Prof Dr Ramazan Akdemir Muayenehanesi

Prof Dr Ramazan Akdemir Muayenehanesi Kardiyoloji Uzmanı,

Türk Kardiyoloji Derneği Periferik Girişimler Eski Başkanı. TKD Girişimsel Kardiyoloji Birliği Eski Başkanı.

TGKD-Girişimsel Kardiyoloji Derneği Kurucu Başkanı. ASD-VSD-PDA-PFO ve Aort Koarktasyonu Tefavisi, Ana Koroner, IVUS

Muğlalı Hasta Soruyor, Köyceğizli Doktor Cevaplıyor:Soru: “Arkadaşımda Aort Damarı Patladı Dediler. Ben de Olabilir miyi...
16/07/2026

Muğlalı Hasta Soruyor, Köyceğizli Doktor Cevaplıyor:

Soru: “Arkadaşımda Aort Damarı Patladı Dediler. Ben de Olabilir miyim, Ne Yapmalıyım?”

“Ula gari, komşunun başına geldi diye hemen ‘Benim de başıma gelecek mi?’ diye yüreğini sıkıştırma. Ama bunu da hafife alma. Aort damarı dediğin öyle sıradan bir damar değil. Kalpten çıkan, vücudun en büyük damarıdır. Eğer bu damarda balonlaşma (anevrizma) ya da yırtılma (diseksiyon) olursa gerçekten çok ciddi bir durum ortaya çıkar. Ama şunu bilmek lazım; her insanda kendi kendine durup dururken aort damarı patlamaz.”

Aort damarının hastalanmasının bazı önemli nedenleri vardır. En sık sebep yıllarca kontrolsüz seyreden yüksek tansiyondur. Tansiyon sürekli yüksek olunca damar duvarı zaman içinde yıpranır. Bir diğer önemli neden sigara kullanımıdır. Sigara damar duvarını zayıflatır ve özellikle karın aortasında anevrizma gelişme riskini belirgin artırır. İleri yaş, erkek cinsiyet, kolesterol yüksekliği ve damar sertliği de riski artıran diğer faktörlerdir.

Bir de ailesel hastalıklar vardır. Eğer anne, baba, kardeş veya çocuklarda genç yaşta aort anevrizması ya da aort diseksiyonu görülmüşse, sende de risk normal topluma göre daha yüksek olabilir. Marfan sendromu, Loeys-Dietz sendromu, vasküler Ehlers-Danlos sendromu gibi bağ dokusu hastalıklarında da aort hastalıkları daha sık görülür. Böyle ailelerde düzenli kontrol büyük önem taşır.

Şimdi diyeceksin ki:

“Benim arkadaşımın aortu patladı. Ben ne yapayım?”

Önce kendine şu soruları sor.

Yüksek tansiyonun var mı?
Sigara içiyor musun?
Ailende aort damarı hastalığı olan biri var mı?
Daha önce sana aort genişlemesi söylendi mi?
Marfan gibi genetik bir hastalığın var mı?
Bu soruların çoğuna “evet” diyorsan mutlaka bir kardiyoloji veya kalp damar cerrahisi uzmanına görünmek gerekir.

Birçok kişide aort anevrizması hiçbir belirti vermez. İnsan yıllarca fark etmeden yaşayabilir. Çoğu zaman başka nedenle çekilen tomografi veya ultrason sırasında tesadüfen ortaya çıkar. İşte bu yüzden riskli kişilerde tarama çok değerlidir.

Peki hangi belirtiler tehlikelidir?

Eğer aniden başlayan, hayatında hissettiğin en şiddetli göğüs ağrısı olursa, ağrı sırta, kürek kemiklerinin arasına veya karına yayılıyorsa, buna bayılma, nefes darlığı, kol veya bacakta güçsüzlük eşlik ediyorsa hiç vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır. Çünkü bunlar aort diseksiyonunun belirtileri olabilir. Böyle bir durumda evde beklemek çok tehlikelidir. Dakikalar bile önemlidir.

Şunu da unutmayalım.

Aort genişlemesi demek hemen ameliyat olunacak anlamına gelmez. Günümüzde birçok hastada sadece düzenli takip yeterlidir. Belirli aralıklarla ekokardiyografi, bilgisayarlı tomografi veya MR ile damar çapı ölçülür. Eğer damar belirli sınırların üzerine çıkarsa veya hızlı büyüyorsa girişim planlanır. Karar verirken sadece damar çapına değil; hastanın boyuna, kilosuna, genetik özelliklerine, büyüme hızına ve eşlik eden hastalıklarına da bakılır.

Tedavide en önemli konu tansiyon kontrolüdür.

Muğla Köyceğiz’de derler ya:

“Ula tansiyonu salıverdin mi, damar da usul usul yorulur.”

Gerçekten de öyledir. Tansiyonun mümkün olduğunca iyi kontrol edilmesi, doktorun verdiği ilaçların düzenli kullanılması ve sigaranın tamamen bırakılması aort hastalıklarının ilerlemesini önemli ölçüde yavaşlatabilir.

Beslenme de önemlidir. Aşırı tuz tüketiminden kaçınmak, ideal kiloyu korumak, düzenli yürüyüş yapmak ve kolesterolü kontrol altında tutmak damar sağlığına katkı sağlar.

Peki spor yapabilir miyim?

Eğer aort genişlemeniz yoksa düzenli yürüyüş, yüzme ve hafif aerobik egzersizler genellikle faydalıdır. Ancak belirgin aort genişlemesi olan kişilerde çok ağır ağırlık kaldırma, nefes tutarak yapılan kuvvet egzersizleri ve ani zorlanmalar önerilmez. Çünkü bu hareketler tansiyonu kısa sürede çok yükseltebilir.

Son yıllarda tedaviler de oldukça gelişti. Eskiden birçok hasta sadece açık ameliyat olabiliyorken bugün uygun hastalarda kasıktan girilerek stent greft (endovasküler aort onarımı) uygulanabiliyor. Hangi yöntemin uygun olduğuna ise hastalığın yerine, damarın yapısına ve hastanın genel durumuna göre multidisipliner ekip karar verir.

Arkadaşında aort damarı patladı diye senin de mutlaka aynı hastalığa yakalanacağın anlamına gelmez. Ancak bu olay sana kendi sağlığını gözden geçirmek için güzel bir fırsat olabilir.

Eğer 65 yaş üzerindeysen, uzun yıllar sigara kullandıysan, yüksek tansiyonun varsa veya ailende aort hastalığı öyküsü bulunuyorsa, doktoruna başvurarak gerekli görüntüleme tetkiklerini yaptırman doğru olacaktır.

Son olarak şunu söyleyelim:

“Ula gari, korkuyla yaşanmaz ama tedbirsiz de olunmaz. Damar sessiz sessiz genişler, ama zamanında fark edilirse çoğu zaman büyük sorun çıkmadan tedavi edilir. En iyisi tansiyonunu kontrol ettir, sigarayı bırak, düzenli doktor kontrolünü ihmal etme. Böylece hem gönlün rahat olur hem de sağlığın uzun yıllar seninle kalır.”

Kaynaklar

2024 ESC Guidelines for the Management of Peripheral Arterial and Aortic Diseases (European Society of Cardiology).
2022 ACC/AHA Guideline for the Diagnosis and Management of Aortic Disease. Journal of the American College of Cardiology.
2022 American Heart Association (AHA)/ACC Guideline for the Diagnosis and Management of Aortic Disease.

🫀 Alkolde "Güvenli Doz" Devri Kapandı!Amerikan Kalp Cemiyeti (AHA) 2026 beslenme güncellemesinde alkol konusundaki tavrı...
10/04/2026

🫀 Alkolde "Güvenli Doz" Devri Kapandı!

Amerikan Kalp Cemiyeti (AHA) 2026 beslenme güncellemesinde alkol konusundaki tavrını netleştirdi:
• Güvenli Sınır Yok: Alkolün artık tanımlanabilir "güvenli" bir dozu bulunmuyor.
• Risk Her Seviyede: Az miktar bile hipertansiyon, AF ve inme riskini artırabiliyor.
• Efsaneler Çöktü: Kırmızı şarabın kalp koruyucu etkisi bilimsel olarak kanıtlanmadı.
• Temel Prensip: Hiç başlamamak en iyisi; tüketiliyorsa "ne kadar az, o kadar iyi."
📌 Özetle: Kalp sağlığı için alkol bir koruyucu değil, her dozda potansiyel bir risk faktörüdür.

09/04/2026

Damarlarda kireçlenme varsa bu çok önemli bir kilometre taşıdır…

Nasıl mı göreceğiz? O halde soru ile cevap verelim: hiç akciğer tomografisi çektirdiniz mi? Aslında zaten o tomografide görülüyor olabilir.

Hiç tomografi çekilmediyse, bu durumda kardiyoloji uzmanınıza benim kalp damar hastalığı riskim kaç diye sorunuz. Eğer orta ve yüksek risk grubundaysanız bu durumda sizin bir kalsiyum taraması yaptırmanız yararlı olabilir.

07/04/2026
Bacaklarda Her Şişlik Kalpten veya Varisten Olmayabilir: Lenfödem Hakkında Bilmemiz GerekenlerBacak Şişliği Her Zaman Ka...
04/04/2026

Bacaklarda Her Şişlik Kalpten veya Varisten Olmayabilir: Lenfödem Hakkında Bilmemiz Gerekenler

Bacak Şişliği Her Zaman Kalpten mi Kaynaklanır?

Bacaklarda şişlik (ödem), klinik pratikte oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Çoğu zaman ilk akla gelen nedenler kalp yetmezliği veya varis hastalığıdır. Ancak her bacak şişliğinin nedeni bu değildir.

Özellikle tek taraflı, uzun süredir devam eden ve giderek artan şişliklerde önemli bir tanı gözden kaçabilir: lenfödem.

Lenfödem, çoğu zaman geç tanı alan, ancak erken dönemde fark edilirse ilerlemesi kontrol altına alınabilen kronik bir hastalıktır.

Lenfödem Nedir?

Lenfödem, lenfatik sistemin bozulması sonucu dokularda protein açısından zengin sıvının birikmesi ile ortaya çıkan kronik bir şişlik durumudur.

Lenf sistemi:
• Doku sıvısının drenajını sağlar
• Bağışıklık sisteminde rol oynar
• Protein ve yağ taşınmasında görev alır

Bu sistemdeki bir tıkanıklık veya yetersizlik, sıvının dokularda birikmesine ve zamanla sertleşmeye neden olur.

Lenfödem Türleri

Lenfödem iki ana gruba ayrılır:

Primer lenfödem: Doğuştan veya genetik nedenlere bağlıdır. Genellikle ergenlik veya genç erişkinlik döneminde ortaya çıkar.

Sekonder lenfödem: Daha sık görülür ve sonradan gelişir. Nedenleri arasında:
• Kanser cerrahisi (lenf nodu çıkarılması)
• Radyoterapi
• Enfeksiyonlar
• Travma
• Obezite

Lenfödem Belirtileri Nelerdir?

Lenfödem yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Erken dönemde fark edilmesi önemlidir.

Başlıca belirtiler:
• Tek taraflı bacak şişliği
• Gün içinde artan dolgunluk hissi
• Deride gerginlik
• Ayakkabıların dar gelmesi
• Parmaklarda “sosis parmak” görünümü
• İleri evrede cilt kalınlaşması

Önemli bir klinik ipucu:
Başlangıçta yumuşak olan şişlik zamanla sertleşir ve parmakla basınca oluşan çukurlaşma azalır.

Lenfödem ile Kalp Yetmezliği ve Varis Nasıl Ayırt Edilir?

Lenfödemin doğru tanınması, yanlış tedavileri önlemek açısından kritik öneme sahiptir.
• Lenfödem genellikle tek taraflıdır, kalp yetmezliği çoğunlukla iki taraflı ödem yapar
• Lenfödemde zamanla sertleşme olur, kalp yetmezliğinde ödem yumuşaktır
• Bacak kaldırmak kalp yetmezliğinde ödemi azaltır, lenfödemde etkisi sınırlıdır
• Variste genellikle damar belirginliği ve ciltte renk değişikliği görülür

Lenfödem Tanısı Nasıl Konur?

Tanı çoğu zaman klinik değerlendirme ile konur. Ancak bazı testler tanıyı desteklemek için kullanılabilir.

Tanı yöntemleri:
• Klinik muayene (en önemli basamak)
• Lenfosintigrafi (lenf akımını gösterir)
• Ultrasonografi (damar hastalıklarını dışlamak için)
• MR veya BT (altta yatan nedenleri araştırmak için)

Lenfödem Evreleri

Lenfödem ilerleyici bir hastalıktır:
• Evre 0: Henüz belirgin şişlik yok
• Evre 1: Yumuşak ödem, bacak kaldırılınca azalır
• Evre 2: Sertleşme başlar, elevasyona direnç gelişir
• Evre 3: İleri evre, cilt kalınlaşır ve deformasyon oluşur

Erken tanı tedavi başarısını belirgin şekilde artırır.

Lenfödem Tedavisi

Lenfödemin kesin bir tedavisi yoktur; ancak etkili şekilde kontrol altına alınabilir.

Kompleks Dekonjestif Tedavi (KDT)

En etkili tedavi yaklaşımıdır ve şunları içerir:
• Manuel lenf drenajı
• Kompresyon bandajı
• Egzersiz
• Cilt bakımı

Kompresyon Tedavisi

Özel basınçlı çoraplar kullanılır. Düzenli kullanım hastalığın ilerlemesini yavaşlatır.

Egzersiz

Lenf dolaşımını artırır:
• Yürüyüş
• Yüzme
• Hafif egzersizler

Cilt Bakımı

Enfeksiyon riskini azaltmak için:
• Cilt temiz tutulmalı
• Nemlendirilmelidir
• Travmadan korunmalıdır

Cerrahi Tedavi

Seçilmiş hastalarda uygulanabilir:
• Lenfatik bypass
• Lenf nodu transferi
• İleri evrede liposuction

Lenfödemde Yaşam Tarzı Önerileri
• Uzun süre ayakta kalmaktan kaçının
• Bacaklarınızı mümkün olduğunca yüksekte tutun
• Dar kıyafetlerden kaçının
• Kilo kontrolü sağlayın
• Enfeksiyonlardan korunmaya dikkat edin

Sonuç

Bacaklarda şişlik her zaman kalp yetmezliği veya varis anlamına gelmez. Özellikle tek taraflı ve kronik şişliklerde lenfödem mutlaka düşünülmelidir.

Erken tanı ve uygun tedavi ile hastalık kontrol altına alınabilir ve yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilir.

Kaynaklar
1. International Society of Lymphology (ISL) Guidelines, 2023
2. Rockson SG. Lymphedema – American Journal of Medicine
3. UpToDate – Lymphedema: Clinical features and diagnosis
4. European Society for Vascular Surgery (ESVS) Guidelines
5. Mortimer PS, Keeley V. Lymphedema management review
6. National Lymphedema Network (NLN) Recommendations

16/02/2026

MODERN KARDİYOLOJİDE YENİ STANDART: BT ANJİYO VE KALSİYUM SKORU NE ZAMAN, KİME YAPILMALI?

Kardiyovasküler hastalıklar küresel ölüm nedenleri arasında hala ilk sırada yer alıyor. Ancak 2025 yılında kalp hastalıklarının teşhisinde büyük bir değişim yaşandı. ACC (Amerikan Kardiyoloji Koleji), AHA (Amerikan Kalp Cemiyeti) ve ESC (Avrupa Kardiyoloji Cemiyeti) tarafından yayınlanan en güncel kılavuzlar, damar sertliği (ateroskleroz) teşhisinde görüntüleme yöntemlerinin rolünü yeniden tanımladı.
Peki, güncel tıpta Koroner BT Anjiyografi (CCTA) ve Koroner Kalsiyum Skoru (CAC) testi kimlere yapılmalı? Bu testler herkese tarama amaçlı uygulanmalı mı? İşte 2025 kardiyoloji kılavuzlarına göre bilmeniz gerekenler.
1. Koroner Kalsiyum Skoru (CAC) Nedir? Kimler İçin İdealdir?
Kalsiyum skoru, damar duvarındaki kireçlenmeyi ölçen, ilaçsız (kontrast maddesiz) ve düşük radyasyonlu bir tarama yöntemidir. 2025 kılavuzları bu testi şu gruplar için öncelikli kılıyor:
• Orta Riskli Bireyler: 10 yıllık kalp krizi riski %5 ile %20 arasında olan ve statin (kolesterol ilacı) tedavisi konusunda netlik arayan kişiler.
• "Sıfırın Gücü" (Power of Zero): Eğer kalsiyum skorunuz 0 çıkarsa, gelecek 10 yıl içindeki riskiniz çok düşük kabul edilir ve ilaç tedavisi doktor kontrolünde ertelenebilir.
• Aile Öyküsü: Birinci derece akrabalarında erken yaşta kalp krizi öyküsü olanlarda gizli aterosklerozun tespiti için kritik önem taşır.
2. Çok Kesitli BT Anjiyo (CCTA): Göğüs Ağrısında İlk Tercih
BT Anjiyografi, damar içindeki darlıkları ve kireçlenmemiş "yumuşak plakları" gösteren ileri bir görüntüleme yöntemidir.
• Stabil Göğüs Ağrısı: 2025 ESC kılavuzu, göğüs ağrısı şikayetiyle başvuran hastalarda BT Anjiyo'yu en güçlü öneri (Sınıf 1) seviyesine taşımıştır. Artık pek çok vakada klasik efor testinin yerini almıştır.
• Akut Durumlar: Acil servise göğüs ağrısı ile gelen ancak düşük riskli görülen hastaların hızlıca taburcu edilmesini sağlar.
• Yumuşak Plak Analizi: Kalsiyum skorunun göremediği, patlamaya meyilli yağlı plakları tespit ederek erken önlem alınmasını sağlar.
3. BT Anjiyo ve Kalsiyum Skoru Herkese Yapılmalı mı?
Sosyal medyadaki popülerliğinin aksine, bu testlerin bir "check-up" rutini gibi herkese uygulanması bilimsel olarak önerilmemektedir. Bunun nedenleri şunlardır:
1. Gereksiz Radyasyon Maruziyeti: Her ne kadar dozlar minimuma indirilmiş olsa da, tıbbi bir gereklilik olmadan radyasyon almak hücre bazında risk oluşturabilir.
2. Yanlış Güven Algısı: Genç bir bireyde kalsiyum skorunun 0 çıkması, o kişinin kontrolsüz yaşayabileceği anlamına gelmez.
3. Ek Maliyet ve Kaygı: İlgisiz bulguların saptanması, hastada panik ataklara ve gereksiz ileri tetkiklere yol açabilir.
4. Yan Etkiler: Radyasyon ve Kontrast Madde Zararları
Modern tıp bu riskleri yönetebilse de hastaların şu konularda bilinçli olması gerekir:
• Radyasyon Dozu: 2025 standartlarındaki cihazlarda kalsiyum skoru yaklaşık 1 mSv, BT anjiyo ise 1-5 mSv radyasyon verir (Yıllık doğal radyasyon dozuna yakındır).
• Kontrast Madde Etkisi: BT Anjiyo’da kullanılan iyotlu boyalar, böbrek yetmezliği (eGFR

Kalp Damar Hastalıklarında Yapay Zeka: Gelecek Kapıyı Çaldı!Eskiler "Gönül ferman dinlemez" derlerdi ama artık gönlün fe...
13/02/2026

Kalp Damar Hastalıklarında Yapay Zeka: Gelecek Kapıyı Çaldı!

Eskiler "Gönül ferman dinlemez" derlerdi ama artık gönlün fermanını, dilini, tıkırtısını yapay zeka dinliyor. Tıp dünyası öyle bir evrilmeye başladı ki, eskiden günlerce süren tahliller, "Acaba damar mı tıkalı yoksa kas mı yorgun?" diye uykusuz kalınan geceler yerini saniyelerle ölçülen dijital zekaya bıraktı. Bugün, hastaneye adım attığımızda karşımızda sadece beyaz önlüklü doktorumuzu değil, onun arkasında devasa bir veri okyanusunu süzüp getiren bir "akıllı güç" buluyoruz.

E-Nabız: Hastanın Kitabını Saniyeler İçinde Okumak

Düşünün ki bir hastanız var; on yıl önce başka şehirde ameliyat olmuş, beş yıl önce bir ilaç alerjisi nüksetmiş, geçen ay ise tansiyonu fırlamış... Doktorun tüm bu tozlu raflardaki bilgileri ayıklayıp bir sonuca varması saatlerini alırdı. Ama şimdi E-Nabız dediğimiz o muazzam sistem, yapay zeka algoritmalarıyla birleşince işin rengi değişti.

Doktor ekranı açtığında, o karmaşık veri yığını içinden süzülmüş, tertemiz bir özetle karşılaşıyor. Yapay zeka; hastanın geçmişini, kullandığı ilaçların birbirine etkisini ve risk faktörlerini saniyeler içinde analiz edip önümüze koyuyor. Bu sadece hız değil, aynı zamanda hatasızlık demek. Gözden kaçabilecek küçük bir not, artık yapay zekanın radarına takılıyor.

Beş Elektrotla Kalbin Haritasını Çıkarmak

Gelelim işin en heyecan verici kısmına... Hani o göğsümüze yapıştırılan, kablolarla dolu EKG cihazları vardır ya? İşte o teknoloji artık kabuk değiştirdi. Sadece 5 adet elektrot bağlayarak, en geç 10 dakika içinde kalbinizin röntgenini çekmekten öte, geleceğini okumak mümkün hale geldi.

Yapay zeka destekli bu yeni nesil sistemler;

• Kalbin beslenmesini (iskemi dediğimiz o sinsi durumları),

• Kalp kasındaki büyümeleri,

• Hatta en karmaşık ritim bozukluklarını (aritmi),

Öyle bir duyarlılık ve özgüllükle analiz ediyor ki, en usta kardiyologların bile saatlerce tartışacağı vakaları "tak" diye önümüze getiriyor. Üstelik bunu çevrimiçi, yani dünyanın öbür ucundaki bir merkezle eş zamanlı yapabiliyor. Bu, Anadolu’nun en ücra köşesindeki bir vatandaşımızın, en donanımlı merkezdeki teşhis kalitesine ulaşması demektir.

Teşhisin Ötesi: Kriz Gelmeden Haberdar Olmak

Yapay zekanın kalp damar hastalıklarındaki asıl hüneri "fal bakmak" değil, "risk yönetmek". Klasik yöntemlerde biz hastalık oluştuktan sonra müdahale ederdik. Ancak yapay zeka, hastanın rutin kontrollerindeki küçük sapmaları takip ederek, "Bak, bu gidişat üç ay sonra seni bir krize götürebilir" uyarısını veriyor.

Özellikle Görüntü İşleme (Image Processing) teknolojisi sayesinde, çekilen anjiyolarda veya kalp tomografilerinde insan gözünün seçemeyeceği kadar küçük kireçlenmeleri veya damar duvarı hasarlarını tespit edebiliyor. Bu, hastaya "Gel, daha yolun başındayken şu önlemi alalım" deme şansı tanıyor.

Etik ve İnsan Dokunuşu: Makine Kalbi Anlar mı?

Tabii akıllarda hep o soru: "Robotlar doktorların yerini mi alacak?" Hayır, tam tersine; yapay zeka doktorun üzerindeki hamaliye yükünü alıyor ki doktor, hastasının gözünün içine bakabilsin, elini tutabilsin. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, o "geçmiş olsun" diyen sesin sıcaklığı başkadır. Yapay zeka bize sadece daha sağlam verilerle, daha doğru kararlar verme imkanı sunuyor.

Gelecek Geldi ve Biz Hazırız

Sonuç olarak; kalp damar cerrahisinden kardiyolojiye kadar her alanda bir dijital devrim yaşanıyor. E-Nabız gibi entegre sistemler ve akıllı EKG analizleri, sağlıkta "hız" ve "doğruluk" kavramlarını yeniden tanımladı. Artık kalp atışlarımız sadece birer ses değil, çözülmesi gereken dijital birer kod. Ve biz bu kodu artık çok daha iyi okuyoruz.

Gelecek artık kapıda değil, bizzat muayene odamızda. Kalbinize iyi bakın, çünkü artık onu bizden daha iyi dinleyen bir zeka var!

Bilimsel Kaynaklar ve Okuma Önerileri

Aşağıdaki kaynaklar, bu yazıdaki teknolojik gelişmelerin temelini oluşturan güncel çalışmalardır:

1. Johnson, K. W., et al. (2018). "Precision Medicine, AI, and the Future of Personalized Health Care." Journal of the American College of Cardiology.

2. Attia, Z. I., et al. (2019). "An artificial intelligence-enabled ECG algorithm for the identification of patients with atrial fibrillation during sinus rhythm." The Lancet.

3. Topol, E. J. (2019). "High-performance medicine: the convergence of human and artificial intelligence." Nature Medicine.

4. Minchol, C., & Sang-Hoon, N. (2020). "Artificial Intelligence in Cardiovascular Medicine: Present and Future." Korean Circulation Journal.

5. T.C. Sağlık Bakanlığı. "E-Nabız Kişisel Sağlık Sistemi Veri Entegrasyonu Kılavuzu." (Sistem mimarisi ve veri özeti üzerine teknik dökümanlar).

Ayağını seven yürüsün.Ayağını seven sigara içmesin. Ayaklarını seven kilo, şeker, kolesterol ve tansiyonunu kontrol altı...
06/02/2026

Ayağını seven yürüsün.
Ayağını seven sigara içmesin.
Ayaklarını seven kilo, şeker, kolesterol ve tansiyonunu kontrol altında tutsun.

Hiç şakası yok. Eğer damar tıkanması nedeniyle ayak yarası, istirahat ağrısı veya gangren gelişirse en iyi tedavi ile bile 2 yıllık sağ kalım ve ayak kesilmesi olmadan yaşama devam oranı kabaca %50.
Fırsat elden kaçmadan AYAKLARIMIZA iyi bakalım.

DAHA FAZLA OKUMAK İSTİYORUM:
O HALDE ŞU RAKAMLARA DİKKAT.

Ayak damarlarında By-pass mı, anjiyoğlasti mi daha iyi?

🔬 BEST-CLI Çalışması

(Ağırlıklı olarak infrainguinal hastalık)

🔹 Yaklaşık 2–3 yıllık sağkalım

Cerrahi bypass (uygun GSV): %65–67

Endovasküler tedavi: %60–63

🔹 Majör amputasyon

Oranlar düşük

Cerrahi ve endovasküler tedavi arasında anlamlı fark yok

Asıl fark: yeniden girişim ihtiyacı

Bypass < Endovasküler

📌 Özet:
Uygun büyük safen veni olan hastalarda bypass, uzuvla ilişkili tekrar girişimleri azaltıyor.

🔬 BASIL-2 Çalışması

(İnfrapopliteal / diz altı hastalık)

🔹 2 yıllık sağkalım

Ven bypass: %47

Endovasküler tedavi: %55

🔹 2 yıllık majör amputasyon oranı

Ven bypass: %25–30

Endovasküler tedavi: %20–25

🔹 2 yıllık amputasyonsuz sağkalım

Ven bypass: %37

Endovasküler tedavi: %47

📌 Özet:
Diz altı arter hastalığında endovasküler tedavi, ölüm ve majör amputasyonu azaltmada daha avantajlı.

⚠️ Ortak ve En Çarpıcı Gerçek

➡️ CLTI hastalarında 2 yılda mortalite %35–55
➡️ Girişim tipi ne olursa olsun risk çok yüksek

❗ Asıl belirleyici faktör:

Optimal medikal tedavi

Antiplatelet + statin

Diyabet, HT, sigara kontrolü

👉 CLTI, lokal bir damar sorunu değil; sistemik aterosklerozun ağır bir yüzüdür.

🎯 Klinik Özet

✔ Tek bir “en iyi” yöntem yok
✔ Lezyon yerine ve hastaya göre karar şart
✔ Multidisipliner yaklaşım vazgeçilmez
✔ Ama en önemlisi: medikal tedaviyi ihmal etmemek

📚 Kaynak: NEJM 2022 (BEST-CLI), Lancet 2023 (BASIL-2)

Periferik Arter Hastalığı (PAD): Bacak Damarları Daralabilir, Belirtileri Geç Farkedilebilir — Peki Nasıl Teşhis Edilir?...
27/12/2025

Periferik Arter Hastalığı (PAD): Bacak Damarları Daralabilir, Belirtileri Geç Farkedilebilir — Peki Nasıl Teşhis Edilir?

Günlük yaşamda sıklıkla karşılaşılan ama çoğu zaman fark edilmeyen bir sağlık sorunu var: Periferik Arter Hastalığı (PAD). Bu hastalık, özellikle bacaklardaki atardamarların daralması ya da tıkanmasıyla ortaya çıkar ve zaman içinde kan akışını önemli ölçüde bozar. Grafiklerde görülen gibi damarlar daraldığında bacaklara yeterli kan gitmez, bu da ağrı, yorgunluk ve yürümekte güçlük gibi belirtilere yol açabilir. Ancak en kritik nokta şu: bu belirtiler çoğu zaman hafif başlar ve insanlar “yaşlanma” ya da “normal yorgunluk” sandıkları için doktora geç giderler. 

Bu yazıda, PAD’ın belirtilerinden teşhisine, klinikte nasıl değerlendirdiğine kadar her şeyi halk diliyle, ama bilimsel dayanaklarla anlatacağım.



🧠 Periferik Arter Hastalığı Nedir?

PAD, damar sertliği (ateroskleroz) sonucu bacak atardamarlarında yağ plaklarının birikmesiyle gelişir. Bu plaklar zamanla damarı daraltır veya tamamen tıkar, bacaklara giden kan akışını azaltır. Azalan kan akışı kaslara yeterli oksijen gitmesini engeller, bu da ağrı ve yorgunlukla sonuçlanır. 

En önemli risk faktörleri:
• Sigara içimi
• Diyabet (şeker hastalığı)
• Yüksek tansiyon
• Yüksek kolesterol
• Yaşlılık
• Ailede kalp-damar hastalığı öyküsü 



👣 PAD’ın En Sinsi Özelliği: Belirtiler Geç Farkedilir

PAD çoğu kişi için belirgin belirtilerle başlamaz. Hatta yaklaşık yarıdan fazlası başlangıçta belirti vermez veya çok hafif semptomlar gösterir. 

🔹 En yaygın belirti: “Klaudikasyon”
Bu kelime kulağa garip gelebilir ama günlük dilde şöyle açıklanabilir:
👉 Yürüdüğünde bacakta kramp, ağrı, şişkinlik veya yorgunluk hissi gelir; dinlenince kaybolur.

Bu bulgu, bacak kaslarına yeterli kan gitmediğinin klasik göstergesidir. 

🔹 Diğer belirtiler:
• Ayakta dururken veya yürürken bacakta uyuşma/soğukluk hissi
• Ayak veya bacakta renk değişikliği
• Ayak tırnaklarında kalınlaşma, deride parlaklık ve saç kaybı
• İyileşmeyen yaralar veya küçük kesikler 

Bu belirtiler bazen başka nedenlerle karıştırılır (örneğin kas-iskelet ağrısı), bu yüzden özellikle risk faktörleri varsa ihmal edilmemelidir.



🩺 PAD Nasıl Teşhis Edilir?

PAD’ı anlamanın en önemli kısmı erken fark etmek ve doğru testlerle tanı koymaktır. Bunun için ACC/AHA gibi önde gelen kurumlar belirli bir tanı yolu önermektedir. 

1) Anamnez ve Fizik Muayene

Doktor ilk önce şunları değerlendirir:
✔ Hastanın semptomları (yürüyüş sonrası ağrı, dinlenince geçme vs.)
✔ Risk faktörleri
✔ Bacak nabızları, soğukluk, renk ve cilt bulguları

Bu değerlendirme, PAD’dan şüphelenmeyi sağlar ve sizi ileri teste yönlendirir. 



2) Ankle-Brachial Index (ABI) – Ayak-Kol Basınç İndeksi

📌 En çok kullanılan tanı testi ABI’dir. Bu testte, ayaktaki kan basıncı ile koldaki kan basıncı karşılaştırılır.

👉 Eğer ayaktaki basınç

12/12/2025

Aort Anevrizması için 34 saniye….

Address

Arabacıalanı Mahallesi, 541. Sokak, No:15, Kat:1/110
Serdivan
54050

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 17:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof Dr Ramazan Akdemir Muayenehanesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category