06/07/2026
Yıllar önce Kanada’da yapılmış olan bu gizli kamera şakasında birçok insanın odaklandığı şey, videodaki kişinin ö*üme karşı verdiği, sakin ama bir o kadar da düşündüren tepkisiydi.
İnsanlar ö*ümle karşılaştıklarında birbirinden farklı tepkileri verebildikleri gözlemlenmiştir. Ancak ö*ümle gerçekten yüz yüze geldiğini düşünen insanların (örneğin ciddi trafik kazası, kalp krizi, doğal afet veya savaş gibi durumlarda) anlattıkları deneyimlerde bazı ortak örüntüler görülmektedir.
Birçok kişi o an zamanı yavaşlamış gibi hissettiğini anlatır. Bunun nedeni zamanın gerçekten yavaşlaması değil; beynin çok kısa sürede olağanüstü miktarda bilgiyi işlemesi nedeniyle yaşanan öznel bir algıdır.
“Hayatın gözünün önünden geçmesi” halk arasında çok bilinen bir ifadedir. Bazı insanlar gerçekten çocukluklarından, ailelerinden veya önemli anılarından kesitler gördüklerini anlatırlar. Bazıları ise hiçbir şey hatırlamadığını söyler. Bunun beynin yoğun stres altında anı ağlarını çok hızlı biçimde etkinleştirmesiyle ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
D. Yalom, ö*üm bilincinin insanın en temel kaygılarından biri olduğunu söyler. Ona göre insanlar günlük yaşamda ö*ümü çoğu zaman bilinçlerinin dışında tutarlar. Ancak ö*ümün gerçekten yakın olduğuna inanılan bir anda; kariyer, para ya da günlük sorunlardan çok, “Sevdiklerime yeterince zaman ayırdım mı?”, “İstediğim hayatı yaşayabildim mi?”, “Yarım kalan ne var?” gibi daha derin ve anlam odaklı düşünceler öne çıkabilir.
İlginç olan şu ki, ö*üm tehlikesinden sağ kurtulan birçok kişi daha sonra yaşam önceliklerinin değiştiğini anlatır. Maddi hedeflerden çok ilişkilerine, sağlıklarına ve anlam buldukları şeylere yöneldiklerini söyleyen çok sayıda insan vardır. Elbette bu herkes için geçerli değildir, ancak sık bildirilen bir değişimdir.
Peki siz son anınız olduğunu bilseydiniz, neyi değiştirmek isterdiniz?