29/11/2025
Acılı bir deneyim yaşayan insanın refleksif tepkisi anlamaya çalışmaktır. Acının başlatıcısı nesneye "neden" sorusunu defalarca sorar. Tatmin edici bir cevap alamayan bireyin bu arayıştan vazgeçeceğini beklerken malesef birey için bu büyük bir boşluk ve yenilgiyi kabul etmek olacağı için sorgulamaya devam eder. Farklı ama benzer durum ve kişilerden alternatif cevaplar alır. En azından bir tanesinin anlamsızlığı ortadan kaldıracak cevap olacağına inansa da zihninde kurduğu denklemi çözümü imkansızlaştıracak kadar karmaşaya sürükler. Bulduğu cevaplar yanlış değildir. Hatta farkına varmadan sorun ve acının kaynağıyla karşılaşmıştır da. Ama artık sorgulama sarmalının içinde çözüme dair adım atmanın ağır duygusal sorumluluğunu almaya ihtiyaç duymaz.Bu aşamada depresyon bireyin hayatına yerleşmiştir. Aynı sorunun etrafında, onu anlamaya çalışma niyetiyle bitmek bilmez sorular sorar.
Bu sorundan kurtulmak için terapiye başvurduğunda ise sürekli onları bu hale neyin getirdiğini konuşmak ister. Bu uğraşa terapistin de katılıp neyin yanlış ve uyumsuz olduğunu bulma ümidiyle neden araştırmasına devam etmesi, bireyi yaşadığı acıdan uzaklaştırmak yerine sorunun içselleştirilmesine yol açar.
İnsanı depresyona iten yüzlerce farklı sebep varken onu depresyondan çıkaracak yol tektir. Çözüme dair davranışsal adımlar atıp bunu alışkanlığa dönüştürmek. Yaşadığı duyguları göz ardı etmeden; zor olsa da harekete, iletişime ve üretkenliğe yönelmesidir.