17/05/2026
Yapay zeka çağında, algoritmaların görünmez baskısı altında, her şeyin hızla tüketildiği bir düzende üretmeye devam etmek kolay olmuyor.
Sürekli daha hızlı, daha görünür, daha etkileşim alabilir olmaya çağrıldığımız bir dönemdeyiz. Bilginin birkaç saniyede kaydırılıp geçildiği, duyguların hızla tüketildiği bir çağ bu. Bir yandan da gerçeklik ötesi: ne gerçek ne değil sürekli şüpheye düşülen…
Belki de bu yüzden uzun zamandır birçok şeyi daha çok hikayelerde paylaşıyorum. Daha anlık, daha akışta, daha gerçek bir yer gibi geliyor bana orası. Ama sonra şunu düşünüyorum, bazı cümleler kaybolup gitmemeli. Bazı düşünceler birkaç saat sonra silinip yok olacak kadar yüzeysel değil. Bazen tam da ihtiyaç anında daha önce bir yerde okuduğum/yazdığım bir cümleye yeniden dönmek istiyorum…
Sinir sistemimiz hiç olmadığı kadar fazla uyaranla baş etmeye çalışıyor. Ve bu yoğunluk içinde bazen gerçekten temas eden, düşündüren, yavaşlatan şeyleri sabitlemeye ihtiyaç duyuyorum
Belki de bu çağın panzehirlerinden biri gerçekten yavaşlamak.
Bir şeyi hemen tüketmeden biraz içinde kalabilmek.
Düşünmek.
Sindirmek.
Temas etmek.
O yüzden “hikayelerde kalmasın” dediğimiz şeyleri biraz daha burada bırakmak istiyorum.
Belki de bu kadar hızlı akan bir dünyada bazı şeylerin biraz kalıcı olması gerekir. 🌀