08/06/2026
İnsan yetişkin olduğunda bile çocukluk ihtiyaçlarını içinde taşır. Sevgi, güven, kabul, anlaşılmak… çocukluğunda eksik kalan her şey yetişkinlikte daha yüksek bir ihtiyaç olarak kendini gösterir. Bu nedenle bazı insanlar sevgiye doyamaz, bazıları sürekli güven arar, bazıları ise anlaşılmak için yorucu bir çaba içinde olur.
Çocuklukta duyulamayan ihtiyaçların yetişkinlik ilişkilerinde tekrar tekrar sahnelenmesi bir tesadüf değildir. Bu, zihnin ve kalbin “geçmiş yarayı bu kez farklı bir sonla tamamlama” çabasıdır. İnsan eksik bırakıldığı yerden sevilmek ister çünkü o eksiklik kapanmadıkça huzur tam olarak yerleşmez.
Bu yüzden ilişkilerdeki ihtiyaçların yoğunluğu çoğu zaman bugünün değil, geçmişin sesidir.