04/09/2026
Bir ülkede farkındalık, başka bir ülkede eyleme dönüşüyor… Peki ya biz?
Bu videoyu izlerken sadece Ohio’da atdeğerlr adımı görmeyelim.
Asıl görmemiz gereken, çocukluk çağı kanserleri konusunda bir toplumun ne kadar güçlü bir şekilde ses çıkarabildiği.
Bir bildiri imzalanıyor.
Bir program başlatılıyor.
Ailelerin tanıdan sonra yalnız kalmaması için kaynaklar oluşturuluyor.
Çocuk kanseriyle mücadele eden ailelerin ihtiyaçları sistemin bir parçası haline getiriliyor.
Çünkü biliyorlar ki;
Bir çocuk kanser olduğunda yalnızca çocuk değil, bütün aile hayatının en zor dönemlerinden birine giriyor.
Peki biz?
Çocuklarımızın tanı aldığı andan itibaren ailelerin ihtiyaç duyduğu psikolojik destek yeterli mi?
Tedavi sürecinde ailelerin sosyal ve ekonomik yükünü azaltacak mekanizmalar yeterli mi?
Çocuklarımız yaşamlarının son dönemine geldiğinde çocuklara özel palyatif bakım ve evde sağlık hizmetleri yeterli mi?
Bir anne ve babanın, evladının belki de hayatının son günlerinde yanında olabilmesi için gereken insani şartları sağlayabiliyor muyuz?
Bir çocuğun son günlerini yoğun bakımda, ailesinden ayrı geçirmek zorunda kalması gerçekten kabul edilebilir mi?
Bunlar sadece sağlık sisteminin değil, hepimizin meselesi.
Ve belki de artık kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:
Değişmesini istediğimiz şeyleri ne kadar yüksek sesle talep ediyoruz?
Dünyanın farklı ülkelerinde aileler bir araya geliyor.
Dernekler, vakıflar, hekimler ve gönüllüler birlikte hareket ediyor.
Eksikleri görünür kılıyor, çözüm talep ediyor ve vazgeçmiyorlar.
Çünkü biliyorlar ki sessizlik hiçbir sistemi değiştirmiyor.
Biz de çocuklarımız için bunu yapmak zorundayız.
ÇOBEDER olarak amacımız yalnızca farkındalık oluşturmak değil;
eksikleri görünür kılmak, çözüm üretmek ve çocuklarımızın daha iyi şartlarda tedavi edilmesi için sesimizi yükseltmek.