03/08/2026
Onlar
duvar örüyor
Biz
çocuk büyütüyoruz
Onlar
sınır karakolları kuruyor
Biz
mezarlar
Dünyanın bütün orduları
bir annenin
çocuğunu doyurma isteğinden
daha güçlü olamaz
Biz biliriz
Onlar bunu
bilmez
Ceuta
Afrika’nın kıyısına çakılmış küçük bir Avrupa çivisi
Yüzyıllardır koca bir kıtanın etine batıyor
Ceuta’da
ilk boğulan bir çocuk değildi
bir kıtaydı
Afrikaydı
Onlar
pasaport istediler
Biz
ekmek
Onlar
vize sordular
Biz
sustuk
kim açlığı
tercüme eder
Paris’in banliyölerinde
otomobilleri ateşe veren
Mağripli gençlerle
Ceuta’da
denizi geçen
Faslı çocuklar
henüz birbirlerini tanımıyor
Ama aynı gece
aynı rüyayı görüyorlar
Biri
kapının içinden kovuluyor
Öteki
kapının dışında bekliyor
Biri diyecek ki
Beni Paris doğurdu, ama hiç evlat edinmedi
Öteki diyecek ki
Ben Avrupa’ya yüzerek geldim
ama deniz bile daha sıcaktı
Sonra aynı sessizlikte sigara yakacaklar
Bir gün
banliyölerin dumanı
Akdeniz’in tuzuyla karışacak
Yakılmış otomobillerle
aşılmış tel örgüler
aynı şarkıyı söyleyecekO gün
askerler
hangi tarafa koşacaklarını
bilemeyecekler
Onların
mahkemeleri var
Bizim
tanıklarımız
Onların
gazeteleri var
Bizim
ölülerimiz
Onların
borsaları var
Bizim
ekmek topladığımız çöplerimiz
Onların
demokrasileri var
Bizim
kaçak sandallarımız
Sonra
herkes şaşıracak
Nasıl olur da
aç insanlar
duvarlardan daha uzun yaşar
Bir gün
Afrika
Avrupayı işgal etmeyecek
Sadece
çocuklarını
geri almaya gelecek
Bana
göçten söz etmeyin
Göç
leyleklerin yaptığı şeydir
Bunun adı
eve dönüş
Bizden çaldıklarını
birkaç ülkenin kasasına sakladılar
Biz yoksullar
bir gün
o kasaların kapısını çalacağız
O gün
Ceuta
bir şehir olmayacak
bir kehanet olacak
Tarih kitapları
Önce insanlar yürüdü
Sonra haritalar
diye yazacak
ct Ağustos 2026