14/07/2026
GÜNÜMÜZÜN ÖZETİ Maalesef Dünden bu güne yaşadığımız en büyük sıkıntı, genelleme yapmadan söylüyorum,Siyasette,kamuda ve kısaca Vatandaşın yönetiminde bulunanların çoğu;
Harun gibi gelip Karun gibi gitmektedirler.
Bu olay sadece bir servet birikimini değil, aynı zamanda ahlaki bir iflası ve çürümeyi temsil etmektedir.
Bu durum, toplumun güven duygusunu temelinden sarsan bir yozlaşmaya yol açmaktadır.
Harun gibi gelip Karun gibi olanlar cümlesi; bir davanın, bir inancın veya bir topluluğun içerisinden "Harun" gibi mütevazı, samimi, idealist ve fedakâr bir duruşla yola çıkanların; zamanla o yolda elde ettikleri makam, güç veya maddi imkânlarla "Karun" gibi kibirli, dünyevi hırslarının esiri olmuş ve malın/mülkün saltanatına yenik düşmüş bir hale dönüşmelerini ifade eder.
Bu söz, bugün özellikle siyasi ve sosyal çevrelerde liyakatın yerini kibrin, dava bilincinin yerini çıkar ilişkilerinin almasını eleştirmek için kullanılan çok ağır bir teşhistir.
Görev adamı olarak başlayıp, güç zehirlenmesiyle dünyalık hırslarına yenik düşenlerin yarattığı hayal kırıklığını; dostlukların, sadakatin ve ortak değerlerin nasıl birer birer tüketildiğini özetler.
Gücün, makamın ve kamu kaynağının yönetiminin getirdiği imkânlar, karakter sınavını beraberinde getirir. Harun’dan Karun"a geçerken,şunlar başlar;
Makam Sarhoşluğu: Kişi, artık kendi başarısının veya emeğinin değil, sadece oturduğu koltuğun gücünün esiri olmaya başlar.
Çevrenin Değişimi: Çevresindeki samimi dostların yerini, ona her yaptığının doğru olduğunu fısıldayan dalkavuklar ve menfaat odakları alır.
Dünyevi Hırs: Kamu kaynaklarının "beytülmal" (kamu malı) olduğu bilinci yitirilir; makam, zenginleşmek ve statü devşirmek için bir araç haline gelir.
Bu durum toplumda Ahlaki Yıkım ve Güven Kaybına sebep olur,Süreç tamamlandığında ortaya çıkan tablo, sadece kişisel bir servet birikimi değildir; aynı zamanda kamu ahlakının çöküşüdür artık.
Bu gün bu yaşanların toplum üzerindeki etkileri oldukça ağırdır.
Bu tablo, özellikle genç nesillerin siyasete ve kamusal hizmete olan inancını kırmaktadır.
Gençler,Neden emek vereyim ki, sistem zaten böyle yürüyor?" karamsarlığına sürüklenmektedir.
Bakın bu gün İnsanlar, bir makama gelmek için erdem, bilgi veya tecrübeden ziyade güce tutunmanın ve "karunlaşmanın" bir kazanç kapısı olduğunu gördüklerinde, toplumdaki tüm çalışma ve hak etme motivasyonundan uzaklaşmaktadırlar.
Çalışan değil, sistemi kullanan kazanır düşüncesi yerleşmektedir.
En olumsuz tarafı ise;İnsanların inandığı değerler uğruna yola çıkıp, sonunda dünyevi bir hırsa teslim olmaları, o davanın veya o değerlerin halk nezdinde inandırıcılığını sorgular hale gelmektedir.
Bu gün artık,Biz de onlar gibi olalım" diyen bir nesil ile "Bu sistemden hayır gelmez" diyerek küsen bir nesil arasında savrululan gençler var.
Artık ne yapılmalı nereden başlanmalı onu bilemem ama bir yerlerden başlanmalı.
Bu gidişattan ders çıkartılarak daha fazla çöküntüye uğramadan,her alanda baştan aşağı bir sistem kurulmalı,bu gidişata dur denilmeli ve yeniden Müslüman Türk Milleti olarak milli ve manevi bir kimliğe dönüşmemiz sağlanmalıdır.
Ahlaki değerlerin her alanda var olması için gayret sarf edilmelidir.
Aileden başlayıp okullarda artık özümüze dönüşün adımları atılmalıdır.
Yoksa samimi olan herkes geleceğimiz için endişe duymaktadır.
Karakavak mahallesi sosyal yardımlaşma derneği