Prof. Dr. Mustafa Can Koşay

Prof. Dr. Mustafa Can Koşay Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Bel ağrısı, günlük yaşamda sık karşılaşılan ortopedik şikayetlerden biridir. Uzun süre masa başında çalışmak, hareketsiz...
15/06/2026

Bel ağrısı, günlük yaşamda sık karşılaşılan ortopedik şikayetlerden biridir. Uzun süre masa başında çalışmak, hareketsiz kalmak, yanlış oturma alışkanlıkları ve omurgaya fazla yük bindiren duruş şekilleri bel bölgesinde ağrıya neden olabilir. Bu nedenle duruş bozukluğu, bel ağrısının önemli nedenlerinden biri olarak değerlendirilebilir.

🔶 Duruş bozukluğu, omurganın doğal eğriliklerinin bozulması ve kasların dengesiz şekilde çalışması anlamına gelir. Özellikle kambur oturma, bel desteği olmadan uzun süre oturmak, baş ve omuzların öne doğru eğilmesi bel kaslarında gerginlik oluşturabilir. Zamanla bu durum bel çevresindeki kasların yorulmasına ve ağrının tekrarlamasına yol açabilir.

🔶 Bel ağrısı yalnızca duruş bozukluğuna bağlı olmayabilir. Bel fıtığı, kas zorlanmaları, eklem problemleri, omurga eğrilikleri, kireçlenme veya bazı romatizmal hastalıklar da bel ağrısına neden olabilir. Bu yüzden ağrının kaynağını anlamak için ortopedi uzmanı tarafından detaylı değerlendirme yapılması önemlidir.

👉 Duruş kaynaklı bel ağrılarında genellikle uzun süre oturma veya ayakta kalma sonrasında ağrı artabilir. Hareket etmek, pozisyon değiştirmek veya kısa yürüyüşler yapmak şikayetleri hafifletebilir. Ancak bacaklara yayılan ağrı, uyuşma, güç kaybı veya gece uykudan uyandıran ağrı gibi belirtiler varsa daha dikkatli olunmalıdır.

Tedavide öncelikle ağrıya neden olan duruş alışkanlıklarının düzeltilmesi hedeflenir. Çalışma ortamının ergonomik hale getirilmesi, düzenli egzersiz, bel ve karın kaslarını güçlendiren hareketler, kilo kontrolü ve doğru oturma alışkanlıkları bel ağrısının azalmasına yardımcı olabilir. Gerekli durumlarda fizik tedavi ve ilaç tedavileri de uygulanabilir.

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩[email protected]
📍Konak/İzmir
•••

Diyabetik ayak, şeker hastalığına bağlı olarak ayakta gelişen yara, enfeksiyon, dolaşım bozukluğu, his kaybı ve şekil bo...
12/06/2026

Diyabetik ayak, şeker hastalığına bağlı olarak ayakta gelişen yara, enfeksiyon, dolaşım bozukluğu, his kaybı ve şekil bozukluklarını ifade eden ciddi bir sağlık sorunudur. Diyabet hastalarında sinir hasarı ve damar problemleri nedeniyle ayakta oluşan küçük bir yara bile fark edilmeden ilerleyebilir ve daha ciddi sorunlara yol açabilir.

🔻 Ortopedik açıdan diyabetik ayak değerlendirilirken yalnızca mevcut yara değil; ayağın genel yapısı, basma şekli, eklem hareketleri ve yük dağılımı da incelenir. Çünkü ayakta oluşan basınç artışı, parmak deformiteleri, taban çökmesi veya kemik çıkıntıları yara gelişme riskini artırabilir.

Diyabetik ayakta his kaybı önemli bir problemdir. Hasta ayakkabı vurmasını, küçük kesikleri, yanıkları ya da yabancı cisim batmasını fark etmeyebilir. Bu nedenle ortopedik muayenede ayakta duyu kaybı, cilt bütünlüğü, nasırlaşma alanları ve basınca maruz kalan bölgeler dikkatle değerlendirilir.

❗❗ Dolaşım durumu da tedavi planı açısından büyük önem taşır. Ayakta soğukluk, renk değişikliği, geç iyileşen yaralar veya nabızlarda zayıflama varsa damar dolaşımı açısından ek değerlendirme gerekebilir. Diyabetik ayak çoğu zaman ortopedi, endokrinoloji, kalp damar cerrahisi, enfeksiyon hastalıkları ve yara bakımı ekiplerinin birlikte takip etmesi gereken bir durumdur.

👉 Ortopedik değerlendirmede kemik ve eklem tutulumu da göz önünde bulundurulur. Uzun süreli diyabete bağlı olarak ayakta çökme, şekil bozukluğu ve yük taşıma dengesinde bozulma gelişebilir. Bu durum bazı hastalarda Charcot ayağı olarak adlandırılan ciddi bir tabloya neden olabilir ve erken tanı konulmadığında kalıcı deformitelere yol açabilir.

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩[email protected]
📍Konak/İzmir
•••

08/06/2026

Çocuklarda kalça çıkığı, kalça eklemini oluşturan yapıların normal uyumunda bozulma olmasıyla ortaya çıkar. Tedavi sonrasında ailelerin en çok merak ettiği konulardan biri, çocuğun ne zaman ve nasıl yürümeye başlayacağıdır.

✔️ Kalça çıkığı tedavisi erken dönemde fark edildiğinde genellikle özel bandajlar, ortezler veya alçı uygulamalarıyla takip edilebilir. Daha ileri yaşlarda ya da geç tanı alan çocuklarda cerrahi tedavi gerekebilir. Tedavi tamamlandıktan sonra yürüme süreci hemen başlamayabilir. Kalça ekleminin güvenli şekilde iyileşmesi ve kasların yeniden güçlenmesi için zamana ihtiyaç vardır.

✨ Alçı veya cihaz kullanımından sonra çocukta bacak hareketlerinde isteksizlik, kaslarda zayıflık ve yürümeye karşı çekingenlik görülebilir. Bu durum çoğu zaman geçicidir. Çocuk, uzun süre hareketsiz kalan kalça ve bacak kaslarını yeniden kullanmaya başladıkça hareket kabiliyeti kademeli olarak artar.

Yürüme sürecinde bazı çocuklar önce emekleme, destekle ayağa kalkma veya sıralama gibi önceki hareket basamaklarına geri dönebilir. Bu, iyileşme döneminde beklenebilen bir durumdur. Her çocuğun gelişim hızı farklı olduğu için başka çocuklarla kıyaslama yapmak doğru değildir.

👉 Tedavi sonrası dönemde ortopedi uzmanının kontrolleri düzenli olarak sürdürülmelidir. Gerekli görülen durumlarda fizik tedavi ve egzersiz programlarıyla kalça çevresi kasların güçlenmesi desteklenebilir. Bu egzersizler çocuğun yaşına ve tedavi şekline uygun olarak planlanmalıdır.

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩[email protected]
📍Konak/İzmir
•••

Aşil tendonu, baldır kaslarını topuk kemiğine bağlayan güçlü bir tendondur. Yürüme, koşma, zıplama ve merdiven çıkma gib...
05/06/2026

Aşil tendonu, baldır kaslarını topuk kemiğine bağlayan güçlü bir tendondur. Yürüme, koşma, zıplama ve merdiven çıkma gibi hareketlerde önemli görev üstlenir. Aşil tendon kopması genellikle ani yüklenme, spor sırasında ters hareket, sıçrama ya da ani hızlanma sonrasında ortaya çıkar.

🔷 Aşil tendon kopmasında hastalar çoğu zaman baldırın arkasında ani bir ağrı, kopma hissi ya da sanki arkadan darbe almış gibi bir his tarif eder. Kopma sonrasında ayak ucuna basmakta zorlanma, yürüme güçlüğü ve topuk arkasında hassasiyet görülebilir.

🍂 Tedavi planı; tendon kopmasının yerine, kopmanın tam ya da kısmi olmasına, hastanın yaşına, günlük aktivite düzeyine ve genel sağlık durumuna göre belirlenir. Aşil tendon kopmalarında cerrahi ve cerrahi dışı tedavi seçenekleri bulunur. Hangi yöntemin uygun olduğuna hastaya özel değerlendirme ile karar verilir.

🔷 Cerrahi dışı tedavi, özellikle bazı kısmi kopmalarda, daha düşük aktivite düzeyine sahip hastalarda veya ameliyat açısından risk taşıyan kişilerde tercih edilebilir. Bu yöntemde ayak belirli bir pozisyonda sabitlenerek tendon uçlarının iyileşmesi hedeflenir. Alçı, özel bot ya da ortez kullanımı gerekebilir. Tedavi sürecinde doktorun belirlediği süre boyunca yük verme ve hareket kısıtlamalarına dikkat edilmelidir.

👉 Cerrahi tedavide ise kopan tendon uçları uygun tekniklerle yeniden birleştirilir. Bu yöntem özellikle aktif yaşam süren, spor yapan veya tam tendon kopması bulunan hastalarda gündeme gelebilir.

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩[email protected]
📍Konak/İzmir
•••

Kalça kireçlenmesi, kalça eklemindeki kıkırdak dokunun zamanla yıpranmasıyla ortaya çıkan bir eklem hastalığıdır.👉 Bu du...
03/06/2026

Kalça kireçlenmesi, kalça eklemindeki kıkırdak dokunun zamanla yıpranmasıyla ortaya çıkan bir eklem hastalığıdır.

👉 Bu durum hareket sırasında ağrıya, yürüme mesafesinde azalmaya, merdiven çıkarken zorlanmaya ve günlük yaşamda kısıtlılığa yol açabilir. Tedavi planı; hastalığın derecesine, hastanın yaşı, aktivite düzeyi ve şikayetlerine göre belirlenir.

Kalça kireçlenmesinde her hastada ilk seçenek ameliyat değildir. Erken ve orta evrede kilo kontrolü, egzersiz, fizik tedavi, ilaç tedavileri ve yaşam tarzı düzenlemeleri ile şikayetler azaltılabilir. Bu yöntemlerin yeterli olmadığı bazı hastalarda ise eklem içi enjeksiyon tedavileri gündeme gelebilir.

🔺 Eklem içi enjeksiyon tedavilerinde amaç; kalça eklemindeki ağrıyı azaltmak, hareket kabiliyetini desteklemek ve hastanın günlük yaşam konforunu artırmaktır. Bu tedaviler kireçlenmeyi tamamen ortadan kaldırmaz ancak uygun hastalarda ağrının kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.

👉 Kalça eklemine uygulanabilen enjeksiyonlar arasında kortizon enjeksiyonları, hyalüronik asit uygulamaları ve PRP gibi biyolojik tedaviler yer alabilir. Hangi enjeksiyonun tercih edileceği hastanın muayene bulgularına, görüntüleme sonuçlarına ve eklemdeki hasarın seviyesine göre ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilir.

Kalça eklemi derinde yer aldığı için enjeksiyonun doğru noktaya yapılması önemlidir. Bu nedenle işlem çoğu zaman görüntüleme eşliğinde planlanabilir. Doğru hasta seçimi ve doğru uygulama tekniği, tedaviden alınacak faydayı doğrudan etkiler.

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩[email protected]
📍Konak/İzmir
•••

Kurban Bayramı kutlu olsun.Birlik, beraberlik, paylaşma ve dayanışma duygularının güç kazandığı Kurban Bayramı’nın; sağl...
27/05/2026

Kurban Bayramı kutlu olsun.

Birlik, beraberlik, paylaşma ve dayanışma duygularının güç kazandığı Kurban Bayramı’nın; sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum. Sevdiklerinizle birlikte nice güzel bayramlar geçirmenizi temenni ederim.

Mikrocerrahi ile bel fıtığı ameliyatı, her bel ağrısı olan hasta için değil; bel fıtığının sinire baskı yaptığı ve buna ...
25/05/2026

Mikrocerrahi ile bel fıtığı ameliyatı, her bel ağrısı olan hasta için değil; bel fıtığının sinire baskı yaptığı ve buna bağlı yakınmaların belirgin olduğu hastalar için değerlendirilir. Özellikle bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma veya sinir basısına bağlı kuvvet kaybı varsa bu yöntem gündeme gelebilir.

📌 Genellikle önce ilaç tedavisi, istirahat düzeni, fizik tedavi ve günlük yaşamı zorlayan hareketlerin azaltılması gibi cerrahi dışı yöntemler uygulanır. Buna rağmen şiddetli siyatik ağrısı devam ediyorsa, günlük yaşam belirgin şekilde etkileniyorsa ve görüntüleme incelemelerinde şikayeti açıklayan bir bel fıtığı saptanmışsa mikrocerrahi uygun bir seçenek olabilir.

Mikrocerrahi yöntem, çoğunlukla tek seviyede ve sinir köküne baskı yapan lomber disk hernilerinde tercih edilir. Daha küçük kesiyle yapılması, çevre dokulara daha az müdahale edilmesi ve ameliyat alanının büyütme altında görülmesi bu yöntemin öne çıkan özelliklerindendir.

❗❗ Ancak her bel fıtığı aynı yapıda olmadığı için çok seviyeli sorunlarda, farklı omurga hastalıklarının eşlik ettiği durumlarda ya da başka anatomik nedenler varsa cerrahi plan değişebilir.

⚠️ Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için hekiminize başvurunuz.

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩[email protected]
📍Konak/İzmir
•••

Düz TabanlıkProf. Dr. Mustafa Can Koşay
24/05/2026

Düz Tabanlık

Prof. Dr. Mustafa Can Koşay

Düz Tabanlık ayağın alt kısmında bulunan ayak kemerinin olmaması veya az olmasına durumuna denmektedir. Çocuklarda sık görülen ortopedik durumlar arasında bulun

22/05/2026

Skolyoz hastaları spor yapabilir. Hatta çoğu hastada uygun düzeyde fiziksel aktivite, genel kondisyonun korunması, kas dengesinin desteklenmesi ve günlük yaşam kalitesinin artırılması açısından faydalıdır.

👉 Özellikle nedeni bilinmeyen gençlik çağı skolyozunda, kişinin kendi tolere edebildiği düzeyde spor yapması genellikle mümkündür.

Burada önemli olan her hastanın aynı şekilde değerlendirilmemesidir. Eğriliğin derecesi, omurgadaki dengenin durumu, ağrı varlığı, yaş, büyümenin devam edip etmediği ve korse ya da ameliyat süreci gibi etkenler birlikte ele alınmalıdır.

🔸 Hafif eğriliği olan ve belirgin şikayeti bulunmayan birçok kişi spor aktivitelerine devam edebilir. Ancak ağrısı olan, ileri derecede eğriliği bulunan ya da tedavi süreci devam eden hastalarda spor seçimi daha dikkatli yapılmalıdır

👉 Yüzme, yürüyüş, bisiklet, hafif koşu, pilates ve hekim önerisine göre planlanan omurga odaklı egzersizler birçok hasta için uygun olabilir. Ancak temas riski yüksek sporlar, yoğun yük bindiren aktiviteler veya ağrıyı artıran hareketler her hasta için uygun olmayabilir. Özellikle korse kullanan çocuklarda ve ameliyat sonrası dönemde, hangi sporun ne zaman başlanacağı mutlaka kişiye özel planlanmalıdır. Ameliyat geçiren hastalar da çoğu zaman yeniden spora dönebilir ancak yeni aktivitelere başlamadan önce doktor değerlendirmesi gerekir.

⚠️ Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için hekiminize başvurunuz.

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩[email protected]
📍Konak/İzmir
•••

Doğuştan çarpık ayak tedavisinde amaç, ayağın mümkün olduğunca erken dönemde doğru pozisyona getirilmesi ve çocuğun iler...
18/05/2026

Doğuştan çarpık ayak tedavisinde amaç, ayağın mümkün olduğunca erken dönemde doğru pozisyona getirilmesi ve çocuğun ileride ağrısız, dengeli şekilde yürümesini sağlamaktır.

📌 Tedavi genellikle doğumdan kısa süre sonra başlar. Erken başlanan tedavi, ayağın şeklinin daha kontrollü biçimde düzeltilmesine yardımcı olur ve ileride daha kapsamlı cerrahi gereksinimini azaltabilir.

✔ Günümüzde en sık uygulanan yöntem, ayağın haftalık olarak yumuşak manevralarla düzeltilip alçıya alınmasına dayanır. Bu süreçte ayak her hafta biraz daha uygun pozisyona getirilir ve çoğu bebekte birkaç haftalık seri alçı uygulaması gerekir. Alçılar diz üstüne kadar uzanır ve her kontrolde yeniden düzenlenir. Böylece deformite adım adım düzeltilir.

✔ Birçok hastada alçı tedavisinin sonunda topuk arkasındaki gerginliği gidermek için küçük bir Aşil tendonu gevşetme işlemi gerekir. Bu işlem kısa sürelidir ve sonrasında ayağın yeni pozisyonunu korumak için bir süre daha alçı uygulanır. Bu aşama, ayağın yere daha düzgün basabilmesi açısından tedavinin önemli bir parçasıdır.

❗❗ Alçı dönemi tamamlandıktan sonra tedavi bitmiş sayılmaz. Ayağın yeniden içe dönmesini önlemek için özel bir cihaz kullanılması gerekir. Bu cihaz genellikle her iki ayağa takılan ve aralarında bar bulunan bir düzenektir. İlk dönemde daha uzun süreli kullanılır, daha sonra gece uykusunda ve gündüz uykularında devam edilir. Bu aşamaya uyum, tedavinin kalıcılığı açısından çok önemlidir. Çünkü çarpık ayakta tekrar riskini azaltan en önemli unsurlardan biri düzenli cihaz kullanımıdır. Cihaz kullanımı en az 4 yaşına kadar olmak üzere bazı durumlarda 7 yaşına kadar devam ettirilir.

Takip süreci uzun dönemli planlanır. Çocuğun büyümesiyle birlikte ayağın pozisyonu, yürüme şekli, kas dengesi ve olası tekrar bulguları düzenli kontrollerde değerlendirilir.

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩[email protected]
📍Konak/İzmir
•••

Address

Izmir
35340

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof. Dr. Mustafa Can Koşay posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof. Dr. Mustafa Can Koşay:

Share

Category