14/09/2026
💫Kızım okula alışma sürecinde okulda yaşadıklarını oyuna döküyor. “Sen çocuk ol, mavi kapıya gitmek iste, annemi özledim diye ağla” diyerek bana rol veriyor. Dediklerini yapıyorum. Kendisi de öğretmen oluyor, “Bebeğim gel bak” deyip elimi tutuyor, beni oturtuyor, telefondan translate açıp kulağıma tutuyor, “Annenle baban yolda geliyorlar” diyor, sonra ben de rahatlıyorum. Bu oyunu üst üste hiç durmadan on kereden fazla oynuyoruz.
💫Bu aslında bir çocuğun kaygısıyla baş etme yollarından biri. Bu tür gücün çocukta olduğu oyunlarda yetişkinler daha zayıf, korkak, beceriksiz konumda olup çocuğun verdiği direktifi uygularlar. Bu tür oyunlar oynanırken gülmek, kahkaha atmak, eğlenmek çocuğun kendini güçsüz hissettiğinde ortaya çıkan kaygısını yatıştırmasına yardımcı olur, çocuğu rahatlatır.
💫Çünkü çocuklar her zaman “Bak, ben böyle hissetmiştim” diyemez. Bunun yerine sizi o role sokarak aynısını size yaşatır ve aslında onu daha iyi anlamanız için size bir fırsat da verir.
Bir de oyunun aynı şekilde tekrar tekrar oynanması çok anlamlıdır. Yetişkin için “Bunu on kere oynadık, artık yeter” gibi görünse de çocuk için her tekrar, yaşadığı deneyimi biraz daha sindirmek ve sonunu yeniden yazmak demektir. Gerçek hayatta kontrolün kendisinde olmadığı bir durumda, oyunda kontrol artık ondadır. Siz ağlarsınız, o sizi sakinleştirir. Siz annenizi özlersiniz, o size “annenle baban yolda geliyor” der. Yani gerçek hayatta ihtiyaç duyduğu güveni bu kez kendisi size verir.
💫Çocuklar oyunla sadece yaşadığını anlatmaz, aynı zamanda yaşadığı duygunun üzerinde yeniden kontrol kurar. Bu yüzden bazen çocukların aynı oyunu neden tekrar tekrar oynadığını anlamaya çalışmak çok kıymetlidir.
💫Oyun, çocukların kelimelerinden önce gelen dilidir.
O dili anlamak için eşlik bazen sadece eşlik etmemiz yeterlidir.