Diyetisyen Çisem Nur Ertopçu

Diyetisyen Çisem Nur Ertopçu Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Diyetisyen Çisem Nur Ertopçu, Nutritionist, Kocasinan mah. İstanbul Caddesi Onas apt. 2 No:40 K:1 D:1, Lüleburgaz.

Sağlıklı beslenme önerileri
Hastalıklarda beslenme tedavisi (çölyak, ibs, tiroid hastalıkları, mide hastalıkları…)
Anne çocuk beslenmesi
Adölesan beslenmesi
Sporcu beslenmesi
Kilo alma
Kilo verme
Kilo koruma

23/07/2026

Sabah “çok iyi” başlayıp akşam kendini kontrolsüzce yerken buluyorsan, sorun her zaman iraden olmayabilir. Sorun, gün boyunca uyguladığın katı kurallar olabilir.

“Ekmek yasak.”
“Tatlı asla yenmez.”
“Doymadan kalkmalıyım.”

Bir yiyeceği sürekli yasaklamak, ona yönelik zihinsel ilgiyi ve yeme isteğini artırabilir. Araştırmalar, katı beslenme kısıtlamalarının bazı kişilerde yiyecek uyaranlarına karşı hassasiyeti ve kontrol kaybı hissini güçlendirebildiğini gösteriyor. (PubMed)

Çünkü tokluk yalnızca midenin dolması değildir. Yeterli enerji almak, öğünlerde protein gibi doyurucu bileşenlere yer vermek ve yediğin yemekten keyif almak da beslenmenin sürdürülebilirliği açısından önemlidir. Proteinin özellikle kısa vadede tokluk hissini destekleyebildiğine dair güçlü bulgular bulunuyor. (PMC)

Sırf düşük kalorili olduğu için sevmediğin yemekleri yemek; fiziksel olarak doysan bile zihinsel olarak sürekli “başka bir şey” aramana neden olabilir.

Bu yüzden hedef daha az yemek değil; bedenini ve zihnini tatmin eden, yasaklar yerine dengeyi öğreten bir beslenme düzeni kurmaktır.

Ekmek yiyerek de, tatlıya yer açarak da, doyarak da kilo vermek mümkün. Çünkü sürdürülebilir beslenme irade savaşı değil, ihtiyaçlarını doğru şekilde karşılayabilme becerisidir. 🤍

21/07/2026

Diyetler çoğu zaman açlıktan değil, dirençten yarıda kalır.

Çünkü değişmek yalnızca kilo vermek değildir.
Alıştığın düzeni, kendini koruma biçimlerini ve yıllardır taşıdığın kimliği de geride bırakmayı gerektirir.

İnsan bazen kötü hissetmeye alışır.
İyi hissetmekse bilinmezdir.
Daha enerjik, daha özgüvenli, daha görünür bir hâlin nasıl bir hayat getireceğini bilmemek korkutabilir.

Bu yüzden direnç, “Yapamıyorum” diye değil;
“Bugün bozsam ne olur?”,
“Pazartesi yeniden başlarım”,
“Zaten bende işe yaramıyor” diye konuşur.

Belki de yarıda kalan şey diyet değil;
henüz tanımadığın güzel bir hayata yaklaşırken duyduğun korkudur.

Değişim, yalnızca eski bedeninden değil, eski hikâyenden de ayrılabilmektir.

20/07/2026

1999 yılında Journal of the American Dietetic Association dergisinde yayımlanan “Chocolate: Food or Drug?” başlıklı derlemede de çikolata isteği; besin içeriği, duyusal özellikler, ruh hâli ve beynin ödül sistemi üzerinden ele alınıyor.

Uzun süre aç kalmak ya da öğünleri geçiştirmek, karbonhidrat ve yağ içeriği yüksek yiyeceklere yönelme isteğini artırabilir.

International Journal of Obesity dergisinde yayımlanan altı aylık bir çalışmada, açlık düzeyi arttıkça yeme isteklerinin sıklığı ve şiddetinin de arttığı gösteriliyor.

Yine The American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayımlanan bir çalışmada, protein içeriği yüksek kahvaltı tüketen kişilerin gün içinde daha tok hissettiği, yiyeceğe yönelik motivasyonlarının ve akşam atıştırmalarının azaldığı görülüyor.

Bu nedenle tatlıya yönelmeden önce yoğurt, kefir, yumurta, peynir ya da peynirli bir salata gibi protein içeren bir seçenek tercih edebilirsin.

Sonrasında hâlâ tatlı istiyorsan tatlını da yiyebilirsin.

Buradaki amaç kendine yasaklar koymak değil.

Asıl amaç, bedeninin ihtiyacını birkaç lokmayla geçiştirmek yerine daha dengeli bir öğünle karşılamak.

Canın bir şey istediğinde kendine şu soruları sor:

Son öğününü ne zaman yedin?

Yeterli protein aldın mı?

Karbonhidrat ve lif tüketimin yeterli mi?

Uykusuz ya da stresli misin?

Gerçekten aç mısın, yoksa sadece belirli bir tadı mı istiyorsun?

Bedenini dinlemek, her isteği bastırmak değil; o isteğin arkasındaki ihtiyacı fark edip daha dengeli seçimler yapmaktır.💖☺️

03/07/2026

Birçoğumuz sağlıklı beslenmeye ve düzenli hareket etmeye başladıktan birkaç hafta sonra aynaya bakıp aynı cümleyi kuruyoruz:

“Hiçbir şey değişmiyor.”

Oysa vücudumuz, aynadan çok daha önce değişmeye başlıyor.

Yağ kaybı, bir gecede gerçekleşen bir süreç değildir. Vücut, oluşturduğun enerji açığı sayesinde zamanla yağ depolarını enerji olarak kullanmaya başlar.

Bu süreçte yağ hücreleri bir anda yok olmaz; içlerindeki yağ miktarı giderek azalır. Yani değişim, her gün çok küçük adımlarla gerçekleşir.

Üstelik tartıda veya aynada hemen fark edilmemesinin birçok nedeni vardır. Günlük su dengesi, hormonal değişimler, sindirim sistemi doluluğu, uyku düzeni, stres seviyesi ve hatta tuz tüketimi bile kiloda geçici dalgalanmalara neden olabilir.

Bu yüzden birkaç günlük veya haftalık görüntüye bakarak “yağ yakamıyorum” demek çoğu zaman doğru değildir.

Bilimsel olarak biliyoruz ki sürdürülebilir yağ kaybı; mükemmel beslenmekten değil, uzun süre devam ettirilebilen alışkanlıklardan geçer.

Kendini sürekli kısıtlamak, aç bırakmak veya saatlerce egzersiz yapmak kısa vadede sonuç verse bile çoğu zaman sürdürülebilir değildir. Bunun sonucunda eski alışkanlıklara dönmek ve verilen kiloları geri almak çok daha kolay hale gelir.

Asıl hedef, sadece kilo vermek değil; yaşam tarzını değiştirmektir.

Çünkü sen;

🤍 Hareket etmeyi sevdiğinde,
🤍 Beslenmeyi bir ceza olarak görmediğinde,
🤍 Kendini başkalarıyla kıyaslamayı bıraktığında,
🤍 Süreci sabırla sürdürdüğünde...

Sadece bedenin değil, alışkanlıkların da değişir.

Ve işte kalıcı sonuçları getiren şey tam olarak budur.

Unutma; her sağlıklı öğün, her yürüyüş, her egzersiz ve her doğru seçim vücuduna “değişmeye devam et” mesajı verir.

Sen fark etmiyor olsan bile, vücudun senin adına çalışmaya devam eder.

Bu yüzden değişimi sadece aynada arama.
Daha rahat çıkan kıyafetlerde,
Daha iyi uyuduğun gecelerde,
Merdiven çıkarken nefes nefese kalmamanda,
Kendini daha enerjik hissetmende,
Kan değerlerinin iyileşmesinde,
Ve en �

Bazı mutluluklar bu kadar kolay… Bir sabah serinliğinde bahçeye çıkmak, toprağa dokunmak, kendi emeğinle yetiştirdiğin r...
01/07/2026

Bazı mutluluklar bu kadar kolay…

Bir sabah serinliğinde bahçeye çıkmak, toprağa dokunmak, kendi emeğinle yetiştirdiğin rokaları toplamak ve o anın sessizliğine bahçenin kedilerinin eşlik etmesi gibi…

Anneannemi her gördüğümde bana hep aynı şeyi hatırlatıyor: Hayat aslında yavaşlayınca güzelleşiyor. Toprağın bereketini, emeğin değerini ve paylaşmanın mutluluğunu en güzel ondan öğreniyorum. Dalından kopan her yeşillikte, bahçede dolaşan her patili dostta ayrı bir huzur var.

Belki de bu yüzden köylerin, bahçelerin ve eski alışkanlıkların yeri hep başka… Çünkü bize sahip olduklarımızdan çok, hissettiklerimizi hatırlatıyor. Bir avuç taze roka, birkaç meraklı kedi ve sevgiyle geçen birkaç saat… Bazen insanın ihtiyacı olan tek şey gerçekten bu kadar basit.

Siz de çocukluğunuzdan kalan, size huzur veren böyle bir anıyı hâlâ taşıyor musunuz? Belki bir bahçe, belki bir meyve ağacı, belki de sizi kapıda karşılayan bir patili dost… 🌿🐈💚

29/06/2026

Sürekli aç hissediyor, tatlı krizleri yaşıyor veya bir türlü doymuyorsan sebep sadece irade olmayabilir. 👇

Vücudunda bazı mineral eksiklikleri iştah kontrolünü etkileyebilir:

✅ Çinko: Tat ve koku duyusunu, iştahı ve metabolizmayı destekler.

✅ Krom: Kan şekeri dengesine katkı sağlayarak tatlı isteğinin kontrolüne yardımcı olabilir.

✅ Magnezyum: Enerji üretimi ve sinir sistemi fonksiyonlarında rol oynar. Eksikliğinde yorgunluk ve bazı kişilerde artan tatlı isteği görülebilir.

⚠️ Ancak unutma: Sürekli açlık hissinin tek nedeni mineral eksikliği değildir. Yetersiz protein alımı, uyku eksikliği, stres, hormonal sorunlar ve diğer sağlık durumları da etkili olabilir.

Mineral takviyesi kullanmadan önce eksikliğin kan tahlili ve sağlık değerlendirmesiyle doğrulanması en doğru yaklaşımdır.

Kaydetmeyi unutma ve bu bilgiyi ihtiyacı olan bir arkadaşınla paylaş! 💚

25/06/2026

Canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Motive olamıyorum. Nasıl motive olacağım diyen arkadaşlarına gönder 🚀

24/06/2026

Bir besini “sağlıklı” ya da “sağlıksız” olarak etiketlediğimizde, yemeğe karşı bakış açımız da değişmeye başlar. Özellikle “yasak” veya “kötü” olarak gördüğümüz yiyecekleri tükettiğimizde suçluluk, pişmanlık ve kontrol kaybı hissedebiliriz.

Oysa hiçbir besin tek başına sağlıklı ya da sağlıksız değildir.

Sağlığı etkileyen; genel beslenme düzenimiz, porsiyonlarımız, yaşam tarzımız ve besinlerle kurduğumuz ilişkidir. Dondurma da dengeli bir beslenme planının içinde yer alabilecek yiyeceklerden biridir.

Kendinize şu soruyu sorun: “Bir dondurma yemek gerçekten tüm beslenme düzenimi değiştirebilir mi?” Cevap büyük ihtimalle hayırdır. Nasıl ki tek bir salata bizi bir anda daha sağlıklı yapmıyorsa, tek bir dondurma da sağlıksız yapmaz.

Besinleri ahlaki etiketlerden arındırdığımızda, yeme davranışımız üzerindeki baskı azalır. Böylece hem daha bilinçli seçimler yapabilir hem de yedikten sonra suçluluk duymak yerine yemeğin keyfini çıkarabiliriz.

Unutmayın; amaç mükemmel beslenmek değil, sürdürülebilir ve dengeli beslenmektir. Dondurma da bu dengenin bir parçası olabilir. 🍦✨

Address

Kocasinan Mah. İstanbul Caddesi Onas Apt. 2 No:40 K:1 D:1
Lüleburgaz
39750

Opening Hours

Monday 09:00 - 20:00
Tuesday 09:00 - 20:00
Wednesday 09:00 - 20:00
Thursday 09:00 - 20:00
Friday 09:00 - 20:00
Saturday 09:00 - 20:00

Telephone

+905411193939

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Diyetisyen Çisem Nur Ertopçu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Diyetisyen Çisem Nur Ertopçu:

Shortcuts

Share

Category