağlıklı tiroid dokusundan olabilir.

* Peki böyle bir durumda ne olur; patoloji raporu temiz gelir. Hastaya “geçmiş olsun, nodülünüz iyi huyluymuş denir”. Oysa parça nodülden alınmamıştır ve bu rapor gerçeği yansıtmaz!

* Ne yazık ki, bu hep göz ardı edilen ama çok ciddi bir sorundur.

* Peki bu sorunu yaşamamak için ne yapmak gerek: Ultrasonu yapan kişi deneyimli olmalıdır. Nodülleri iyi tanımalıdır. Evet, ultrason görüntüsü riskli olan her nodülden kanser sonucu gelmez; atipi gelebilir, foliküler neoplazi gelebilir. Bunlar tamamen ama riskli bir nodülden benign yani tamamen iyi huylu şeklinde bir rapor gelmişse bunu kabul etmemeli ve bunun yanlış negatif bir rapor olabileceğinden şüphelenmelidir.

* Böyle bir durumda nodülü yakından takip etmek en güvenli yoldur.

24/07/2026

MR Tiroid Nodülünü Gösterir Mi?
-Tiroid nodülü teşhisinde MR çekilmez. Şimdi şöyle düşünmüş olabilirsiniz; MR her hastalıkta kullanılıyor, her şeyi gösteriyor, tiroid nodülünü neden göstermesin?
-Bir kere bu bilgi yanlış; MR her hastalıkta kullanılmaz. Örneğin, mide, kalın bağırsak hastalıkları, safra kesesi taşları, akciğer kanseri gibi birçok hastalıkta MR kullanılmaz.
-Benzer durum tiroid nodülleri için de geçerlidir. Bir şeyi görmekle ona teşhis koymak aynı şeyler değildir.
-Bakın bu resimde ne görüyorsunuz. Evet, burada ayakta duran bir insan olduğu belli. Muhtemel de bir erkek bu. Bu resme bakarak başka yorum yapabilir misiniz? Hayır!
-Peki şimdi bir de bu resme bakın. Aynı noktadan, aynı açı ile çekilmiş. Bu erkeğin sakallı ve gözlüklü olduğunu, ayağında kot pantolon ve üzerinde beyaz bir tişört olduğunu görebiliyoruz, değil mi!
-Ne oldu; belli belirsiz bir siluetten, net bir fotoğrafa geçiş yaptık. İşte MR ve ultrasonun tiroid nodüllerindeki etkisi aynen böyledir. MR tiroid nodülünün sadece sınırlarını gösterir, ultrason ise tüm ayrıntılarını.
-MR sadece göğüs boşluğuna uzanan nodüllerin, göğüs boşluğunda ne kadar ilerlediğini anlamak için kullanılır. Bunun amacı da teşhis koymak değil, nodülün sınırlarını belirlemektir.
-Lütfen unutmayın, tiroid nodüllerinin teşhisinde MR çekmek gereksiz masraf ve zaman kaybıdır.

17/07/2026

Tiroid Ultrasonu Normalse Kanda Hormon Bakmaya Gerek Yoktur!
- Ne yazık ki günümüzde gereksiz yere birçok tetkik yapılıyor. Bunların başında da kan tetkikleri geliyor.
- Bana gelen hastaların e-nabız kayıtlarında defalarca yapılmış tiroid hormon testleri var.
- Oysa tiroid özelinde bakıldığında çok basit bir kural var: Eğer hastanın tiroid ultrasonu normalse yani tiroid bezinde herhangi bir anormallik görülmemişse kanda hormon bakmaya yani T3, T4, TSH bakmaya gerek yoktur. Çünkü sonuçlar normal gelecektir.
- Ultrason görüntüsü normal olan bir tiroid bezinden asla anormal hormon salgısı olmaz, bu mümkün değildir.
- İşte bu nedenle, tiroid hastalarına önce ultrason yapılmalıdır. Eğer ultrasonda tiroid normalse kan testine gerek yoktur.

10/07/2026

İki Taraflı Boyun Diseksiyonu Nasıl Yapılmalı: Tek Ameliyat mı, iki Ameliyat mı?
- Boyun diseksiyonu tiroid kanserinin boyuna yayıldığı durumlarda uygulanan, boyundaki lenf bezlerinin çıkartıldığı komplike, uzun ve zor bir ameliyattır. Bakın, burada görüldüğü gibi, çene altından başlanıp, göğüs kafesi girişine kadar olan bölgedeki tüm lenf bezleri çıkartılır.
- Bu sırada boyundan geçen ve kimi beyine giden, kimi beyinden çıkıp vücuda dağılan damarların ve sinirlerin zarar görmemesi gerekir. Titizlikle, milim milim çalışma gerektiren ve bu yüzden, oldukça uzun zaman alan ve cerrahı yoran bir ameliyattır bu.
- Boyun diseksiyonu sıklıkla tek taraflı yapılır. Yani burada görüldüğü gibi, tümör tiroidin sağ tarafındaysa boynun sağ tarafındaki lenf bezleri alınır sadece.
- Ama bazen hastalık ilerlemiştir ve boynun iki tarafındaki lenf bezlerine de yayılım yapmıştır. İşte bu durumda boynun her iki tarafındaki lenf bezlerinin de alınması gerekir. Böyle durumlarda ameliyat iki aşamalı olarak yapılmalıdır. İlk ameliyatta tümörlü olan tiroid bezi ve boynun bir tarafındaki lenf bezleri alınır. Hasta taburcu edilir, evinde dinlenir ve birkaç hafta sonra ikinci ameliyat yapılarak boynun diğer tarafındaki lenf bezleri alınır.
- Bu yaklaşımın nedeni tamamen hasta güvenliğidir. Çünkü tek taraflı ameliyat zaten 6-8 saat süren yorucu bir cerrahidir, buna bir de ikinci taraf eklenirse ameliyat süresi 12-14 saate çıkar. Hastanın bu kadar uzun süre narkoz alması doğru olmadığı gibi, ameliyatı yapan ekip de yorulacağı için dikkat eksikliği, özensiz çalışma gibi istenmeyen durumlar kaçınılmazdır.
- İşte bu nedenle, iki taraflı boyun diseksiyonu gereken hastalarda iki aşamalı ameliyat, hasta güvenliği ve daha az komplikasyon yaşanması için en doğru yaklaşımdır.

03/07/2026

Böbrek Yetmezliği Paratiroide Zarar Verir Mi?
- Bir önceki videomda paratiroidlerin böbreklere nasıl zarar verdiğinden söz etmiştim. Peki bunun tersi oluyor mu? Yani böbrek hastalıkları paratiroidlere zarar veriyor mu? Evet veriyor!
- Böbreğin akıllı bir süzgeç gibi çalıştığını ve kandaki zararlı maddeleri idrara atıp, yararlı olanları kanda tuttuğunu söylemiştim.
- İşte böbrekte hasar varsa, D vitamini eksikliğine ve kalsiyum kaçağına neden olarak kandaki kalsiyumu düşürür. Bunun üzerine paratiroid bezleri daha fazla parathormon üreterek kandaki kalsiyumu dengelemeye çalışırlar. Bu durum uzun süre devam ettiğinde paratiroid bezlerinin dördü birden büyür.
- Peki sonuçta ne olur: Kemikler erir ve bu hastalarda ciddi sırt, bel ağrılarına neden olur. Eriyen kemiklerin sertliği azaldığı için basit travmalarda, hafif darbelerde bile kemiklerde çatlaklar, kırıklar oluşur.
- Halsizlik, yorgunluk, yüksek tansiyon, geçmeyen baş ağrıları, depresyon gibi birçok sorun da buna eklenir.
- Sonuç olarak, böbrek yetmezliğiniz varsa, bunun paratiroidlerle ne ilişkisi var demeyin, çok ilişkisi var ve bu durum başta kemikler olmak üzere birçok organınıza zarar verir ve iş tüm paratiroid bezlerinin alınmasına kadar gidebilir.

26/06/2026

Haşimoto Hastalığı Belirtileri
- Haşimoto Hastalığı kadınlarda çok sık görülen bir hastalıktır. İlginç bir mekanizması vardır.
- Normalde vücuda giren bakteri, virüs gibi yabancıları tanıyıp bunları yok etmek için programlanmış olan immun sistem vücudun kendi organı olan tiroide saldırır ve onu yok etmeye çalışır.
- Yani vücudun kendi kendine yaptığı bir hastalıktır.
- Belirtileri ise, birçok hastalıkta görülen; halsizlik, yorgunluk, saç dökülmesi, cilt kuruması, çabuk kilo alma gibi bulgulardır. Bu belirtiler birçok hastalıkta görülebildiği için teşhis koymak güçtür ve zaman alır.

19/06/2026

Paratiroid Adenomu Böbreğe Zarar Verir Mi?

- Paratiroid adenomu yani paratiroid bezinin fazla hormon üretmesi kanda kalsiyumu yükseltir. Peki bu sorun nasıl çözülecek? Yani kanda artan kalsiyum nasıl temizlenecek?

- Bunun bir tek yolu var: Böbrekler idrara fazla kalsiyum atacak ve idrar yoluyla kandaki kalsiyum azalacak.

- Peki adenom fark edilmez ya da fark edilse de ameliyattan kaçınılırsa ne olacak? Kanda kalsiyum sürekli yüksek kalacağı için böbrek de sürekli fazla kalsiyum atmaya devam edecek.

- Böbrekleri bir süzgeç gibi düşünün. Kanımız her dakika, her saniye bu süzgeçlerden süzülüp temizleniyor. Bu süzgeçlere sürekli kalsiyum gelirse ne olacak: Süzgeçin delikleri zamanla bu kalsiyum tanecikleriyle tıkanacak.

- Bu ne demek; böbrek taşı oluşumu demek. Peki, bu olay aylarca, yıllarca devam ederse ne olacak. Bir süre sonra süzgeçin yani böbreğin tüm delikleri tıkanacak ve böbrek fonksiyon görmemeye başlayacak. Bu ne demek: Böbrek yetmezliği demek. Yani ömür boyu diyaliz makinesine bağlanmak demek.

- Sonuç olarak, paratiroid adenomu umursanmaz ve ameliyatla çıkartılmazsa böbreğe ciddi zararlar verir ve bu durum böbrek yetmezliğine kadar gidebilir.

12/06/2026

Kız Çocuğu Olan Tiroid Hastaları Dikkat!
-Herhangi bir tiroid hastalığınız varsa; guatr, nodül, Haşimoto, Graves, tiroid kanseri ve kız çocuğunuz varsa lütfen iyi dinleyin: Tüm tiroid hastalıklarının ve kanserlerinin çocuklarınıza geçme riski vardır. Ve bu risk kız çocuklarında 3 kat daha yüksektir.
-Vücudumuzdaki bazı organların hastalıkları anne-babadan çocuklarına geçtiği biliniyor. Ancak hiçbir organın hastalıklarında ve özellikle de kanserlerinde tiroidde olduğu kadar kızlara yönelik böyle yüksek bir risk yok.
-Bana gelen hastalarım bilirler: Hepsine çocuğunuz var mı diye sorarım ve özellikle de kız çocukları varsa
mutlaka çağırıp ultrasonla değerlendiririm.
-Peki ne yapmanız gerek: Bir tiroid hastalığınız, özellikle de kanseriniz varsa tüm çocuklarınıza ama öncelikle kız çocuklarınıza 17 yaşından sonra ultrason yaptırın. Herhangi bir sorun görürseniz telaş yapmayın. Çünkü kanser dahil tüm tiroid hastalıkları tedavi edilebilir hastalıklardır. Özellikle erken teşhiste tedavi başarı oranı %100'e yakındır.

05/06/2026

Tiroid Kanseri Ameliyatı Sonrası En Güvenilir Test?
- Tiroid kanseri ameliyatı sonrası ömür boyu yapılması gereken bazı tetkikler vardır. Bunlar içinde şüphesiz en önemli ve en güvenilir test Tiroglobülindir. Buna kısaca Tg denir.
- Tg, insan vücudunda sadece tiroid hücreleri tarafından üretilen bir proteindir. Başka hiçbir hücrede, hiçbir organda üretilemez. Üstelik tiroid hücrelerinin Tg üretim kapasitesi de sınırlıdır, hücreler istese de fazla üretim yapamazlar. Hal böyle olunca, tiroid kanser ameliyatı olan bir kişinin kanında Tg yükseliyorsa yeni tiroid hücreleri ortaya çıkıyor demektir.
- İşte böyle bir durumda ilk akla gelmesi gereken kanserin nüks etmesi ya da vücuda yayılmasıdır. Ama panik yapmayın… her Tg yükselmesi nüks ya da kanser yayılması değildir. Böyle bir durumda bir endokrin uzmanı tarafından; ultrason, Anti-Tg, T4, TSH gibi diğer testler yapılarak komple bir değerlendirme ve titiz bir araştırma gerekir.
- Dikkat edin, kanda Tg yükselmesi, tek taraflı ameliyat olanlarda ve Medüller kanseri olanlarda geçerli değildir. Bu durum sadece papiller kanser nedeniyle tüm tiroid bezinin alındığı hastalarda geçerlidir.

Address

Koşuyolu Mah. Koşuyolu Caddesi No: 168 Kadıköy/Istanbul
Istanbul
34718

Opening Hours

Monday 08:30 - 18:30
Tuesday 08:30 - 18:30
Wednesday 08:30 - 18:30
Thursday 08:30 - 18:30
Friday 08:30 - 18:30
Saturday 08:30 - 16:00

Telephone

+905365214879

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof. Dr. Erhan Ayşan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof. Dr. Erhan Ayşan:

Shortcuts

Featured

Share

Category