11/08/2026
Bazı insanların koltukta otururken bile aklından yapılacak işler geçer.
Bir öğleden sonrayı hiçbir şey yapmadan geçirince huzur değil, suçluluk hissederler.
“Bugün hiçbir şey yapmadım.”
“Zamanımı boşa harcıyorum.”
“Bir şeylerle uğraşmam lazım.” diye düşünürler.
Çünkü bazen insan çok küçük yaşlardan itibaren, değerli olmayı bir şeyler yapmakla eşleştirmeyi öğrenir.
Başarılı olduğunda takdir edilmiş,
sorumluluklarını yerine getirdiğinde görülmüş,
çalışkan olduğunda övülmüş olabilir.
Ya da tam tersine…
Dinlenmek “tembellik”,
boş durmak “işe yaramazlık” olarak görülmüş olabilir.
Ve çocukken dışarıdan duyduğun o sesler,
bir süre sonra kendi iç sesine dönüşür.
Artık kimsenin sana
“Kalk, bir şey yap.” demesine gerek kalmaz.
Sen kendine söylersin.
İşte bu yüzden bazı insanlar için anda kalmak da zordur.
Çünkü beden bir yerde dururken,
zihin çoktan yapılacak bir sonraki işe gitmiştir.
Oysa anda kalmak, biraz da kendinle kurduğun bir iletişimdir.
Her anın içini bir şeylerle doldurmak zorunda değilsin.
Bazen yapman gereken hiçbir şey olmayabilir.
Sadece durmak…
Yavaşlamak…
Etrafına bakmak…
O an ne hissediyorsan onu fark etmek…
Ama zihni sürekli yapılacaklarla meşgul olan biri için
“hiçbir şey yapmadan sadece olmak” başlı başına zor olabilir.
Bu yüzden yetişkin olduğunda bedenin yorulsa bile zihnin durmana izin vermez.
Çünkü dinlenmek ya da hiç bir şey yapmadan durmak, sana sanki hak edilmesi gereken bir şeymiş gibi gelir.
Oysa dinlenmek, bütün işlerini bitirdiğinde kazandığın bir ödül değildir.
İnsan olduğun için ihtiyaç duyduğun bir şeydir.
Belki de kendine zaman zaman şunu hatırlatman gerekiyor:
Bugün hiçbir şey üretmesem de değerim azalmıyor.
Dinlenmek için bedel ödemem gerekmiyor