Uzman Klinik Psikolog Mertan Yılmaz Muğla

Uzman Klinik Psikolog Mertan Yılmaz Muğla Kurumsal, Bireysel ve Eğitim Danışmanlığı faaliyetlerimiz ile Çocuk, Ergen ve Yetişkin bireylere destek vermek için hizmetinizdeyiz.

Manipülatörler duyguları kontrol etmek, karşındakini suçlu hissettirmek veya yönlendirmek için belirli kalıpları tekrarl...
09/06/2026

Manipülatörler duyguları kontrol etmek, karşındakini suçlu hissettirmek veya yönlendirmek için belirli kalıpları tekrarlar.

→ “Abartıyorsun.”
Duygularınızı küçümseyerek sizi kendi hislerinizden şüphe ettirmek ister.

→ “Ben öyle demek istemedim, sen yanlış anladın.”
Yaptığı şeyin sorumluluğunu almamak için suçu size atar.

→ “Sen hep böyle yapıyorsun.”
Genelleme yaparak sizi suçluluk döngüsüne sokar.

→ “Ben senin iyiliğin için söylüyorum.”
Kendi isteğini size iyilik kılıfıyla kabul ettirmeye çalışır.

→ “Bu kadar hassas olma.”
Sizi duygusal olmakla suçlayarak davranışlarını normalleştirmeye çalışır.

✨ Bir cümle masum görünebilir ama sürekli tekrarlanıyorsa niyet değişebilir.

05/06/2026

Zihin bazen seni korumaya çalışırken farkında olmadan sabote eder. Bu bilinçdışı süreçler davranışlarını kontrol etmeni zorlaştırabilir.

→ “Başlayamama” hali: Yeni bir işe başlayamıyorsan tembellik değil; beynin belirsizlikten kaçıyor olabilir. Risk algısı yüksek olduğunda zihin seni o durumdan uzak tutar.

→ İyi giden ilişkileri bozma: Yakınlık korkusu olan kişiler sevildikçe gerginleşebilir. Beyin, geçmişte yaşanan hayal kırıklıklarını hatırlatarak güveni sabote eder.

→ Her şeyi en kötü ihtimale göre düşünme: “Beni koruyor” gibi görünür ama aslında motivasyonu düşürür. Beyin acıyı tekrar yaşamamak için senaryolar üretir.

→ Kendine yüksek standartlar koyma: Başarı gibi görünür ama aslında değersizlik hissinin bir savunma mekanizmasıdır.

→ Kendini sürekli eleştirme: Bu bazen “gelişim isteği” değil, çocuklukta öğrenilmiş bir iç sesin tekrarıdır.

✨ Beyin her zaman bize karşı değil; bazen fazla korumacı olduğu için zarar verebilir.

02/06/2026

Bazı davranışlar dışarıdan bakıldığında “zekâ göstergesi” gibi görünse de psikolojik olarak stresin, kaygının veya zihinsel yükün işaretleri olabilir.

→ Aşırı analiz etme: Çevrenizdeki herkes size “çok düşünüyorsun, çok detaycısın” diyorsa bu her zaman üstün zekâ değil; yüksek kaygı düzeyinin sonucu olabilir. Zihin tehlikeyi önceden tespit etmeye çalıştığı için her ihtimali hesaplar.
→ İlişkilerde mesafeli davranma: “Kimseye hemen güvenmiyor, çok seçicisin” denir ama çoğu zaman bu güvensizlik travmaların veya stresin sonucudur.
→ Sürekli meşgul olma isteği: Zekânın enerjik olması değil, zihnin sessizlikten kaçma çabasıdır. Sessiz kaldığında kaygılarla yüzleşeceğini hisseder.
→ Mükemmeliyetçilik: Dışarıdan disiplin gibi görünür; ancak çoğu zaman hata yapma korkusunun ve eleştirilme kaygısının ürünüdür.
→ Hızlı konuşma veya hızlı düşünme: Bazen yaratıcı zekâdan değil, sinir sisteminin aşırı uyarılmış olmasından kaynaklanır.

✨ Bazı davranışlar “zekâ” gibi görünse de aslında zihnin kendini koruma çabası olabilir.

26/05/2026

Modern insanın en büyük şikâyetlerinden biri:
“Her şeye yetişiyorum ama hiçbir şey beni tatmin etmiyor.”

Bu durum genellikle üç temel sebepten doğar:

✔️ Zihinsel aşırı yük
Sürekli yapılacaklar listesi, sürekli planlar, sürekli hedefler…
Zihin doludur ama iç dünya boştur.

✔️ Anlam eksikliği
Yaptığın şey yoruyor ama içsel bir karşılığı yoksa,
tatmin duygusu oluşmaz.

✔️ Duygusal kopukluk
Kendi duygularını duymadan yaşamak, insanı makine gibi hissettirir.

Gerçek tatmin, günü doldurmakla değil; ona anlam katmakla olur.

Bazen durmak, nefes almak, kendini duymak, en büyük üretkenlik hâline dönüşür.

İlişkiler çoğu zaman büyük hatalarla değil, küçük ama tekrar eden davranışlarla yıpranır.✨ İlgisizlik:“Zaten biliyor” di...
19/05/2026

İlişkiler çoğu zaman büyük hatalarla değil, küçük ama tekrar eden davranışlarla yıpranır.

✨ İlgisizlik:
“Zaten biliyor” diye düşünmek, ilişkiyi sessizce soğutur.

✨ Elinden geleni söylememek:
“Anlasın” beklentisi, anlaşılmamışlık hissi yaratır.

✨ Kırgınlığı biriktirmek:
Küçük incinmeler konuşulmadığında büyük duvarlara dönüşür.

✨ Dinliyormuş gibi yapmak:
Göz teması, ilgi ve zihin açıklığı olmadan yapılan “dinleme” ilişkiyi yorar.

✨ Karşılaştırma:
“Başkalarının eşleri böyle yapıyor” gibi cümleler güvensizlik yaratır.

İlişkileri bozan çoğu zaman bir büyük sorun değil, çok küçük şeylerin birikimidir.

Bir insan kendini gerçekten anlaşıldığında, beyninde güven ve rahatlama ile ilişkili bölgeler aktifleşir.Bu sadece psiko...
15/05/2026

Bir insan kendini gerçekten anlaşıldığında, beyninde güven ve rahatlama ile ilişkili bölgeler aktifleşir.
Bu sadece psikolojik değil, biyolojik bir süreçtir.

✔️ Vagus siniri sakinleşir
Kalp atışı yavaşlar, nefes düzenlenir.

✔️ Kortizol düşer
Stres hormonu azalır.

✔️ Bağ kurma hormonları artar (oksitosin)
Kişi kendini daha güvende ve daha yakın hisseder.

✔️ Duygu düzenleme becerisi güçlenir
“Yanımda biri var” hissi, duygunun ağırlığını taşımayı kolaylaştırır.

Anlaşılmak bir lüks değil;
insanın biyolojik olarak ihtiyaç duyduğu bir deneyimdir.

Ne kadar zeki, başarılı veya güçlü olursa olsun, her insan duyulduğunda iyileşir.

Duygusal mesafe bir anda oluşmaz.Sessizce, küçük kırılmalarla, konuşulmayan duygularla ve yarım kalan cümlelerle başlar....
12/05/2026

Duygusal mesafe bir anda oluşmaz.
Sessizce, küçük kırılmalarla, konuşulmayan duygularla ve yarım kalan cümlelerle başlar.

İlişkide duygusal mesafenin oluşmasının en yaygın nedenleri:

✔️ Duyguların küçümsenmesi
“Abartıyorsun”, “Bunda ne var?” gibi cümleler kişiyi içine kapatır.

✔️ Sürekli çözüm vermeye çalışmak
Karşı taraf duyulmadığını hisseder.

✔️ Küçük eleştirilerin birikmesi
Zamanla savunma duvarı oluşturur.

✔️ Gerçek yakınlığın yerini rutinlerin alması
İlişki işlemlere dönüşür; temas azalır.

✔️ Kırgınlıkların konuşulmaması
Zihin bu kırgınlıkları saklar, beden mesafe yaratır.

Duygusal mesafe “sevmemek” değildir.
Genellikle “incinmekten korkmak”tır.
Mesafeyi kapatan en güçlü şey ise suçlama değil, açık ve yumuşak iletişimdir.

Bazı çocuklar dışarıdan bakıldığında “güçlü”, “olgun”, “halleder” gibi görünür.Bu görüntü çoğu zaman şunu düşündürür:“Bi...
08/05/2026

Bazı çocuklar dışarıdan bakıldığında “güçlü”, “olgun”, “halleder” gibi görünür.
Bu görüntü çoğu zaman şunu düşündürür:
“Bir problem olursa o idare eder.”

Oysa çocuk güçlü görünse bile duygusal yükünü taşımakta zorlanabilir.

➜ “O halleder,” demek, çocuğun ihtiyacını görmemektir.
Çocuk, ebeveynin suskunluğunu “beni yalnız bırakıyorlar” olarak yorumlayabilir.

➜ Sorumluluğu erken yaşta üstlenen çocuklar dışarıdan başarılı görünür ancak içeride büyük bir kaygı ve baskı taşırlar.

➜ Bu çocuk büyüdüğünde herkesin işini çözen, ama kendi duygusuna yaklaşamayan yetişkinlere dönüşebilir.

Bir çocuğun olgun görünmesi,
duygusal desteğe ihtiyacı olmadığı anlamına gelmez.

Güçlü olmak, yalnız kalmak değildir.
Her çocuk görülmeye, duyulmaya ve yanında durulmaya ihtiyaç duyar.

05/05/2026

Bir çocuk diğerine vurduğunda çoğu yetişkin bunu hemen “saldırganlık” olarak etiketler.
Oysa çocukların saldırgan davranışlarının büyük çoğunluğu kötü niyet değil, düzenlenememiş duyguların dışa vurumudur.

Bir çocuğun bir diğerine fiziksel tepki göstermesinin altında genellikle şu nedenler yatar:

✔️ Duygu düzenleme becerisinin henüz gelişmemiş olması
Çocuk öfkelendiğinde, korktuğunda, reddedildiğinde ya da kendini tehdit altında hissettiğinde bedenini kullanır. Bu bir savunma değil; duyguyu taşıyamama hâlidir.

✔️ Dil gelişiminin sınırlı olması
Duyguyu anlatamadığında davranışla ifade etmeye çalışır.

✔️ Evdeki çatışma modelini kopyalama
Evde bağırma, itme, sertleşme varsa çocuk “konflikt böyle çözülür” diye öğrenir.

✔️ Sosyal becerilerin gelişiyor olması
Paylaşmayı, sırasını beklemeyi ve hayal kırıklığını tolere etmeyi öğrenmesi zaman alır.

✔️ Görülme ve duyulma ihtiyacı
Bazı çocuklar görünür olmak için aşırı davranışlara yönelir.

Bir çocuk vurduğunda önce davranışını durdurmak gerekir, evet.
Ama asıl iyileşme “Bu davranış sana ne hissettirdi?” sorusuyla başlar.

Çocuğun saldırısı suç değildir; ebeveyne ve yetişkine gönderilen bir mesajdır.

Çocuklar stresi yetişkinler gibi ifade edemez; çoğu zaman davranışlarıyla sinyal verirler.Fiziksel belirtiler:• Karın ağ...
28/04/2026

Çocuklar stresi yetişkinler gibi ifade edemez; çoğu zaman davranışlarıyla sinyal verirler.

Fiziksel belirtiler:
• Karın ağrısı
• Baş ağrısı
• Uyku bozukluğu
• Tırnak yeme
• Diş sıkma

Duygusal belirtiler:
• Aşırı ağlama
• Çabuk sinirlenme
• Korkuların artması
• Kaygılı davranışlar

Davranışsal belirtiler:
• Okul başarısında düşüş
• İçine kapanma
• Aşırı hareketlilik
• Yemek düzeninde değişiklik
• Alt ıslatma gibi gerileme davranışları

Sosyal belirtiler:
• Arkadaş ilişkilerinde zorlanma
• Çekingenlik
• Oyun oynamaya isteksizlik

Çocuğun stresini anlamanın yolu onu gözlemek, duygularını adlandırmasına yardımcı olmak ve güvenli bir iletişim alanı sunmaktır.

Address

Orhaniye Mah, Haluk Özsoy Caddesi, Bahçeyaka Apartmanı No:21 Kat:1 Daire :3
Muğla

Opening Hours

Monday 09:00 - 21:00
Tuesday 09:00 - 21:00
Wednesday 09:00 - 21:00
Thursday 09:00 - 21:00
Friday 09:00 - 21:00
Saturday 10:00 - 20:00

Telephone

+905349243142

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzman Klinik Psikolog Mertan Yılmaz Muğla posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Uzman Klinik Psikolog Mertan Yılmaz Muğla:

Shortcuts

Share

Category