28/06/2026
Hayatı Iskalamak
Hep söylenir ya; "hayatı ıskalamak" veya "hayata geç kalmak" diye...
Hiç düşündünüz mü, gerçekten nedir bu?
Birini düşünün; kadın ya da erkek, fark etmez.
Hep bir koşuşturma içinde...
Evliyse eşinin ve çocuklarının sorumlulukları, iş hayatında başarıya ulaşma çabası, daha rahat bir yaşam arzusu...
Evli değilse, çevresinde yaşayanların istekleri, hep kendi isteklerinden önce olmuş.
Neredeyse kendinden vazgeçerek bir amaç uğruna yaşarken, bir de bakmış ki yıllar akıp gitmiş.
İş hayatında belli bir kariyer yapmış, belki emekli de olmuş. Çocuklar büyümüş, okuldan mezun olup kendi hayatlarını kurmuş, hatta belki de evlenmişler.
Tam bu dönemde, eşiyle aslında hiçbir zaman gerçek bir uyum yakalayamadığını; bugüne kadar sadece
"Aman elalem ne der?" ya da
"Bu saatten sonra ayrılıkla uğraşamam" diyerek sürdürdüğü evliliğinin çoktan bittiği gerçeğiyle yüzleşir.
Ve “Bunca seneden sonra…” demeden, nihayet bu evliliği sonlandırır.
"Tamam, hayat şimdi başlıyor" diye düşündüğü sırada ise durumun hiç de öyle olmadığını görür. Allen Saunders’ın o meşhur sözündeki gibi olur her şey:
“Hayat, siz başka planlar yapmakla meşgulken, başınıza gelen şeydir.”
Evet; başkalarını memnun etmeye, onların hayatlarını güzelleştirmeye çalışırken kendinden vazgeçmemesi konusunda hayat ona defalarca küçük uyarılar yapmıştır aslında.
Ama o, tüm bu uyarıları göz ardı etmiştir. Hayat ise ona absürt bir sürpriz hazırlar ve adeta acı bir armağan vererek,
“Şimdi de kendinle uğraş” der.
📍Neden mi yazdım bunları?
Bir süre önce; bunca yıl başkalarını hep ön plana koyup kendinden vazgeçerek yaşamış birini dinledim.
Pişmanlığını ve geriye dönüp bu hayatı yeniden yaşama şansının olmamasından doğan o derin üzüntüsünü anlattı bana.
O, şu sıralar kendi hastalığıyla mücadele ediyor.
Ama toparlayacak, iyileşecek; inanıyorum.
Çünkü artık kendisi için gücünü eline aldı.
Başarmaya başladı bile.
Unuttuğumuz bir şeyi her zaman, yeniden hatırlamaya ihtiyacımız var:
Hayatımızı şekillendiren kararlarda önceliğimiz kendimiz olmalıyız.
“Önce ben” demek, bencillik ya da egoistlik değil; aksine kendi değerinin farkında olmaktır.
Biz kendi değerimizi bilmediğimiz sürece, başkalarından değer görmeyi veya fark edilmeyi de bekleyemeyiz.
Hayatı ıskalamadan, kendinize geç kalmadan bugünü yaşayın. Kendi değerinizin farkında olarak...
Sevgiyle kalın.
̧iselgelişim
Selma Ergin