22/09/2026
Sınır koymak, ilişkide karşımızdaki kişinin davranışlarını yönetmekten çok, kendi davranışımızı düzenleyebilmekle ilgilidir.
Psikolojide sınır kavramı; kişinin neyi kabul edip etmediğini fark etmesi, bunu açıkça ifade edebilmesi ve gerektiğinde kendi davranışını buna göre belirleyebilmesiyle ilişkilidir.
Örneğin partnerinizin tartışma sırasında size hakaret etmesini istemiyorsanız:
“Bir daha bana böyle konuşma.” demek, onun davranışını değiştirmeye yönelik bir taleptir.
“Benimle hakaret edilerek konuşulduğunda bu konuşmayı sürdürmeyeceğim. Sakinleştiğimizde konuşabiliriz.” demek ise kendi sınırınızı tanımlamaktır.
Buradaki önemli fark şu: İlkinde kontrol etmeye çalıştığınız şey karşınızdaki kişinin davranışıdır. İkincisinde ise kendi davranışınızın sorumluluğunu alırsınız.
Ancak sınır koymak sadece cümleyi kurmakla bitmez. Sınır tekrar tekrar ihlal edildiğinde ne yapacağınızı bilmek ve söylediğiniz davranışı gerçekten uygulamak gerekir.
Bu nedenle bazen sorun sınır koymayı bilmemek değil, sınır koyduktan sonra ortaya çıkabilecek suçluluk, reddedilme veya çatışma duygularına dayanmakta zorlanmaktır.
Sağlıklı sınırın temelinde karşı tarafı değiştirmek değil, kendi ihtiyaçlarımızı ve davranışlarımızı fark ederek ilişki içinde kendimizi koruyabilmek vardır.