Uzm. Klinik Psikolog Sabriye Ece Hürcan

30/07/2026

“Hayır.” demek bazı insanlar için iki harfli bir kelimeden çok daha fazlasıdır.

Çünkü sınır koyduklarında içlerinde hemen bir ses konuşmaya başlar:

* “Bencil oldum.”
* “Kalbini kırdım.”
* “Beni artık sevmez.”

Sınır koyduktan sonra hissedilen suçluluk çoğu zaman bugünden değil, geçmişten gelir.

Çocuklukta kendi ihtiyaçlarını dile getirdiğinde suçlanan, sürekli uyumlu olması beklenen ya da başkalarını mutlu etmekle değer gören kişiler, yetişkinlikte de sınır koymayı tehdit gibi algılayabilir.

Oysa sağlıklı sınırlar hem sizi hem de ilişkiyi korur.

Çünkü sürekli kendinden veren insanlar bir süre sonra tükenebilir, kırgınlaşabilir ve görünmez bir öfke biriktirebilir.

Unutmayın…

Herkesi memnun etmeye çalışmak çoğu zaman kendinizi ihmal etmek anlamına gelir.

Sınır koyduktan sonra suçluluk hissetmeniz, yanlış yaptığınız anlamına gelmez.

Bazen bu duygu sadece yıllardır öğrendiğiniz ilişki biçimlerinin yansımasıdır.

Sağlıklı sınırlar, sağlıklı ilişkilerin vazgeçilmez bir parçasıdır.

özfarkındalık ruhsağlığı psikoterapi kişiselgelişim özşefkat

Bir ilişkide tartışmaların az olması her zaman her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmez. Bazen sessizlik huzurun gösterg...
04/07/2026

Bir ilişkide tartışmaların az olması her zaman her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmez. Bazen sessizlik huzurun göstergesidir; bazen ise konuşulamayan duyguların, ertelenen sorunların ve görünmeyen uzaklaşmanın işareti olabilir.

Bazı çiftler çatışmadan kaçınmak için konuşmamayı seçer. İlk bakışta sakin görünen bu ilişki zamanla duygusal olarak birbirinden uzaklaşabilir.

Sessizliğin altında bazen şu düşünceler bulunabilir:

* “Nasıl olsa beni anlamayacak.”

* “Konuşsam yine tartışacağız.”

* “Boş ver, uğraşmaya değmez.”

* “Artık anlatacak enerjim kalmadı.”

Bu noktada sessizlik, çözülmüş bir sorunu değil; konuşulamayan bir yükü temsil edebilir.

Sağlıklı ilişkilerde sessizlik de konuşma kadar doğal olabilir. Ancak uzun süre devam eden iletişimsizlik, zamanla duygusal bağın zayıflamasına neden olabilir.

📌 Sessizlik bazen huzurdur, bazen de ilişkinin yardım istediğini gösteren en sessiz sinyaldir.

Bazı insanlar ilişkilerinde hep ayakta duran, çözümleri bulan, alttan alan ve diğerini toparlayan kişi olurlar. Dışarıda...
02/07/2026

Bazı insanlar ilişkilerinde hep ayakta duran, çözümleri bulan, alttan alan ve diğerini toparlayan kişi olurlar. Dışarıdan bakıldığında bu güçlü görünse de zamanla ciddi bir duygusal yük oluşturabilir.

Sürekli güçlü taraf olmak;

* İlişkide rol dengesini bozabilir.
* Duyguları bastırmaya neden olabilir.
* Kırılgan tarafın görünmesini engelleyebilir.
* ⁠⁠Yardım istemeyi zorlaştırabilir.

Bir süre sonra kişi, partnerinden destek görmek yerine sürekli destek veren kişi haline gelir. Bu durum zamanla tükenmişlik, anlaşılmama hissi ve yalnızlık oluşturabilir.

Bazen destek veren, bazen destek alan olmak ilişkinin doğal dengesidir.

Yakınlaşmak; güvenmek, görülmek ve duygusal olarak açılmak anlamına gelir. Ancak herkes için yakınlık güven hissi oluştu...
30/06/2026

Yakınlaşmak; güvenmek, görülmek ve duygusal olarak açılmak anlamına gelir. Ancak herkes için yakınlık güven hissi oluşturmaz. Bazı kişiler için yakınlık aynı zamanda incinme riskinin de artması demektir.

Geçmişte ihmal, reddedilme, terk edilme veya yoğun eleştiri yaşamış kişiler, ilişki ciddileştikçe bilinçsiz şekilde mesafe koyabilir.

Bu kişiler genellikle:

* Daha az iletişim kurmaya başlar.
* Duygularını paylaşmaktan kaçınır.
* İşe veya farklı uğraşlara yönelir.
* Yakınlık arttığında geri çekilir.

Bu davranış çoğu zaman sevgisizlikten değil, korunma ihtiyacından kaynaklanır.

📌 Yakınlıktan kaçmak her zaman istememek değildir; bazen incinmekten korkan zihnin geliştirdiği bir savunmadır.

25/06/2026

Gerginlik bazen sadece yaşadığın bir duygu değildir.

Bazen bedenin ve zihnin sana gönderdiği bir mesajdır.
Çünkü gerginlik:
Sürekli tetikte kalmaya çalışmaktır.
Kontrol edemediğin şeyleri kontrol etmeye uğraşmaktır.
Dinlenirken bile zihnin durmaması demektir.
İçinde biriken duygu ve düşüncelerin yükünü taşımaktır.

Bu yüzden bazı insanlar için yavaşlamak kolay değildir.
Çünkü yavaşladığında;
ertelediğin duygular,
bastırdığın kaygılar,
duymamaya çalıştığın iç ses daha görünür hâle gelir.

Oysa bazen ihtiyaç duyduğun şey daha fazla hızlanmak değil;
bir an durup kendine kulak vermektir.
Kendine şu soruları sorabilirsin:

“Şu an beni gerginleştiren şey ne?”

“Bedenim bana ne anlatmaya çalışıyor?”

“Yavaşladığımda hangi duygu ortaya çıkıyor?”

Belki de gerginliğin altında çözülmeyi bekleyen bir ihtiyaç vardır.

23/06/2026

“İdare ediyorum.”

Görünüşte sakin ama aslında en yorgun cümlelerden biri.

İdare etmek demek:

* Sınır koyamamak,

* İhtiyaçlarını ertelemek,

* “Bir şey olmaz” diyerek sessiz kalmak demektir.

Kısa vadede barışı korur gibi görünür, ama uzun vadede götürdükleri çok fazladır:

* Biriken öfke

* Kırılganlık

* Kendini önemsiz hissetme

* İlişkide görünmezleşme

* Tükenmişlik

* Duygusal mesafe

* İçten içe küskünlük

“İdare etmek” kimi zaman uyum değil,
kendinden vazgeçme biçimidir.

Gerçek iyilik;
kendini yok sayarak değil,
ihtiyacını nazikçe ifade ederek gelir.
“İdare etmeyi bıraksam ne değişir?”
Belki de iyileşme tam orada başlıyordur.

Çoğu insan duygularını içine atmayı “güçlü olmak” sanır.“Kimseyi üzmeyeyim…”“Kimse yük olmayayım…”“Anlatırsam zayıf görü...
21/06/2026

Çoğu insan duygularını içine atmayı “güçlü olmak” sanır.
“Kimseyi üzmeyeyim…”
“Kimse yük olmayayım…”
“Anlatırsam zayıf görünürüm…”
diye düşünür.

Oysa duyguları paylaşmamak
sessizce tüketebilir.

Paylaşmadıkça:
* İçeride birikir
* Bedene yansır (baş ağrısı, kas gerginliği, uyku sorunları)
* Zihin sürekli meşgul olur
* Duygular yoğunlaşır
* Yalnızlık hissi artar
* İlişkilerde kopukluk yaşanır

Duyguları paylaşmak zayıflık değil,
regülasyon biçimidir.

Bir duygu paylaşıldığında:
* ağırlığı azalabilir,
* anlamı netleşebilir,
* çözümü görünür hâle gelebilir.

Kendine şu soruyu sorabilirsin:
“Birilerine gerçekten yük mü oluyorum,
yoksa kendime izin vermekten mi korkuyorum?”
Paylaşmak incitmez—
iyileştirir.

Gerginlik bazen omuzlarına çöker, bazen midene düğüm olur, bazen nefesini daraltır...Ama çoğu zaman gerginlik, “sana yük...
19/06/2026

Gerginlik bazen omuzlarına çöker, bazen midene düğüm olur, bazen nefesini daraltır...
Ama çoğu zaman gerginlik, “sana yüklenen bir duygu” değil; seninle konuşmaya çalışan bir sinyaldir.
İçindeki gerginlik şunları söylemeye çalışıyor olabilir:
* “Çok uzun zamandır güçlü duruyorsun.”
* “Dinlenmen gerekiyor.”
* “Bir sınır ihlali var ve sen fark etmiyorsun.”
* “Hayır demek istedin ama diyemedin.”
* “Duygularını biriktiriyorsun.”
* “Zorlandığını kabul etmene ihtiyacın var.”
* “Yalnız hissettiğin bir yer var.”
Gerginlik çoğu zaman dışarıya karşı duruş değil, içeride çözülememiş bir duygunun bedendeki sesidir.
Bastırdıkça artar, fark ettikçe hafifler.

“Bu gerginlik bana ne anlatıyor?
Hangi ihtiyacımı görmezden geliyorum?”

Cevap bazen zor olabilir… ama iyileşmenin başlangıcıdır.

Bazen bir anda içimize kapanır, kendimizi geri çekeriz.Konuşmaz, anlatmaz, paylaşmayız.Bu çoğu zaman “isteksizlik” değil...
17/06/2026

Bazen bir anda içimize kapanır, kendimizi geri çekeriz.

Konuşmaz, anlatmaz, paylaşmayız.

Bu çoğu zaman “isteksizlik” değil; bir işarettir.

Kendini geri çektiğin anlarda aslında:

* “Güvende hissetmiyorum.”

* “Anlatırsam anlaşılmamaktan korkuyorum.”

* “Kırıldım ama nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum.”

* “Yoruldum, toparlanmaya ihtiyacım var.”

* “Sınır çizmek istiyorum.”

* “Bir şeyleri kendi içimde çözmeye çalışıyorum.” diye seslenen duygular olabilir.

Kendini geri çekmek pasiflik değil; bazen kendini koruma refleksidir.

Ama uzun sürdüğünde yalnızlaştırır, duyguyu ağırlaştırır.

Bu yüzden kendini geri çektiğini farkettiğinde şunları sorabilirsin:

“Şu an hangi ihtiyacımı koruyorum?”

“Bu geri çekilmenin bana söylediği şey ne?”

“Bu duyguyu biriyle paylaşabilir miyim?”

Bazı insanlar için yavaşlamak, durmak veya dinlenmek...bir rahatlama değil; tam tersine bir huzursuzluk kaynağıdır.Çünkü...
15/06/2026

Bazı insanlar için yavaşlamak, durmak veya dinlenmek...
bir rahatlama değil; tam tersine bir huzursuzluk kaynağıdır.

Çünkü yavaşlamak:

* Zihnin sustuğu anda duyguların sesini duymaktır.

* Kaçtığın şeyle yüzleşmek anlamına gelir.

* “Ben ne hissediyorum?” sorusundan kaçamamak demektir.

* Kontrolü bırakmak ve akışa güvenmektir.

Eğer yıllarca hareket ederek, üreterek, koşturarak ayakta kaldıysan,
yavaşlamak bir boşluk gibi gelebilir.

O boşlukta kaygılar, korkular, ihmal edilmiş duygular yükselebilir.
“Yavaşlayınca bende ne oluyor?

Hangi duygu açığa çıkıyor?

Ben neden hep meşgul olma hâline tutunuyorum?”

Belki de ihtiyacın hız değil, durup kendine yaklaşmaktır.

Address

Hür Psikoloji
Serdivan
54050

Opening Hours

Monday 09:00 - 20:00
Wednesday 10:00 - 20:00
Thursday 10:00 - 20:00
Friday 10:00 - 20:00
Saturday 10:00 - 20:00
Sunday 13:00 - 17:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzm. Klinik Psikolog Sabriye Ece Hürcan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Uzm. Klinik Psikolog Sabriye Ece Hürcan:

Share

Category