Uzman Psikolog Tuğba Atak

Uzman Psikolog Tuğba Atak Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Uzman Psikolog Tuğba Atak, Psychotherapist, Izmir.

*Uzman psikolog
*İntegratif psikoterapist
*Çocuk, ergen, yetişkin ve çift psikolojik danışmanlığı
*Transaksiyonel analiz, şema terapisi, deneyimsel oyun terapisi uygulayıcısı

Çocuklarımızın teknolojiyi ve sosyal medyayı doğru kullanmalarını istiyoruz. Peki biz doğru kullanabiliyor muyuz?
18/10/2022

Çocuklarımızın teknolojiyi ve sosyal medyayı doğru kullanmalarını istiyoruz. Peki biz doğru kullanabiliyor muyuz?

Bir sorun yaşadığımızda, sıkıntımız olduğunda bunu paylaştığımız insanların çoğundan empatik tepkiler alırız ancak bu em...
24/09/2021

Bir sorun yaşadığımızda, sıkıntımız olduğunda bunu paylaştığımız insanların çoğundan empatik tepkiler alırız ancak bu empatik tepkilerin çokluğuna rağmen çoğu zaman yeterince anlaşılmış hissetmeyiz. Bu durum sıklıkla "empatinin derinliği" ile ilgilidir. Çevremizden aldığımız her empatik tepki farklı bir derinlikten gelir.

🌸bilişsel empati: Durumun ya da koşulların zorluğunun anlaşılması
🌸duygusal empati: Bu durum karşısında yaşanan duygulara uyumlanma ve karşıdaki kişinin duygusal iç dünyasını anlama
🌸empatik ilgi: duygusal uyumlanmanın en üst düzeyde olması ve karşıdaki kişinin sıkıntısına yardımcı olabilmek için harekete geçme motivasyonu gösterme

Çoğu zaman duygusal empati ve empatik ilgi gördüğümüzde anlaşılmış olduğumuzu hissederiz. Fakat bu düzeyde empati çoğu zaman yorucudur. Bu nedenle bu düzeylerde karşımızdakinin duygusal iç dünyasına uyumlanma konusunda seçiciyizdir. Bazı insanlara, bazı durumlarda ancak o düzeylerde uyumlanma gösterebiliriz. Bu nedenle bize empati yapıldığında da çoğu tepkinin bilişsel düzeyde, ortalama tepkinin duygusal düzeyde çok az tepkinin de empatik ilgi düzeyinde olduğunu görürüz.

Toplumsal facialarda (doğal afet, toplu iş kazaları, savaş, salgınlar, ekonomik kriz vb.) mağdurlar herkesi etkilese de herkesin eşit düzeyde tepki vermemesi bu çerçevede anlaşılır görünüyor. Çoğu kişi durumu ve koşulların zorluğunu anlayıp tepki verirken ortalama sayıda insan gerçekten duygusal olarak uyumlanabiliyor. Toplumun geneline kıyasla çok az insan da gerçekten sorunun çözümü ve sıkıntıların giderilmesi için eyleme geçiyor.

Genelde öfkenin doğru ifade edilmemesi denildiğinde ilk olarak fiziksel şiddet düşünülse de tek yanlış ifade fiziksel şi...
31/03/2021

Genelde öfkenin doğru ifade edilmemesi denildiğinde ilk olarak fiziksel şiddet düşünülse de tek yanlış ifade fiziksel şiddet değildir.
Şiddetli sözel ifadeler, bağırma da şiddetin bir türü olduğu gibi öfkenin yanlış ifade edilmesidir.
Bazen ufak olaylarda öfke göstermemek için uğraştığımızda sonunda durumla uyumsuz yoğun öfke patlaması yaşayabiliriz. Bu da sağlıksız ifadelerden biridir. Her durumda, duruma uygun düzeyde öfkemizi ifade ettiğimizde bu patlamalara neden olacak bir sıkışma ve engellenmişlik hissinin önüne geçmek mümkün olabilir.
Bazen öfkeyi doğrudan ifade etmek yerine pasif ifadeler seçebiliriz. İğneleme, devamlı sitem etme, mesafe koyma gibi pasif ifadeler hem açık iletişimi engeller hem de duygumuzun tam karşılığı olmadığı için yeterince kendimizi ifade edemememize neden olur.
Öfkemiz makul davranamayacağımız kadar yoğunsa ortamdan uzaklaşarak ya da mola vererek, makul davranabileceğimiz düzeydeyse uygun şekilde ifade edilerek yönetilebilir.

Bazı ilişkilerde çokça tanık olduğumuz bir dinamiktir; "Kaçan kovalanır." Halbuki ilişkide ihtiyaç duyduğumuz temas ve s...
27/03/2021

Bazı ilişkilerde çokça tanık olduğumuz bir dinamiktir; "Kaçan kovalanır." Halbuki ilişkide ihtiyaç duyduğumuz temas ve samimiyeti ancak karşımızdakiyle aynı niyet ve yakınlıkta buluştuğumuzda elde ederiz. Kaçanın kovalandığı ilişkilerde taraflar kaçma ve kovalama pozisyonlarını zamanla değiştirirler. Bu kaygılı-kaçıngan bağlanma örüntülü ilişkilerin doğal dinamiğidir. Nasıl ki iki cam sileceği sırayla birbirini kovalayıp  hiç aynı noktada birleşemiyor ve çok az birbirlerine temas edebiliyorlarsa böylesi ilişkilerde de ortak bir niyet noktasında buluşup ihtiyaç duyulan yakınlığın elde edilmesi mümkün değildir.

Geçmişte yaşadığınız travmatik bir deneyim veya haksızlık sonrası öfke duygunuzun hala sizinle olması ve geçmemesi tanıd...
25/03/2021

Geçmişte yaşadığınız travmatik bir deneyim veya haksızlık sonrası öfke duygunuzun hala sizinle olması ve geçmemesi tanıdık geliyor mu? Öncelikle bu son derece normal, her ne kadar o öfke ile kalmak ve uğraşmak çok zor olsa da öfkenin hala var olması çok anlaşılır. Haksızlık ne kadar büyükse öfke de o kadar büyük olur. Özellikle bu haksızlığı yapan kişi buna dair gözle görülür bir bedel ödememişse, tam olarak yüzleşme gerçekleşmemişse bu meselenin içinizde kapanmaması doğaldır. Aynı zamanda o öfke tekrardan haksızlığa uğramamak için koruyucu bir kalkan olma işlevi de görür. Burada ihtiyaç duyulan kapanış affedip özgür bırakmak değildir. Öfkeden kurtulmak üzere içten gelmeyen her affediş zamanla öfkenin kendinize yönelmesine ve çökkünlüğe neden olabilir. Kapanış, kendi içinizde bu durumla ve bunun etkileriyle yüzleşerek, reel hayatta -eğer mümkünse- yüzleşerek gerçekleşebilir. Yaşadığınız haksızlığın sizi bütünüyle tanımlamasına izin verdiğinizde öfke kimliğinizin bir parçası olur ve onunla mücadele etmek zorlaşır. Siz yaşadığınız ve olduğunuz her şeyin toplamısınız, tek bir olayın ya da durumun sonucu değil. Bu indirgemekten çok kendinize bütünsel bakmayı mümkün kılar. Eğer bu bakış açısını kendi hayatınızda uygulamak size çok zor geliyorsa bu, söz konusu durumun etkilerinin derinliğiyle ya da sürekliliğiyle ilgili olabilir. Bu noktada profesyonel bir destek ile bunu sağlayabilirsiniz.

Popüler psikolojinin en bilindik söylemidir; "eleştirel iç sesinizi susturun, onu dinlemeyin." Oysa ki kendimizi o eleşt...
23/03/2021

Popüler psikolojinin en bilindik söylemidir; "eleştirel iç sesinizi susturun, onu dinlemeyin." Oysa ki kendimizi o eleştiri döngüsünden çıkarmak ve daha iyi anlamak istiyorsak o sesten daha iyi bir ipucumuz yoktur. Eleştirel iç sesimizin neyi, ne zaman söylediğini fark ettiğimizde bizim için hassas konuların ne olduğunu, yaralarımızın nereden geldiğini anlamamız mümkün olur. O ses, bunca zamandır bizim için zaman zaman koruyucu olduğu için hala daha bizimledir. Bir yanımız o eleştiriyle denge kurduğumuzu bildiği için onu hala içimizde tutar. Önce o eleştirinin hangi noktada bizim içimizdeki dengeyi koruduğunu anlamak artık o sese ihtiyacımızın kalmaması için önemlidir ve ancak anladıktan sonra o eleştiri döngüsünden çıkmak mümkün olur.

Kadına yönelik işlenen suçların ülkenin gündeminden düşmediği, sosyal medyada haber olmadan yargı mekanizmasının yeteri ...
08/03/2021

Kadına yönelik işlenen suçların ülkenin gündeminden düşmediği, sosyal medyada haber olmadan yargı mekanizmasının yeteri kadar işlemediği ülke koşullarında da olsak 8 Mart Dünya Emekçi kadınlar günü kutlu olsun. Ama kadın hakları 1 gün konuşmakla sınırlı kalmasın. Sosyal medyada haber olmasına gerek kalmaksızın kadına şiddet suçları cezalandırılsın, kadına karşı işlenen şiddet suçlarında indirim uygulanmasın. Uygarlık bir toplumda hem kadının hem erkeğin omuzları üzerinde yükselir. Kadının yok sayıldığı, hor görüldüğü toplumda ilerleme olmaz. Hiçbir kadının siyah beyaz fotoğrafının şiddet mağduriyetinin ardından anma mesajlarıyla sosyal medya hesaplarında paylaşılmadığı günlere özlemle...

Şefkatli ve kabul edici olmak, yakın olmak sınırlara sahip olmamak anlamına gelmez. Herkes yaptıklarından sorumlu olursa...
02/12/2020

Şefkatli ve kabul edici olmak, yakın olmak sınırlara sahip olmamak anlamına gelmez. Herkes yaptıklarından sorumlu olursa gerçek samimiyet ortaya çıkar. Kişilerarası ilişkilerde, insanın kendiyle kurduğu ilişkide, kurumlarda, toplum içinde ve çocuk eğitiminde sorumlu tutma, utandırma ve suçlamaya kıyasla çok daha işlevseldir. Şefkatli ve kabullenici olmak için sınırlar koymamak öfke biriktirmeye, biriken öfkeyse suçlama ve utandırmaya yol açar. Hayatımızdaki insanları davranışlarından sorumlu tutmadığımızda onlara; ihtiyaçlarımızın, taleplerimizin, beklentilerimizin ihmal edilebileceği mesajı veririz. Oysa ki karşımızdaki kişiyi ve tabi bazen kendimizi kişiliğe değil davranışa vurgu yaparak sorumlu tuttuğumuzda gerçek samimiyet filizlenir. 

Hayatın gündelik akışında bazı tepkilerimiz olaylarla uyumsuz olduğunda tepkilerimiz ve davranışlarımız anormal olarak d...
02/11/2020

Hayatın gündelik akışında bazı tepkilerimiz olaylarla uyumsuz olduğunda tepkilerimiz ve davranışlarımız anormal olarak değerlendirilebilir. Ancak koşullar normalin dışına çıktığında durum farklılaşır. Afet, savaş gibi travmatik durumlarda verilen akut stres tepkileri olağandır. Kaygı, uyku bozukluğu, ayrılma anksiyetesi, fobik tepkiler akut stres tepkileri olarak sayılabilir. Patoloji; normal koşullarda verilen olağandışı tepkilerdir. Olağandışı koşullarda verilen olağandışı tepkiler normaldir. Yardım gereksinimini daha sağlıklı değerlendirmek için zamana ihtiyacınız olabilir

Geçmiş olsun İzmir. Gerçekten zor bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte ebeveynlerin çocuklarına doğru yaklaşımları onların...
31/10/2020

Geçmiş olsun İzmir. Gerçekten zor bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte ebeveynlerin çocuklarına doğru yaklaşımları onların güç ve kontrol kaybından doğan çaresizlik hislerini yatıştıracaktır.

Address

Izmir

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzman Psikolog Tuğba Atak posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share