23/02/2026
🍂 Yapraklar sakince toprağa düşerken, hayatın acele etmeden de ilerleyebildiğini hatırlıyorum. Doğa hiçbir şeyi zorlamıyor; ne rüzgâr yaprakları erkenden koparıyor, ne ağaçlar mevsiminden önce çiçek açmaya çalışıyor. Hiçbir şey acele etmiyor ama her şey tam zamanında tamamlanıyor.
Belki de insanın en çok unuttuğu şey bu. Her sürecin kendine ait bir ritmi olduğu. Görünürde durgun olan zamanlar aslında içimizde kök saldığımız anlara bırakıyor kendini. Beklemek, kayıp değil de hazırlık sanki.. Tıpkı toprağın altında sessizce güçlenen kökler gibi… Filiz bir gün mutlaka görünür, ama önce görünmeyen bir emek, sabır ve dayanıklılık istiyor..
Ve anlıyorum ki bazı eksilişler de kayıp değil, yenilenmek için varlar. Bizden istenense hız değil ritmi yakalamak.. yani büyümek her zaman yukarı doğru yükselmek değildir, bazen içe doğru derinleşmektir.. Kendime izin verdiğimde, acele etmeyi bıraktığımda, içimde dağınık duran her şey yavaş yavaş yerini buluyor. Kalbimin sakinleştiğini, düşüncelerimin sadeleştiğini, ruhumun nefes aldığını hissedebiliyorum.
Velhasıl, doğa nasıl ki dökülerek yenileniyorsa, insan da bırakarak iyileşiyor.. hiçbir emek, hiçbir bekleyiş, hiçbir sessiz çaba boşa değil. Her şey kendi zamanında çiçek açmak için var. Yeter ki akışa güvenmeyi öğrenelim..