Uzm. Psikologunuz

Uzm. Psikologunuz Uzman Gelişim Psikoloğu
Meb Onaylı Aile Danışmanı
Gelişim psikolojisi yaşamın her dönemini ele alır.

Bilinçli bir şekilde davranışlarını değiştirme ve stres yönetimi.

İnsan yetişkin olduğunda bile çocukluk ihtiyaçlarını içinde taşır. Sevgi, güven, kabul, anlaşılmak… çocukluğunda eksik k...
08/06/2026

İnsan yetişkin olduğunda bile çocukluk ihtiyaçlarını içinde taşır. Sevgi, güven, kabul, anlaşılmak… çocukluğunda eksik kalan her şey yetişkinlikte daha yüksek bir ihtiyaç olarak kendini gösterir. Bu nedenle bazı insanlar sevgiye doyamaz, bazıları sürekli güven arar, bazıları ise anlaşılmak için yorucu bir çaba içinde olur.

Çocuklukta duyulamayan ihtiyaçların yetişkinlik ilişkilerinde tekrar tekrar sahnelenmesi bir tesadüf değildir. Bu, zihnin ve kalbin “geçmiş yarayı bu kez farklı bir sonla tamamlama” çabasıdır. İnsan eksik bırakıldığı yerden sevilmek ister çünkü o eksiklik kapanmadıkça huzur tam olarak yerleşmez.

Bu yüzden ilişkilerdeki ihtiyaçların yoğunluğu çoğu zaman bugünün değil, geçmişin sesidir.

Her ilişkide kırılmalar olur. Yanlış anlaşılmalar, duygusal geri çekilmeler, bazen istemeden verilen zararlar… bunlar il...
01/06/2026

Her ilişkide kırılmalar olur. Yanlış anlaşılmalar, duygusal geri çekilmeler, bazen istemeden verilen zararlar… bunlar ilişkinin doğal parçalarıdır. Asıl önemli olan, kırılmanın ardından ne olduğudur. Çünkü tamir etmek, bir hatayı telafi etmekten çok daha fazlasıdır; karşıdakinin acısını görebilmek, sorumluluk alabilmek ve bağa yeniden yatırım yapabilmektir.

Mükemmellik beklentisi ilişkileri kırılgan hâle getirir. Oysa tamir kapasitesi ilişkileri dayanıklı kılar. Bir özrün içtenliği, bir duygunun fark edildiğini hissettirmesi, bir davranışın sorumluluğunun alınması… tüm bunlar ilişkide güveni yeniden kurar. Sevginin gerçek gücü kusursuzlukta değil, tamir edebilen kalplerdedir.

29/05/2026

Haklı çıkmak, anlaşılmakla aynı şey değildir. İnsan tartışma sırasında sesini yükselttiğinde çoğu zaman duygularını değil, güvende olmama hâlini ifade eder. Bağırmak bir savunmadır; aslında duyulmadığını hisseden tarafın acelesidir. Ancak sesi yükseltmek çoğu zaman bağı kuvvetlendirmez, iletişim köprülerini yıkar.

Birçok ilişkide insanlar sözlerden değil, duygusal güvenin kaybettiği yerlerden uzaklaşır. Tartışmanın amacı kazanmak değil, birbirini anlamaktır. Çünkü haklı çıkmak bir anlık rahatlama sağlar; fakat güven kaybı, uzun vadeli bir yaradır.

Sağlıklı yakınlık, iki kişinin hem bir arada olabilmesi hem de kendi iç alanına sahip çıkabilmesidir. Birlikte geçirilen...
25/05/2026

Sağlıklı yakınlık, iki kişinin hem bir arada olabilmesi hem de kendi iç alanına sahip çıkabilmesidir. Birlikte geçirilen zaman kadar, ayrı geçirilen zaman da ilişkiyi besler. Çünkü bireysellik kaybolduğunda, ilişki nefes alamaz. Aşırı birleşme, bir süre sonra boğulma hissi yaratır ve bu durum sevginin değil kaygının bir sonucu olarak ortaya çıkar.

Gerçek yakınlık, sınırların korunduğu yerde büyür. Ne uzak ne de iç içe geçmiş… tam olarak “yakın ama boğmayan” bir denge. İki insan hem “biz” olabildiğinde hem de “ben” kalabildiğinde ilişkide güven, saygı ve sürdürülebilirlik oluşur.

İnsan, hayatı boyunca birçok kırgınlığı onarabilir; yanlış anlaşılmaları, tartışmaları, hataları… fakat değersiz hissetm...
22/05/2026

İnsan, hayatı boyunca birçok kırgınlığı onarabilir; yanlış anlaşılmaları, tartışmaları, hataları… fakat değersiz hissetmek farklı bir iz bırakır. Çünkü değersizlik, sadece o anı etkilemez; kişinin kendilik algısını incitir. “Ben önemli değilim” duygusu yerleştiğinde, kişi artık sadece ilişkiye değil, kendine olan güvenini de kaybetmeye başlar.

Bir ilişkide sürekli geri planda kalmak, sürekli açıklamak zorunda olmak, hep çabalayan taraf olmak… zamanla kişiyi yorar. Bu yorgunluk yalnızca ilişkiye değil, benliğe yönelir. İnsan bir süre sonra sevdiğini değil, kendini kaybettiğini fark eder. Bu yüzden ilişkilerde en büyük yara kırılmak değil, görünmez hâle gelmektir.

20/05/2026

“İyi görünmek, iyi olmak değildir.”
“Terapi zayıflık değil, kendine sahip çıkmaktır.”
“Online terapi ile bulunduğun yerden iyileşmeye başlayabilirsin.”

“Danışmanlık için mesaj at.”

18/05/2026

Birini sevdiğini bilmek insana sıcaklık verir ama sevildiğini hissetmek insanda kök salar. Çünkü duygu, yalnızca zihinde var olduğunda soyut kalır; eyleme geçtiğinde ise güven oluşturur. İnsan ilişkilerinde en temel ihtiyaçlardan biri, karşıdakinin içindeki sevgiyi tahmin etmek değil, o sevginin davranışlara yansımasını deneyimlemektir.

Kimse, sadece sözlerle sürdürülen bir bağda uzun süre kendini güvende hissedemez. Değer görmek, ilgi görmek, önemsenmek… bunlar sevginin görünür hâlleridir. Bu nedenle ilişkiler “beni seviyor mu acaba?” sorusuyla değil, “bu sevgi bana nasıl hissettiriyor?” cevabıyla güçlenir. Çünkü sevgiyi bilmek zihin için, hissetmek ise kalp için onarıcıdır.

11/05/2026

Doğru olmak yetmez.
Doğrunun zamanı ve dili de önemlidir.

“Ben sadece gerçeği söyledim” cümlesi, çoğu zaman ilişkinin arkasına saklanılan bir savunmadır.

Bir cümle doğru olabilir.
Ama karşı tarafın duygusal kapasitesi o an o gerçeği taşımaya hazır olmayabilir.

Bazen bir söz kırıcı olduğu için değil, yanlış zamanda söylendiği için yaralar.

İletişim yalnızca doğruluk değil, duyarlılık da gerektirir.

Haklı olmak ilişkiyi sürdürmez. Doğru şekilde ifade etmek sürdürür.

Söylemek istediğin şey doğru olabilir.
Ama o an söylenmesi gerekli miydi?

04/05/2026

Birçok tartışma anlaşılmamaktan değil, dinlenmemekten çıkar.

Karşındaki konuşurken sen cevabını hazırlıyorsan, aslında orada değilsindir.

Gerçek dinleme; savunmayı askıya almak, haklı çıkma ihtiyacını durdurmak ve karşındakinin dünyasına geçici olarak misafir olabilmektir.

Bir insan duyulduğunu hissettiğinde sesi yumuşar.
Anlaşılmadığını hissettiğinde yükselir.

Çoğu tartışmada iki kişi de aynı şeyi ister:
“Beni anla.”

Ama ikisi de anlatmaya odaklanır.

Karşındakini gerçekten duyduğunda, yarı yol zaten alınır.

Sabır; susmak değildir.İçine atmak hiç değildir.Sabır, duygunun geldiği an ile tepkinin verildiği an arasına bilinç koya...
01/05/2026

Sabır; susmak değildir.
İçine atmak hiç değildir.

Sabır, duygunun geldiği an ile tepkinin verildiği an arasına bilinç koyabilmektir.

Öfke yükseldiğinde bağırmamak, kırıldığında hemen geri çekilmemek, incindiğinde saldırıya geçmemek…

Sabır; karşı tarafı kontrol etmek değil, kendi iç dalganı düzenleyebilmektir.

Anlık tepkiler geçici rahatlatır.
“İçimi döktüm” hissi verir.
Ama çoğu zaman kalıcı hasar bırakır.

Duygusal olgunluk, tepkiyi erteleyebilme kapasitesidir. Çünkü bazen ilişkiyi koruyan şey haklılık değil, zamanlamadır.

Gerçek güç, sesini yükseltmekte değil; kendini tutabilmektedir.

Address

Atıf Bey Mahallesi, şehit Feridun Pözüt Caddesi
Izmir

Opening Hours

Monday 09:00 - 20:00
Tuesday 09:00 - 20:00
Wednesday 09:00 - 20:00
Thursday 09:00 - 20:00
Friday 09:00 - 20:00
Saturday 09:00 - 20:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzm. Psikologunuz posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Uzm. Psikologunuz:

Shortcuts

Share