19/02/2026
Dün gece Masumiyet Müzesi’ni izlerken aklıma bu kitap düştü.
Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek bir roman değil. 70’li yılların gündelik hayatını, ilişkilenme biçimlerini ve o dönemin duygusal iklimini katman katman açan bir kaynak. Bellek çalışması gibi.
Oyunlardan eğitime, iletişim dilinden popüler kültüre, sanattan giyime, fotoğraflardan albümlere uzanıyor. Arkadaşlıkları, aile ve romantik ilişkileri, ebeveynliği, ritüelleri, evlerin içini, mahalleyi, sokakları, ulaşımı anlatıyor. Büyük tarihsel anlatılardan daha çok “O dönem insanlar nasıl yaşıyordu?” sorusunu açıklıyor.
Okurken en çok 70’lerde çocuk olmuş ya da yetişkinliğe adım atmış kuşakların bugün neyi neden yaptığını anlamama yardımcı oldu. O yıllarda “normal” kabul edilenler, duyguların nasıl tutulduğu, nelerin konuşulmadığı, nelerin ayıp sayıldığı, hangi rollerin sessizce yüklendiği daha görünür hale geldi.
Oradan bugüne taşınanları, değişenleri ve hiç değişmeden kalanları düşünürken buldum kendimi.
Bugünkü ilişkisel örüntülerin, ebeveynlik tutumlarının ve bedenlerde taşınan duyguların kökenine dair çok şey söylüyor.
Bana iyi geldi.
Hem bir okur olarak hem de 70’li yıllarda çocuk ya da yetişkin olmuş danışanları daha derinden anlayabilmek için.
Geçmişi romantize etmeden, bugünü suçlamadan, yalnızca anlamaya alan açtığı için.